Mumcu sancılı süreci anlattı

Mumcu sancılı süreci anlattı.7961
  • Giriş : 09.08.2007 / 11:59:00

Ağar ve Mumcu bütünleşme süreci çok yakınken kopmuştu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, birleşme sürecinde partisinin ''kapatın gelin'' durumuna düşürüldüğünü, süreç boyunca muhataplarından ''ikircikli tavırlar silsilesi'' gördüklerini söyledi.

SKY Türk televizyonuna konuşan Mumcu, son dönemde eski DP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın kendisine yönelik üslubu, tarzı ve ima ettiklerinin "çok nazik görünmediği"ni belirtti.

Bütünleşme neden olmadı?

Birleşmeyi ilk olarak kendisinin istediğini belirten Mumcu, bütünleşme sürecinde partinin tüzel kişiliğinden vazgeçtiklerini, genel başkanlık tartışması yapmadıklarını ve Demokrat Parti delegelerine ve Genel İdare Kurulu'na siyasi iradelerini teslim ettiklerini, ancak partisinin "kapatın gelin" durumuna düşürüldüğünü anlattı.

Bütünleşme sürecinde ilk olarak kendilerine milletvekili aday listesinde "18 boş yer ve 10 tane de boşaltılacak yer" önerildiğini kaydeden Mumcu, daha sonra bu sayının 8 milletvekilliğine kadar düştüğünü ve buna rıza gösterdiklerini belirtti.

Mumcu, "Bu sürece umut bağlayan milyonların beklentilerine uygun olarak tamamlanmasının artık muhatabımın sorumluluğunda olduğunu, asla pazarlık yapmayacağımızı söyleyip bıraktık" dedi.

Milletvekili listelerinin kesinleşeceği gün, saat 15.00'te Yüksek seçim Kurulu'na giderek seçimlere katılmama kararlarını sunduklarını ve Demokrat Parti listesinden girme kararı aldıklarını anlatan Mumcu, süreci şöyle anlattı:

"Saat 15.15'te her iki partinin genel başkan yardımcıları evrakları tamamlayıp parti genel merkezlerinden Yüksek seçim Kurulu'na vermek üzere ayrıldılar. Demokrat Partili yöneticiler saat 16.10'da kendilerine gelen talimatla bu 8 arkadaşımızın dosyalarını arkadaşlarımızın eline verdiler. Şimdi ben diyorum ki, 'hiç kimse bunu affedemez.' Artık bu kadar büyük bir projede Anavatan Partili 8 üyenin yer almasının dahi istenmeyeceği bir tutumun gösterilebileceğini kimse öngöremez. Kimse de buna rasyonel bir gerekçe ifade edemez."

Mumcu, "partisini seçime bile sokamadı" eleştirilerine de değinerek, "Hayır, ben seçime katılmama kararı almadım. Partimizin aldığı karar Demokrat Parti ile birlikte seçime katılma, daha önce millette yarattığımız umudun arkasında durma iradesiydi. Ama bunu hukuken gerçekleştirecek olan Doğru Yol Partisi'nin Genel Başkanı'ydı, onun kadrosuydu, onlar da bunu yapmadılar" diye konuştu.

Mesut Yılmaz'ın adaylığı

Mesut Yılmaz'ın Demokrat Parti'den adaylığı ile ilgili olarak Mumcu, "Ben, DP projesinin iki partinin birleşme iradesi ile ortaya çıkan ve bir yenilenme iradesiyle de ortaya çıkan bir şey olmasını istiyordum. Dolayısıyla, geriye dönüp başka kadrolarla ittifak davranışı içinde olunmasını istemiyordum. Baştan konuştuğumuz şey buydu" dedi.

Mumcu, Mesut Yılmaz'ın adaylığı konusunda o dönemde, "kendisinin bireysel adaylığı söz konusu olduğunda, bunun yararı kadar zararının da olacağını, ancak son tahlilde kategorik olarak karşı olmayacağı"nı ifade ettiğini de kaydetti.

Sinan Aygün'ün rolü

Birleşme sürecinde ATO Başkanı Sinan Aygün'ün rolü ile ilgili olarak Mumcu, kendisiyle bir görüşme yaptığını ve Aygün'ün de milletvekili adayı olarak gösterilecek 16 kişilik bir listesi olduğunu, kendisine bazı yerlerde söz verildiğini belirttiğini anlattı.

Bu dönemde Sinan Aygün'le iletişim kurmamasının istendiğini belirten Mumcu, "Sonradan bir bakıyorum ki benden gizlenen bir mutabakatın bu görüşme vasıtasıyla benim öğrenmemden endişe ediliyor" dedi.

Melih Gökçek'le görüşme

Erkan Mumcu, Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek'le birleşme sürecinde herhangi bir irtibatının olup olmadığı yönündeki bir soruya, Gökçek'le bu dönemde hiçbir görüşme yapmadığı yanıtını verdi.

Mumcu, cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde Melih Gökçek'le görüştüğünü, bunu partisinin milletvekillerine de anlattığını belirterek, "Geceyarısı evime 150 metre yakınlıktan bir yerden aradı ve gelmek istediğini, hatta geldiğini söyledi. Olabilir, o bizim geçmişte siyaset yaptığımız bir insandır. Aynı partide siyaset yaptık. Ertesi gün cumhurbaşkanlığı seçimleri vardı. Benim milletvekillerini serbest bırakmam konusunda ricada bulundu. Ben de kendisine Anayasa'nın zaten serbestlik içerdiğini, ama benim tutumumun bu yönde olmadığını açıkça ifade ettim ve ayrıldık" dedi.

Siyasete devam...

Siyasete devam edip etmeyeceği ve Demokrat Parti ile birleşme konusundaki tavrının ne olacağı yönündeki bir soruya Mumcu, "siyasete devam edeceği" yanıtını verdi.
Mumcu, "Önce bir Demokrat Parti'nin yönetim yapısı oluşsun. Çünkü orada benim anlayamadığım bana tuhaf gelen şeyler var. Bu sürecin tuhaflığını anlamak istiyorsanız şu duruma da bir bakın; şu anda 'Demokrat Parti'nin Genel Başkanı istifa etti mi etmedi mi' birileri soruyor. 'Ettim' diyen yok. Birileri de 'dilekçe yok, bir şey yok' diyor. 'Böyle birşey olmadı' diyor. Böyle bir garabet. Siyaset böyle garabetleri kaldırmaz. Ama oluyor işte. Bunu ben icat etmedim. 'Bu süreç nasıl böyle bir garabetle sonlandı' diyorsanız, şu günkü duruma bir bakın. Ben buradan Demokrat Parti'nin kurumsal kimliğini rencide edecek bir şey söylemek istemiyorum ama bu durum bir acayip. Sonuç itibarıyla onlar bir kararlarını versin. Orada bir muhatap çıksın, muhatabın bizimle aynı görüşte olup olmadığı... Bu birleşmeyle beraber, bu yolun yürünebilirliğine inanıp inanmadığını bir görelim" dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious