Mumcu: 'Bu ülke adalet bekliyor'

  • Giriş : 25.12.2006 / 00:00:00

ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu, 2007 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi hakkında, bütçenin tümü üzerinde TBMM’de yaptığı konuşmada, hükümete ağır ithamlarda bulundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, vergi yükünün yoksul kesimin sırtına bindiğini belirterek, “Kimi kandırıyorsunuz? Kendinizi bile kandıramıyorsunuz” dedi. Mumcu, 2007 Yılı Merkezi Bütçe Kanun Tasarısı üzerinde grubu adına yaptığı konuşmada, hükümetin göreve geldiğinde bir çok vaatte bulunduğunu, ancak halkın büyük çoğunluğunun bu hükümetin mürüvvetini göremediğini söyledi.

“Eğer bu mürüvveti büyük bir çoğunluk görüyor olsaydı, alkışlamak bizim boynumuzun borcu olurdu” diyen Mumcu, “TÜİK’in verilerine göre, en alt gelir grubunun milli gelirden aldığı pay yüzde 6’dan yüzde 6.1’e yükselmiş. Bir başarı hikayesi... Yani, milli gelirin sadece binde biri en az pay alan kesime aktarılmış. Hükümet, bunun övgüsünü anlatıyor. Olanda var, olmayanda yok...” diye konuştu.

Türkiye’de milli gelirin büyük bir kısmının beyan edilmediğini, beyan edilmesi halinde 405 milyar YTL gibi bir rakamın ortaya çıkacağını anlatan Erkan Mumcu, şöyle devam etti:
“TÜİK’in verileri sadece beyan edilen 254 milyar YTL’yi kapsıyor. Beyan edilen bu gelirin bile yarısı nüfusun 5’te birine gitmektedir. Hükümetin 5 yılda vaat ettiği bu ise benim burada pes demekten başka bir sözüm yok. Vergi yükü yüzde 29’lardan yüzde 34’lere gelmiş. Bu vergi yükü yoksul kesimin sırtına biniyor. Kimi kandırıyorsunuz? Kendinizi bile kandıramıyorsunuz.”

ANAVATAN lideri Mumcu, konuşması sırasında grubundan gönderilen bir notu okuyarak, Meclis TV’nin, konuşması sırasında reklam girdiğini söyledi.

Mumcu, “Hayırlı işler, hayırlı işler. Biz buna alışığız. Sesimizi kısmak yönündeki girişimlere yüzlerce kere şahit olduk. Hiç önemli değil, sitem edecek dahi değilim” dedi. Genç bir avukat kadının, dün Boğaziçi Köprüsü’nden atlayarak intihar ettiğini hatırlatan Mumcu, “Geride bıraktığı mektupta ’yavaş yavaş deliriyorum’ diyor. Türkiye de yavaş yavaş kendi acı sonuna doğru sürükleniyor...” diye konuştu.

Türkiye’nin IMF’ye verdiği niyet mektubunu da eleştirerek kürsüden gösteren Mumcu, şunları söyledi:
“Siz bu mektuptan haberdar mısınız? Bu hükümet bize yalan söylüyor. ’Biz bu ülkede dalgalı kur rejimi uyguluyoruz’ diyor. Ama IMF’ye verdiği niyet mektubunda ’ihtiyatlı bir müdahaleden’ söz ediyor. Bizimle dalga mı geçiyorsunuz? ’İhtiyatlı müdahale’ seçeneğini elinizde bulundurmanız ne anlama geliyor? Size söylendiği zaman müdahale edeceğiniz nlamına geliyor.”

Niyet mektubunun çok açık bir kölelik beyanı olduğunu savunan Erkan Mumcu, ”Köleleştirme sürecinde en ileri adımları atma beyanınızdır. Bu mektup, bir utanç mektubudur” dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bir konuşmasında, “Hangi banka bizim zamanımızda battı?” dediğini anımsatan ANAVATAN Genel Başkanı Mumcu, “Sizin zamanınızda bankacılık battı Sayın Başbakan...” diye konuştu.

Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın liyakati, birikimi ve millete sadakatiyle cumhurbaşkanlığını hak etmediğini ileri sürerek, “Sabahleyin söylediği yalanı akşam inkar etmek zorunda olan birinin bu kadar onurlu makamlara talip olma hakkı yok” dedi.

Mumcu, 2007 yılı bütçesinin tümü üzerindeki son konuşmalarda iktidarın politikalarını eleştirdi. Erkan Mumcu, Türkiye’nin dünyada en büyük reel faizi ödediğini, enflasyonun düşmesinde de iplerin Hükümetin elinde olmadığını savunarak, Türkiye’nin köleleştirildiğini ileri sürdü. Bütçeyi seçim bütçesi olarak niteleyen Mumcu, Türkiye’nin en birinci önceliğinin mevcut hükümetten kurtulmak olduğunu ifade etti. Mumcu, Türkiye’nin ne AB’de, ne Kıbrıs’ta, ne de Ermenistan meselesinde bir adım ileri gitmediğini savundu.

Halkının parasını çalan Arap şeyhlerinin nezdinde itibarın artmasının, Türkiye’nin İslam ülkelerinin halkları nezdinde itibarını artırmayacağını belirten Mumcu, Hükümetin özelleştirme politikalarını eleştirdi.

“AYŞEGÜL’ÜN MACERALARI...”

AK Parti Hükümetinin 4 yılının özetinin “3Y’yi 5Y’ye çıkarmak” olduğunu dile getiren Mumcu, şunları kaydetti:
“Bu Y’lerden biri yolsuzluktu, TÜİK rakamlarına göre yoksul insan nüfusu 21 milyonun üzerine çıktı. Yolsuzlukla mücadele edecektiniz, yolsuzlukla mücadele adına gele gele geldiğiniz nokta...Mücadele eden insanları partinizden ihraç ettiniz. Milletten özür dilemedikçe ve milletten aldığınızı millete vermedikçe, milletle helalleşmeniz mümkün değil. Yasaklarla mücadele edecektiniz. Herhalde yasaklardan anladığınız şey, sadece ve sadece Recep Tayyip Erdoğan’ın yasaklarıdır. Bu ülke 10 yıldır bir kişinin yasağıyla uğraşıyor. Bu yasağa, bu tartışmalara katkıda bulunan değerli muhalefeti de anmadan geçemeyeceğim.

Ülkenin başka meselesi yok 1994’ten beri Tayyip Erdoğan aday olacak mı? Yasaklanacak mı? Müftü mü olmalı başkan mı olmalı? Şiir mi okumalı? Milletvekili olmasını yasaklayalım mı yasaklamayalım mı? Başbakan olabilir mi olamaz mı? Cumhurbaşkanı olabilir mi olamaz mı? 10 yılda Ayşegül’ün maceraları gibi yaşamadığı bir şey kalmadı. O her şey olsun ama Türkiye’ye ne oldu? Ana muhalefete sesleniyorum; Başbakan olan niye Cumhurbaşkanı olamıyor? Başbakan olurken itiraz etmediniz de Cumhurbaşkanı olurken niye itiraz ediyorsunuz? (Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasını) Ben onaylamıyorum, Ben oy kullanacak olsam, oy vermezdim, çünkü hak etmiyor. Liyakatiyle hak etmiyor, birikimiyle hak etmiyor, ülkeye millete sadakatiyle hak etmiyor. Ben halkına yalan söyleyen birinin Cumhurbaşkanı olabilme cesaretini taşıyamayacağını söylüyorum. Sabahleyin söylediği yalanı akşam inkar etmek zorunda olan birinin bu kadar onurlu makamlara talip olma hakkı yok.”

YOLSUZLUKLA MÜCADELE

ANAVATAN Lideri Mumcu, bu ülkenin hangi yasağıyla mücadele ettiğinin söylenmesini isteyince, AK Parti milletvekillerinin tepkisini çekti. Mumcu, AK Parti milletvekillerine “Bu ülkede yasak kalmadı değil mi?” diye sordu. Mumcu’nun “Bu millet AK Parti’ye demokrasi tarihinde hiç kimseye verilmeyen emaneti verdi” sözlerine AK Parti sıralarından kendisinin AK Parti’den istifa etmesine yönelik sözler atıldı.

Bunun üzerine Mumcu, şunları kaydetti:
“İhanet edenlere bin kere yazıklar olsun. İhanet edenlere ve zulmün gönlünün görünmez ordularıyla işbirliği yapanlara yazıklar olsun. Milletin emanetini milletinin düşmanlarına satanlara yazıklar olsun. Allah için kurban kesip, küp için avurma yapanlara yazıklar olsun. Yoksulların emeğini çalanlara yazıklar olsun. Allah kitap denilerek toplananları eşe dosta, yandaşa, kendilerine çevirenlere yazıklar olsun. Babalar gibi satanlara yazıklar olsun. Sadece kendi çocuklarının babası olanlara yazıklar olsun. Babalar gibi satmanın hesabını sormayanlara da yazıklar olsun. Bugünden itibaren haftada bir yolsuzluğu bu kürsüye getirmeyen Erkan Mumcu’ya da yazıklar olsun. Tütün yolsuzluğunun, demiryolu yolsuzluğunun hesabını sormayan Mumcu’ya da yazıklar olsun. Devam edeyim mi, ister misiniz daha?

Belediyelerde görevlendirdiğiniz adamlarla belediye ihalelerini parti genel merkezinden düzenleyip, İstanbul Belediyesinden yönlendirdiğiniz adamlarla ihale işleri düzenleyen adamlara da yazıklar olsun. Ne diyorsunuz? Sizin gözümün içine bakacak cesaretiniz yok.”

“DOKUNULMAZLIKLARI KALDIRIN”

İktidarın ’dokunulmazlıkları kaldıracağım’ dediğini ancak kaldırmadığını ifade eden ANAVATAN Genel Başkanı Mumcu, “Elinizden tutan mı var, niye kaldırmıyorsunuz? Veremeyeceğiniz hesabınız yoksa neden korkuyorsunuz? Hadi bütün dokunulmazlıkları kaldıralım, memurun da amirin de, paşanın da başbakanın da kaldıralım. Hadi gösterin cesaretinizi” diye konuştu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Ünal Kacır’ın “Niye geldin AK Parti’ye? Niye Bakan oldun?” sözleri üzerine Mumcu, “insanların ilk başta ikiyüzlülükleri göremediğini, kendisinin de millet gibi kandığını” söyledi. AK Parti’li milletvekillerine kendisiyle değil, vicdanlarıyla konuşmasını tavsiye eden Erkan Mumcu, “Söyleyecek söz var ama dinleyecek vicdan yok” dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious