Müslümanlar Türkiye'ye teşekkür etmeli

Müslümanlar Türkiye'ye teşekkür etmeli.9184
  • Giriş : 22.01.2009 / 11:30:00
  • Güncelleme : 22.01.2009 / 11:31:30

"Arap olan olmayan bütün Müslümanların, Türk halkına ve hükümetine teşekkür etmeleri gerekiyor" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türk halkının ve Türk hükümetinin, İsrail'in Gazze saldırıları karşısından gösterdiği tutum, Arap ve Müslüman dünyasından takdir toplamaya devam ediyor.

İran ve Mısır gibi ülkeler ile Hamas'ın Türkiye'yi bu konuda tebrik etmesinin ardından Suudi Arabistan'ın önde gelen gazeteci-akademisyenlerinden Abdullah El Salih El Usaymin de Türkiye'nin İsrail karşısındaki tavrının onur verici olduğunu söyledi. Önceki gün yazarı olduğu El Cezire gazetesinde Türkiye'ye övgü dolu bir makale kaleme alan Usaymin, Cihan Haber Ajansı'nın sorularını yanıtladı. Türkiye'nin Birleşmiş Milletler'deki tutumunun birçok Arap ülkesinin tutumundan daha net ve belirgin olduğuna işaret eden Usaymin, Arap ülkeleri sessiz kalırken Türkiye'nin aktif bir politika yürütmesini "Türkiye'nin aktif bir politika yürütmesi hiç şüphesiz bizim için gurur verici bir olaydır. Türkiye'nin bu politikasını hiçbir zaman unutmayacağız." diye yorumladı.

Suudi Arabistan Kral Faysal Uluslararası Ödülü Heyet Başkanı ve El Cazire gazetesi köşe yazarlarından Prof. Dr. Abdullah El Salih El Usaymin, geçtiğimiz Salı günü yayınlanan makalesinde Gazze katliamını ele aldı. Usaymin, Gazze Katliamı ve Dost Amerika başlıklı makalesine şöyle başladı: "Bu makaleyi Cuma günü Hamas yetkililerinden birisinin daha şehit edildiğini öğrendikten sonra yazıyorum. Biliyorum ki kahraman direnişçilerden verdiği sözü yerine getirenler olduğu gibi verdiği sözü yerine getirmeyi bekleyenler var. Herbiri şairin bu sözünü tekrar ediyor: Müslüman olarak ölürken ölümü önemsemem/Hangi tarafa olursa olsun Allah içindir ölümüm."

Makalesinde İsrail'in Gazze'ye saldırıları, bu saldırılar karşısında bazı farklı dinlerden alimlerin, ülkelerin ve özellikle dost diye nitelediği ABD tutumunu ele alan Usaymin, satırlarında Türkiye'nin bu saldırılar karşısındaki tavrı hakkında da yorum yaptı: "Ümmetimizden, Müslüman Arap veya Arap olmayan bütün ihlaslı Müslümanların Türk hükümetine ve halkına en samimi teşekkür ve takdirlerini sunmaları gerekir. Türkiye'nin bu asil tutumu tarihinden gelen güzel kokuları yaymakla birlikte bu köklü tarihinin onurunu bir kez daha göstermiş oldu." Usaymin, "Türkiye'nin bu insani tutumu, İslami duygusunu ve şefkatini göstermenin yanı sıra İslami akidesinin genişliğini ortaya koymuş oldu. Ortalıkta zillet elbisesini giyip kınanmaya razı olarak dolaşanların aksine Türkiye'nin tutumu onur vericiydi." ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan'ın Kassim ilinde 1936'da dünyaya gelen Prof. Dr. Abdullah El Salih El Usaymin, Kral Suud Üniversitesinde öğretim üyeliğinin yanı sıra bir süre Tarih Bölümü başkanlığı görevini yürüttü. Usaymin, 1999'dan beri de Suudi Arabistan Şura Meclisi üyesi. Suudi Arabistan gazetesinde önceki gün Türkiye'ye övgü dolu bir makale alan El Salih El Usaymin adlı gazeteci-akademisyen, ofisinde Cihan Haber Ajansı'nın soruları yanıtladı.

TÜRKİYE'NİN BM'DEKİ TUTUMU, BİRÇOK ARAP ÜLKESİNİN TUTUMUNDAN DAHA NET VE BELİRGİNDİ

Röportajında Türkiye'nin ateşkesin sağlanmasında ve arabuluculuktaki rolünü değerlendiren Usaymin, "İsrail'in Gazze'ye saldırdığı ilk günden itibaren Türkiye'nin tutumu belliydi; saldırılara karşı olduğunu ve bu saldırıların durdurulması gerektiğini belirtti. BM'de Türkiye'nin tutumu birçok Arap ülkesinin tutumundan daha net ve belirgindi." dedi. Türkiye'nin ateşkesin sağlanmasında önemli bir rol oynadığını kaydeden Salih El Usaymin, "Hiç şüphesiz Türkiye'nin tutumu onur vericiydi." diye konuştu.

Gazze'de çocukların, yaşlıların, kadınların ve savunmasız insanların öldürülmesinin, savaşın durdurulması için önemli bir neden olduğunu vurgulayan Suudi yazar, "Savaşta her geçen gün İsrail'in aleyhineydi. Bu yüzden İsrail ateşkesi kabul etmek zorunda kaldı. Bununla birlikte dünyanın her tarafından İsrail'e gösterilen tepkileri de göz ardı etmemek lazım." sözlerini kullandı.

Türkiye'nin tepkisinin sadece AK Parti'den değil bütün kesimlerden yükselmesinin çok sevindirici olduğunu ifade eden gazeteci-akademisyen, bu tepkiyi Türkiye'deki farklı görüşlü kesimlerden haksızlığa karşı yükselmiş bir çığlık olarak yorumladığını aktardı.

Arap akademisyen, İsrail'in bu saldırısında daha öncekilere göre dünyadan daha fazla tepki almasını ise "Dünyanın gerçekleri bilmesi tutumunu netleştirmesinde yardımcı olmuştur."diye değerlendirdi. Usaymin, "Bu haksız saldırılar karşısında dünya sesiz kalamazdı; fakat bu gerçekleri kamuoyuna göstermek gerekiyordu. Bunu da en iyi şekilde basın-yayın organlarıyla sunmak lazım." diye konuştu. Müslüman devletlerin bu konudaki tutumlarının belli olduğunu ancak yetersiz kaldığını söyleyen Salih El Usaymin, "Müslüman olmayan ülkelerin de tutumlarını belli etmesi, netleştirmesi de önemliydi." dedi.

"YAHUDİLER, ELLERİNDE TUTTUKLARI BASIN, İKTİSAT VE SİNEMA ALANLARI YOLUYLA KAMUOYUNU ETKİLİYORLAR"

Abdullah El Salih El Usaymin, "Bildiğiniz gibi Yahudiler dünyada üç önemli alanda büyük bir rol oynuyor ve bu alanları ele geçirmiş durumdalar. Bunlar basın, iktisat ve sinema endüstrisidir. Bu yolla da kamuoyu üzerinde çok etkililer ve yönlendirici rol oynuyorlar." diye konuştu. Bunun da İsrail'in Gazze'ye saldırılarında bazı ülkelerin tepkilerini geç göstermesinde etkili olduğunu düşündüğünü belirten Usaymin, "ABD'nin bile bu haksız saldırılar karşısında tepkisini geç göstermesi hatta bazen savunması acı bir örnektir." diye ekledi.

MÜSLÜMANLAR, MÜSLÜMAN OLMAYANLARA DERTLERİNİ NASIL ANLATACAKLARINI BİLMİYORLAR

Usaymin, "Biz Müslümanlar Müslüman olamayan ülkelere derdimizi nasıl anlatacağımızı maalesef bilmiyoruz. Derdimizi doğru ve net bir şekilde anlattığımız takdirde birçok konunun çözüme kavuşacağına inanıyorum." şeklinde konuştu. Arap gazeteci, bazı Arap ülkeleri sessiz kalırken Türkiye'nin aktif bir politika yürütmesini "Türkiye'nin aktif bir politika yürütmesi hiç şüphesiz bizim için gurur verici bir olaydır. Türkiye'nin bu politikasını hiçbir zaman unutmayacağız." diye yorumladı.

ERDOĞAN'IN SERT TUTUMU, HALKI VE NEFSİYLE BARIŞIK OLMASINDAN KAYNAKLANDI

Usaymin, ardından şöyle devam etti: "Biliyorsunuz Arap ülkelerinde önceleri iki akım vardı; bu akımlar İslami ve Milli olmak üzere iki gruba ayrılıyordu. Fakat bu akımların ikisi de tam anlamıyla istenene cevap vermiyordu. Bazıları bu akımları şahsi çıkarı için kullandı. Arap toplumunda iki önemli şahsiyet vardı. Bunlardan birisi Kral Faysal diğeri de Cemal Abdülnasır. Bu iki şahsiyet Arapların birliğini sağlamak ve çıkarlarını korumak için gayret ettiler. Bununla birlikte Arap olmayan ülkelerden de Türkiye, Malezya ve Orta Asya ülkelerinde de önemli şahsiyetler çıkmıştır. Bazı Arap ülkelerin sessiz kalmasının yanı sıra Türkiye'nin aktif bir politika yürütmesi, ortak bir tutumun sağlanmamasından kaynaklanmıştır. Politikalarımızda ortak bir tutum sergilersek her şey çok farklı olacağını düşünüyorum."

Başbakan Erdoğan'ın İsrail'e karşı sert tutumunun Türkiye-İsrail ilişkilerine nasıl yansıyabileceği sorulması üzerine ise Usaymin, "Sayın Erdoğan'ı halkıyla ve nefsiyle barışık bir insan. Erdoğan'ın tutumu da bundan kaynaklandı." dedi.

İSRAİLLİLER ZEKİDİR, TÜRKİYE KARŞISINDA SESSİZ KALMAYA DEVAM EDECEKLER

"İsrailliler zeki insanlardır." diye konuşan Usaymin, Türkiye'nin tutumu karşısında İsrail'in sessiz kaldığını ve kalmaya devam edeceğini düşündüğünü kaydetti. Usaymin, "İsrail Türkiye ile olan ilişkilerini devam ettirmek isteyeceklerini düşünüyorum." ifadelerini kullandı. "Ancak bütün Arap ülkeleri İsrail'le ilişkilerini kesme kararı alsaydı belki Türkiye de aynı şeyi yapardı" diye düşündüğünü kaydeden Usaymin, "Türkiye'nin İsrail'le ilişkilerini kesmemesini yadırgamam aksine anlayışla karşılıyorum. Zaten birçok Arap ülkesi İsrail'le ilişkileri var ve devam ediyor. Türkiye sıradan bir ülke değil, köklü ve derin bir tarihe sahip bir ülkedir. Bölgede önemli, etkin ve büyük bir ülke." diye ekledi.

Ardından Gazze'ye gönderilen yardımlar ve Suudi Arabistan'da başlatılan yardım kampanyalarında beklenenden az yardım toplanmasını değerlendiren Usaymin, "Suudi Arabistan halkı cimri bir halk değildir, fakat yapılan bağışların yeterli olduğunu düşünmüyorum en azından benim beklediğim gibi değil. Bunun sebebinin bu bağışların nereye, kime ve nasıl ulaşacağı konusunda biraz tereddüt içinde olmaları. Bağışların direk ihtiyaç sahiplerine ulaşacağını bilseler bu rakamların daha da artacağına inanıyorum. Suudi Arabistan'da durumu iyi olan çok insan var ve bu insanlar yeterli yardımı yapabilecek güce sahiptir." dedi.

TÜRKİYE'DEKİ ÇOCUKLARIN KUMBARALARINDA HARÇLIKLARINI FİLİSTİN'E GÖNDERMELERİ BENİ ÇOK DUYGULANDIRDI

Toplanan bağışların ne Hamas'a ne de Filistin hükümetine teslim edilmemesi gerektiğini; farklı ülkelerden bağımsız bir heyet oluşturularak bağışların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılabileceğini dile getiren Usaymin, "Gelecek nesilden ümitliyim. Türkiye'deki çocukların kumbaralarında biriktirdikleri harçlıklarını Filistin'deki kardeşlerine göndermeleri beni çok duygulandırdı. Bu ufak görünen yardımlar bence bazı insanların verdiği yüklü miktarlardan daha değerli. Çünkü bu içten gelen içinde riya ve gösteriş olmayan bir davranış." diye kaydetti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*