Müslümanlar diyalog ve barış için kilisede aşure dağıttı

  • Giriş : 09.02.2006 / 00:00:00

Farklı özellikleri olan ayrı tatların bir araya gelmesi ile ortaya çıkan, kendi tatlarını kaybetmeden ayrı ve güzel bir tat oluşturan aşure, kültürler arası diyalog için bir simge bir sembol oldu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Antalya Kültürler Arası Diyalog Merkezi, farklı din ve kültürlere sahip insanların yaşadığı Antalya'da bulunan kiliselerde tören düzenleyen vatandaşlara, Anadolu kültürünü tanıtma, kültürlerarası diyalogu, dünya barışına katkı yapan bir araca dönüştürme amacıyla, Türk kültüründe önemli bir yeri olan ve gelenek haline gelen aşure gününde aşure dağıttı.

Aşure günü hakkında peygamberler tarihinde farklı rivayetler bulunuyor. İslam dünyasında bazı peygamberlerin hayatlarındaki önemli olayların o gün yaşandığına inanılıyor. Bunlardan en bariz olanı da, Hz. Nuh Peygamber'in kavminden kendine inananlarla birlikte bir gemiye binmesi sonrası yaşanan tufan sonrası geminin karaya oturması ile birlikte, tükenmek üzere olan ve azar azar bulunan erzakların tamamının bir araya getirilmesi sonucu ortaya çıkan tatlıya Aşure dendiği rivayet edilmesi. Aşure, içinde bulunan erzakların hepsinin kendi tatlarını kaybetmeden ayrı güzel bir tat oluşturduğu da belirtiliyor.


"AŞURE BİR TATLI OLMADAN ÖTE, KÜLTÜRLERARASI DİYALOG İÇİN BİR SİMGE VE SEMBOL"


Aşurenin bir tatlı olmadan öte, kültürlerarası diyalog için bir simge ve sembol olduğunu düşündüğünü belirten Antalya Kültürler Arası Diyalog Merkezi Genel Sekreteri Erdoğan Çiğdem, sözkonusu merkezin Anadolu kültürünü tanıtma, kültürler arası diyalogu, dünya barışına katkı yapan bir araca dönüştürme amacıyla çeşitli faaliyetler düzenlediğini, bu faaliyetlerden birinin de aşure günü aşure tatlısı dağıtmak olduğunu söyledi.

Aşurenin, Nuh tufanından sonra gemide kalan yiyeceklerin birleştirilmesi sonucu ortaya çıkan tatlıya dendiğini belirten Çiğdem, o günün hatırasına, aşure yapmak ve komşulara dağıtmanın Türk kültüründe bir gelenek haline geldiğini ifade etti. İslam dininde önemli bir yeri olan ve hicri yılın ilk ayı olan muharrem ayının onuncu günü aşure günü ilan edildiğini belirten Çiğdem, bugün bu geleneği yaşıyor ve yaşatmaya çalıştıklarını belirtti.

Aşurenin bir tatlı olmadan öte, kültürler arası diyalog için bir simge bir sembol olduğunu düşündüklerini belirten Çiğdem, aşurenin içinde bulunan yiyecekler hakkında bilgi verdi. Çiğdem, aşurenin içinde kuru fasulye, nohut, kuru bakla, buğday, kuru üzüm, kayısı, incir, portakal kabuğu, fındık, ceviz, çam fıstığı, kestane, kuş üzümü, gül suyu, pirinç, süt, şeker ve nar tanelerinin bulunduğunu söyledi.

Bunların hepsinin aşure içinde buluşmasına rağmen kendi tatlarını kaybetmeden ayrı güzel bir tat oluşturduğunu belirten Çiğdem, "Bir benzetme yaparsak, aynen aşureyi oluşturan şeylerde olduğu gibi, farklı ülke ve kültürlere mensup insanların kendilerine ait farklı özellik ve güzellikleri vardır. Bu insanlar ayrı durduğunda ayrı bir güzelken, bir faaliyette bir araya geldiklerinde aşurede olduğu gibi farklı bir tat farklı bir güzellik oluşturduklarını düşünüyoruz." dedi.

Aşurenin farklılıkların aynı ortamda güzel bir tat meydana getirebilmelerini sembolize ettiğini ifade eden Çiğdem, aşureyi dünyanın içinde bir simge yapılması durumunda, gerçek olması dilenen dünyanın farklı kültürlerin bir arada yaşadığı bir "kaba" benzetilebileceğini söyledi.


"HUZURU KAÇAN DÜNYAYA 'BARIŞ VE DOSTLUK' ŞEKERİ KATMAK GEREK"


Bazen terör eylemleri, bazen insan hakları ihlalleri bazen de savaşların dünyanın tadını kaçırdığını belirten Çiğdem, bu durumlarda farklılıkları buluşturduğu için bir aşureye benzeyen dünyaya "barış ve dostluk" şekeri katmak gerektiğini vurguladı. Barış ve dostluğu kuvvetlendirme adına yapılacak her diyalogun dünyanın tadını daha da güzel yapacağına inandıklarını ifade eden Çiğdem, bu organizasyonda sadece Türk Kültürünü anlatmaya çalıştıklarını belirtti.

Daha sonra Alman Kilisesi'nde bulunan kilise cemaatine aşure dağıtıldı. Aşure dağıtımından sonra bir konuşma yapan kilisenin papazı Raynerin, böyle bir kültürü kendilerine tanıtmaktan dolayı oldukça memnun kaldığını söyledi. Papaz Raynerin, Antalya Kültürler Arası Diyalog Merkezi'ndeki üyeleri de 1 Mayıs'ta Dinler Bahçesi'nde yapılacak olan kutlamaya davet etti. Kilisenin bahçesinde aşurelerini yiyen kilise cemaati de böyle bir kültürü tanımaktan memnun kaldıklarını söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious