"Müslüman Kadın Nasıl Olmalı?"

  • Giriş : 21.12.2007 / 08:58:00
  • Güncelleme : 21.12.2007 / 12:28:34

Latife Hanım kaleme aldığı kitapta Müslüman kadının yerini sorgulamış.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türk kadınının modernleşme tarihinin sembollerinden olan Latife Hanım’ın hayatı, Atatürk ile evlenmesinden boşanmasına kadar her anıyla bir sır perdesi gibi gizemini koruyor. Atatürk ile boşandığı 5 Ağustos 1925 tarihinden, öldüğü 13 Temmuz 1975 tarihine kadar hiç kimseye evliliği hakkında konuşmayan Latife Hanım’ın ‘Müslüman kadın nasıl olmalı’ adlı bir kitap yazdığı ortaya çıktı.

“Latife Hanım’ın Kağıtları” adlı kitabı yazan araştırmacı Fatih Bayhan, yayınlanmayan kitabın bugüne dek ailesince korunduğunu söyledi.

Fatih Bayhan, kitaba ilişkin şunları anlattı:

# Kitabımı hazırlarken, Latife Hanım’ın kızkardeşi Vecihe İlmen’in torunu olan Mehmet Sadık Öke ile görüştüm. Latife Hanım, Atatürk ile evlenmeden önce 19-20 yaşlarında iken, Fransızca bir kitap hazırladığını öğrendim. Kitabın adını da ‘Müslüman kadın nasıl olmalı’ koymuş. Latife Hanım’ın kendi elyazısı ile Fransızca kaleme aldığı bu kitap, hiç yayınlanmamış ve günümüze kadar sır gibi saklanmış. Latife Hanım’ın bu kitabından, Atatürk’ün haberdar olup olmadığını bilmiyoruz. Dolma kalemle inci gibi yazılan kitap, Latife Hanım’ın ailesi tarafından özenle saklanıyor ve kimseye verilmiyor. Ben kitabın bir bölümünü inceleme fırsatı buldum.”

ÜÇ DİNDE KADINI İNCELEMİŞ

# Kitabın giriş bölümünde, Grek ve Roma dönemlerinden başlayarak, kadın-erkek ilişkileri ve kadının sosyal hayattaki rolü, bilimsel bir tez ciddiyetinde araştırılmış. Daha sonra dinlerin kadına bakış açısı çerçevesinde ‘Hıristiyanlıkta Kadın’, ‘Musevilikte Kadın’, ‘Müslümanlıkta Kadın’ başlıklı bölümlerden oluşan incelemelere yer verilmiş. Latife Hanım araştırmasında, özellikle Müslüman kadınların neden eğitim, sosyal ve siyasal hayatın dışında kaldığı üzerinde duruyor, Osmalı’daki eğitim kalitesinin düşüklüğünü eleştiriyor.”

# Latife Hanım, Osmanlı dönemindeki sancıları anlatırken, kadının erkeğin çok gerisinde kalmasında, dinlerin kadına bakış açısının etkili olup olmadığını da sorguluyor. Daha sonra ‘Müslüman Kadın Nasıl Olmalı’ diye bir tez geliştirerek, kadının ‘bir hiç’ gibi görülmesine isyan ediyor. ‘Kadın eğitilmeli. Cemiyet hayatında kadın eğitimi, kültürü ve kadın kimliği ile var olmalıdır. Kadın, sosyal hayatta eşinin hemen yanında yer almalı” diyor.

Kadının adının yok sayılmasına isyan

# Osmanlı’da kadın nüfus hareketleri 2’nci Mahmut döneminde başlıyor. Latife Hanım, böyle bir dönemde dokuz yabancı dil konuşuyor. Belki de, Osmanlı döneminde Müslüman kadınların hiç yokmuş gibi sayılmasına isyan ederek, böyle bir çalışma yapmış olabilir. Kitabı yazdığı tarihte Atatürk’le henüz evli değil. Kitap incelendiğinde, kadına bakış açısının artık değişmesi gerektiğinin öne çıktığını görüyoruz.

Özel evrakları TTK’da kilitli

Latife Hanım’ın, özel yaşamına ilişkin birçok sırrın yer aldığı özel evrakları Türk Tarih Kurumu’nda korunuyor. Yazar Fatih Bayhan’ın açıklamaları, Türk Tarih Kurumu’nda saklanan belgelerin dışında Latife Hanım’ın, aile sandığında korunan çok özel eşyaları, mektupları ve notları olduğunu gösteriyor. Latife Hanım’ın bu kitabının, Atatürk ile evliliğinden önce kaleme alınması nedeniyle aile arşivinde kaldığı anlaşılıyor.

Ailenin, bu kitabı sır gibi saklamasında Latife Hanım’ın vasiyetinin de etkili olduğu söyleniyor. Vefatından sonra Latife Hanım’a ait evraklar Türk Tarih Kurumu’na teslim edilmiş ve 25 yıllık gizlilik mührü basılmıştı. Ancak bu sürenin 2005’te dolmasından sonra Uşaki ailesi, Latife Hanım’ın mahremiyet arzusuna saygı gösterilmesini ve sandığın açılmamasını istemişti. TTK da ailenin bu talebine saygı gösterdiklerini açıklamıştı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious