Mumcu, hükümete çattı

  • Giriş : 22.07.2006 / 00:00:00

Mumcu, fındıkta yaşanan olumsuz gelişmelere değinerek, üreticinin çektiği çilenin tek sorumlusunun hükümet olduğunu söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


ANAVATAN Genel Başkanı Erkan Mumcu, bir dizi ziyaret ve Piraziz ilçesinde yapılan festivale katılmak üzere Giresun’a geldi. Partililer tarafından Eynesil ilçesinde karşılanan Mumcu, burada vatandaşlarla görüştü. Espiye ilçesinde parti binasında açıklamalarda bulunan Genel Başkan Mumcu, fındıkta yaşanan olumsuz gelişmelerde değindi. Mumcu, fındık üreticisinin çektiği çilenin tek nedenini, hükümetin bu konuda politikasının olmaması olarak gösterdi. Mumcu, şunları söyledi:

"Ordu ve Giresun’da Başbakan açıklama yapmasaydı fiyat 4,5-5 YTL arasında olacaktı. Kaldı ki Fiskobirlik’in özerkleştirilmiş olması fındık üreticisinin ve fındığın kendi kaderine terk edilmesi anlamına gelmemelidir. Çünkü fındığın kendi kaderine terk edilmesi demek büyük spekülatörlerin oyuncağı haline gelmesi, fiyatı, dünya üretiminin yüzde 75’ini karşılayan Türkiye’nin değil alıcıların tayin etmesi demektir ki bu, Türkiye’ye her yıl milyarca dolar zarar ettirmektedir. Geçen yıl ile bu yıl arasındaki fiyat farkı Türkiye ekonomisi için eksi 1,5 milyar dolardır. Bu 1.5 milyar dolar üreticinin cebine girecekti ve yabancının cebinden çıkacaktı. Fakat şimdi yabancının cebinden çıkmayacak vatandaşın cebine girmeyecek. Hükümetin yapması gereken tek şey hazinenin alıma geçmesidir. Eğer 100 bin ton hazine adına stok yapılmasıyla fiyatın yeniden tırmanacağından eminim. Bu kararlılığın gösterilmesi lazım, bunu göstermedikçe üreticinin emeği dalda kalacaktır.

"ZAPSUNUN GAYRETİ KİŞİSEL"

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın danışmanı Cüneyd Zapsu’nun yabancı diplomatlarla yaptığı görüşmelere de değinen Mumcu, başbakan yardımcılarının da bunun kişisel ve şahsi bir yaklaşım olduğunu söylediğine işaret etti. Erkan Mumcu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Böyle garabet olmaz, böyle kişisel-şahsi görüşme olmaz. Büyükelçilerden gelen açıklamada da görüşme isteğinin kendilerinden gelmediği yolundaki açıklamalar, ortada bir yalanın olduğunu gösteriyor. Bu kadar hayati meselelerde yalan konuşularak idare edilemez. Ama bu arkadaşım bir değil, iki değil, üç değil, her defasında da kendisinin başbakanın arkasında olduğunu görüyoruz. Biliyorsunuz daha önce de ABD’ye gidip ’Bu adamı kullanın, delikten aşağı süpürmeyin’ gibi tuhaf sözler söylemişti. Şimdi böyle davranışta bulunması tuhaftır. Geçtiğimiz günlerde ulusal bir gazetede yazılan bir yazı kamuoyunun dikkatinden kaçtı. Burada bu beyefendi, Türkiye’ye karşı ailesinin bir rövanşından da söz ediyordu. Böyle bir rövanş fikri ile dolu insanların ülkenin güvenliğini ve dış politikasını ilgilendiren temel meselelerde Başbakana danışmanlık ediyor olması, Başbakan danışmanı sıfatıyla görüşmeler yapıyor olması Türkiye adına son derece utanç verici. Bir kere bu arkadaşımızın vasfının ne olduğunu kimse bilemedi. Başbakan’ın danışmanı mıdır, değil midir, danışmanıysa resmi görevi var mıdır? Ne olduğu belli değil. Bilgisizliğin, görgüsüzlüğün Türkiye’ye maliyeti budur."

İsrail ve Filistin konusuna da değinen Mumcu, "Bir ülkeyi sürekli bombalıyorlar. Sadece bombalamak da yetmiyor. Kimse durduracak bir şey yapmıyor. Türkiye’de her gün can kaybediyoruz. Türkiye’nin sıkıntısı sınır ötesi operasyon yapma ihtiyacı ile karşı karşıya icazet bekler bir durumda. Türkiye’de sınır ötesi harekât bekleniyorsa, uluslararası gücünü gösterebileceği bir kararlılık bekleniyorsa korkarım boşuna bekleniyor."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious