Muhsin Yazıcıoğlu: "Yangında sabotaj ağır basıyor"

Muhsin Yazıcıoğlu:
  • Giriş : 08.02.2008 / 23:21:00

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu: "Yangında sabotaj ağır basıyor."

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Alanya'da Büyük Birlik Partisi (BBP)'nin 15. kuruluş yıldönümü dolayısıyla partililerle birlikte kampa giren Genel Başkan Muhsin Yazıcıoğlu, Almanya'da 9 Türkün öldüğü yangın faciasında sabotaj ihtimalinin ağır bastığını söyledi. Yargıtay Başkanlığı'na getirilen Hasan Gerçeker'in ''Türkiye'yi kimse ortaçağ karanlığına götüremez'' sözlerini hatırlatan Yazıcıoğlu, ''Ortaçağdan kasıt eğer İslam'sa; İslam Ortaçağ'ın engizisyon mahkemeleri gibi, Ortodoks hıristiyan dünyasının uygulamaları gibi karanlık değil o çağın aydınlığıdır.'' diye konuştu.

Alanya Utopya Word Otel'de partililere seslenen Yazıcıoğlu, BBP'nin siyasette 15 yılını değerlendirirken yerel seçimler konusunda teşkilata yeni hedefler belirledi ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BBP lideri Muhsin yazıcıoğlu, partisinin kuruluşunun 15. yılı dolayısıyla Alanya'da düzenlenen kampta teşkilat mensuplarına 15 yılın muhasebesini yapmak üzere biraraya geldiklerini söyledi. ''Bugüne kadar ne yaptık, bundan sonra ne yapacağız'' diyen Yazıcıoğlu, ''Türkiye'nin geleceğini şekillendirmek isteyen bir hareket olarak güncel konuları burada gündeme getireceğiz ve bunlarla ilgili BBP'nin nasıl bir duruş sergilelediğini, sergileyeceğini ve nasıl bir çözüm önerisi ortaya koyacağını hep beraber tartışacağız.'' dedi.

Alanya kampında BBP ve ülke adına bir gelecek kurgusu yapmak, bir yol haritası belirlemek istediklerini söyleyen Yazıcıoğlu, ''İktidara giden yolda kilometre taşlarına neyi yazmamız lazım, Büyük Birlik ve Türkiye için bir gelecek kurgusu çizmeye geldik. Türkiye için BBP, BBP için ise sizin birlik ve beraberliğiniz gerekiyor. Kendi içinde beraberliğini sağlamış, ne yaptığını bilen ona göre hazırlığını sağlamış, kararlı, imanlı, sabırlı ve ısrarlı olarak ülke çıkarlarını düşünen bir kadroya bu ülkenin ihtiyacı var'' şeklinde sözlerini sürdürdü. Partililere ''Sizinle BBP'yi hakettiği yere taşıyacağız'' diyen BBP lideri, ''Bunun içinde burada hem bir vicdan muhasebesi yapacağız hem de geleceğin Türkiye'sini ortaya koyacağız' 'dedi.

''İKTİDARA GİDEN YOL YERELDEN GEÇER''

2009 yılında gerçekleşecek yerel seçimlerle ilgili partililere hedeflerini anlatan Yazıcıoğlu, ''Bizim kilomete taşlarına baktığımızda en yakın yerel seçimler gözüküyor. Yerel seçimlere giden yolda ne yapmalıyız. Bu kilometre taşına ne yazmalıyız. Yerelde iktidarı almadan genelde iktidar olmak çok yakın gözükmüyor. Bir hareket taş üzerine taş koyarak büyür. Bu büyümenin de yolu yerel seçimlerden geçiyor'' diyerek düşüncelerini aktardı.

Yerel seçimleri, partilerini ifade edebilmek için en önemli araç gördüğünü söyleyen Yazıcıoğlu ''Yerel yönetimler kendimizi ifade edebilmenin en önemli araçlarından birisidir. BBP, yerel seçimleri önemseyerek hazırlıklarını yapacaktır. Şimdiden her beldede, her ilçede ve her şehirde kaliteli o işe liyakatlı yarın yolundan dönmeyecek adaylarla yola çıkacağız.'' dedi.

BBP'nin yerel seçimlerde eksiksiz olarak tüm ilçelerden il genel meclisi adayı çıkaracağını söyleyen Yazıcıoğlu, bunu çok önemsediğini, çünkü il genel meclisi oylarının bir partinin Türkiye genelinde alacağı oyu gösterdiğini söyleyerek ''Kimse bunu küçümsemeden istenildiğinde aday olsun'' şeklinde konuştu. ''Başarılı olabilecek kadrolarla yerel seçimlerde yarışmak istediklerini söyleyen Yazıcıoğlu, ''BBP il genel meclisinde sıçrama yaparsa BBP'nin önü açılır.'' dedi.

''TEK BAŞINA TBMM'DE TEMSİL BİR AVANTAJDIR''

22 Temmuz Milletvekili Genel Seçimleri'nde neden bağımsız adaylarla yola çıktıklarını partililere anlatan Yazıcıoğlu, ''Meclis'te tek başına temsil yetkisi almak istenilen bir durum olmamıştır ancak avantajdır'' dedi. 22 Temmuz seçimlerinin cumhurbaşkanlığı seçimleri ve 27 Nisan bildirisinin gölgesinde yapıldığını söyleyen Yazıcıoğlu, şöyle devam etti:

''Geçtiğimiz seçimler cumhurbaşkanlığı seçimleri ve 27 Nisan bildirisinin gölgesinde yapılmıştır. Bu nedenle vatandaşımız bunu bir din bahsine dönüştürerek oyunu vermiştir. Vatandaşımız ara renklere bakmadan ana haritaya bakarak oyunu kullanmıştır. Vatandaş kendi derdini erteleyerek esnafıyla, memuruyla, çiftçisiyle, işçisiyle iktidar partisine oy verdi. (Falanlara bu imkanı vermeyeceğim) diyerek ara renklere bakmadan oyunu kullandı.''

BBP'nin böylesine bir haksız rekabetin içinde olmamak için bağımsız adaylarla seçime gittiğini anlatan Yazıcıoğlu, ''Biz bu seçimlerde doğru karar aldık. Neticede istediğimiz bir sonucu alamadık ancak bu aldığımız karar her şeye rağmen davamızı TBMM'de temsil etme imkanını bize vermiştir'' dedi.

Türkiye'nin çok önemli bir süreçten geçtiğini, BBP'nin böylesine bir süreçte TBMM'de olmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Yazıcıoğlu, gerektiğinde bazı konuların Meclis'te tartışılmasını sağlayarak karanlıkta adeta bir mum yakmak suretiyle ortalığı aydınlattıklarını söyledi.

''İSLAM ORTAÇAĞ KARANLIĞI DEĞİL, AYDINLIĞIDIR''

Yargıtay Başkanlığı'na getirilen Hasan Gerçeker'in ''Türkiye'yi kimse ortaçağ karanlığına götüremez'' sözlerini hatırlatan Yazıcıoğlu, ''Ortaçağdan kasıt eğer İslam'sa; İslam Ortaçağ'ın engizisyon mahkemeleri gibi, Ortodoks hıristiyan dünyasının uygulamaları gibi karanlık değil o çağın aydınlığıdır.'' diye konuştu.

Meclis'teki varlıklarının özellikle başörtüsü tartışmalarının yaşandığı şu günlerde çok önemli olduğunu söyleyen Yazıcıoğlu, şöyle dedi: ''Başörtüsü ile ilgili mesele Meclis'te gündeme geldi. Varılmış bir mutabakatı zora sokmak değil ya da pişmiş aşa su katmak değildi bizimkisi. Madem sorun ortadan kaldırılıyorsa bir daha gündeme gelmesin geriye dönüş olmasın diye bizde düşüncelerimizi ortaya koyduk.''

AK Parti ve MHP'nin uzlaşmasıyla üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakacak Anayasa değişikliğine ilişkin görüşlerini anlatan Yazıcıoğlu, ''Yeni yasaklara meydan vermeyecek şekilde, geriye dönüş olmayacak şekilde değişiklik yapılsın diye ikazlarımız oldu. Bu değişiklik yapılırken hala birileri bu yasa üniversiteleri kapsayacak diyor; hizmet alanı vereni kapsamayacak diyor; bizim ikazlarımız neticesinde hizmet veren hizmet alan kavramı kullanılmadı, bazı ikazlarımız dikkate alındı bazıları alınmadı. Bizim en önemli ikazımız bir yasak kaldırılırken diğer yasaklar gündeme gelmesin, diğerleri yasaklanmasın oldu'' şeklinde konuştu.

İkinci uyarılarının, "Başörtüsüne şekil vermeyin" şeklinde olduğunu aktaran Yazıcıoğlu, ''Başörtüsü tarifi yaparak hem Anayasa Mahkemesi yönünye sıkıntıya düşersiniz hem de bir fotoğrafın ortaya konması, başörtüsüne bir şekil verilmesi çene altımı olacak, fiyonk mu olacak, Anadolu'daki gibi mi bağlanacak şeklindeki tartışmaları beraberinde getirir.

İlla Anayasa Değişikliği yapacaksınız kimse kılık kıyafetinden ötürü kınanamaz, kimse öğrenim hakkında mahrum bırakılamaz dersiniz, Anayasa'nın hiç bir yerinde başörtüsünü yasaklayan bir madde yoktur'' diye konuştu.

''TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER İÇİN REFERANDUM YAPILMAZ''

Anayasa değişikliğinin ikinci tur oylamasının yarın yapılacağını hatırlatan Yazıcıoğlu, kararın Cumhurbaşkanı tarafından onaylanması halinde Anayasa mahkemesinden bir dönüş olması durumunda bunun Cumhurbaşkanı'nca referanduma götürülmesinin doğru olmayacağını dile getirdi.

Başörtüsünün Cumhurbaşkanı tarafından referanduma götürüleceği tartışmaları hakkında Yazıcıoğlu, ''BBP olararak diyoruz ki temel hak ve hürriyetler referandum konusu yapılamaz. Bunlar oylanamaz. (Başörtüsü) Referanduma götürülemez bir haktır. İnsani açıdanda bu düşünülemez. Bireysel bir hak konusunda oylama yapmak insani değildir, antidemokratiktir, biz bunun karşısında oluruz.' Bunu oylamaya götürürseniz meydanlarda insanlar neyi tartışacak. Bir meydanda yasak bir meydanda özgürlük olsun denilecek. Biri inanç diyecek diğeri değil diyecek. Bunu doğru bulmayız'' şeklinde konuştu.

Konuşmasında CHP'ye yüklenen Yazıcıoğlu, şunları ifade etti: ''Keşke CHP şu totaliter anlayışından vazgeçse, şu belli değerler üzerinde siyaset yapmaktan, lailkliği kalkan yapmaktan vazgeçse; şu sürece iştirak etse laiklik, demokrasi ve özgürlük açısından bir fırsat görse hem yeni bir açılım olacak hem de kendileri Türkiye'ye hizmet etmiş olacaklar. Olaylara at gözlüğüyle bakıp bundan gerilim oluşturmak istiyorlar. Başörtüsünü görmezden gelseniz de bu Türkiye'nin bir gerçeği, bunu görmezden gelemezsiniz. Bazı kızlarımız yıllardır kan ağlıyor. Acısını içine akıtıyor. Son sınıflardan üniversiteyi terk edenler oldu. Okuldan atılanlar oldu. Okula peruk kullanarak gitmek zorunda kalanlar oldu. Ağaşalanmalar itilmeler oldu. Bu durum Türkiye'de belli bir acı tortusu bıraktı. Bu durum aşılmalıdır. Bunları artık geride bırakarak geleceği konuşmalıyız. Özgürlükleri kısıtlayarak bir yere varamazsınız.''

-YAZICIOĞLU, YÖK KANUNUNDA KAPSAMLI DEĞİŞİKLİK ÖNERDİ-

Yazıcıoğlu, YÖK kanununun 17. maddesinde yapılacak değişiklik hakkında da görüşlerini şöyle özetledi: ''Dün Başbakan ile YÖK kanununda yapılacak 17. madde değişikliği konusunda görüştüm. YÖK kanunun 17 maddesiyle ilgili yeni bir değişiklik yapılması lazım bana göre; YÖK konusunda karara bağlanan madde yeterli değil. Yeni tartışmaları beraberinde getirecek. Bizim yaptığımız teklif daha kapsayıcı ve alanı açan hem bazı kisvelerin giremeyeceğine yönelik maddelerimiz var, sarık, cüpbeyle ilgili zaten temel maddeler var zaten bikiniyle kimse gelmez kimsede bunu zorlamaz. Bu YÖK'ün 17. maddesiyle ilgili daha farklı açılım yapılmasını beklioruz.''

''ALMANYA'DAKİ YANGIN FACİSINDA SABOTAJ AĞIR BASIYOR''

Almanya'da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte 9 vatandaşın yanarak öldüğü kente gittiklerini ve incelemede bulunduğunu aktaran Yazıcıoğlu, ''Bana göre olayda sabotaj ağır basıyor'' dedi.

Yazıcıoğlu'nun olayı anlatması sırasında bazı partililer gözyaşlarını tutamadı. Yazıcıoğlu olayla ilgili şunları anlattı: ''Sayın Başbakan ile beraber gittik. Kazanın yada sabotajın olduğu yerde incelemelerde bulunduk. Biz içeride girdik. Dışı tuğla olan binanın içi özellikle merdivenler ahşap, alttan başlayan yangın binanın üst kısımlarınıda sararak adeta binanın içini soba haline döndürmüş. Çocuklar diyorki annemizin saçı tutuşmuştu. Bizi korumaya çalışıyordu. Annemizin eteğinin altına sığınmıştık. Bize pencerenin yanına koşun kendinizi kurtarın dedi. Diri diri annemi gözümün önünde yanarken gördük diye anlatan çocuklar oldu. Orada iki masum yavru yangın hakkında etraflıca bilgi veriyor. Bu yavruların doğru söylediğini düşünüyorum. Onların anlatmasına bakılırsa olayda sabotaj ihtimali gözüküyor. Bu çocukların herkese aynı şeyi söylemesini sabi akıllarıyla doğru buluyorum.''

Avrupa'da son dönemlerde yabancılara karşı bir düşmanlık görüldüğünü aktaran Yazıcıoğlu, bu olayla birlikte yeni tahriklerin olabileceğini ve buna karşı dikkatli olunması gerektiğini söyleyerek, ölenlere rahmet geride kalanlara ise sabır temennisinde bulundu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious