Mustafa Balbay'ın ürktüğü an

Mustafa Balbay'ın ürktüğü an.12166
  • Giriş : 06.07.2008 / 23:31:00

Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, gözaltında geçirdiği saatleri ART televizyonundaki programında değerlendirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Mustafa Balbay, Emin Çölaşan ile birlikte hazırlayıp sundukları ART'deki "Ankara Rüzgarı" adlı programa bu kez konuk olarak katıldı. Balbay gözaltına alındığında ürktüğünü itiraf etti ve intihar etmemem için ayakkabı bağcıklarımdan alyansıma kadar aldılar dedi.

İşte programdan bazı bölümler;

Emin Çölaşan
Kurumlara saygısızlık etmeyin. Tayyip bile bunu böyle söyledi. Yani o bile kendi medyasından şikayetçi.

Mustafa Balbay
Ben dediğim gibi gelişmelere izlemeyedim. Yabancı basın bunu yemedi!

Emin Çölaşan
Yabancı basın satılık değil ki! Bunlarla ayık bağı yok ki!

Mustafa Balbay
Uydurum bir soruşturma söylemiş, yaşlılırdan kurulu bir ekip felan demişler. Hepsi böyle demiş...

Ben bir anda yargıdan da 100 isim sayabilirim. Ordudan da sayabilidim. Atilla Uğuru'u tanıyorum. Öcalan'ı sorgulayan bir albay. Kelle koltukta bir Albay. Ayakkabı bağımızı aldılar, asabiliriz diye. Sonra alyansımı çıkardılar, neymiş kesici olarak kullanabilirmişim. Karımdan bile özür dilerim. Atilla Uğur'la karşılaşınca kendime gelemedim, bişey diyemedim. Atilla dedim, sonra bana baktı ve elini kaldırdı. Benim bildiğim Atilla Albaş, kendisine koruma verilen üç albaydan biri. Şimdiden binbaşıları, albayları düşündüm. Kelle koltukta olanları düşündüm. Ne diyeyim yani diyecek birşey bulamıyorum.

Ben suçlamaları bilmiyorum, yani onlarda bilmiyordur. Şu anda kendisi ne düşünüyordur, işin kötü tarafı deşifre de oldu. Yani mesala, bu profesör Türkiye'de kök hücre konusunda ilk araştırma yapan ismi. Sen öyle bir ismi, köklediler. Bunları da düşünerek bakmak lazım.

Ben yargılanmaya devam edeceğim, tek şansım artık dışarıda düşüncelerimi dile getirebileceğim. Türkiye madem böyle bir teör örgütü var bunu bilmek zorunda. Artık bu iddianameyi açıklamanız gerekiyor. Arkası gelecekmiş! Arkadan gelecekse, açıklayın sonra arkadan tekrar açıklayın. Böyle bir muaamma olur mu?

Şimdi şöyle yorumluyorum. 7 Temmuz kanlı planı, olmuş bişey bulamadılar, hayali birşeyi buldular. Kurt kuzu meselesine benziyor. Bundan sonra hiç bir araya gelmesinler diye uğraşıyor.

Biz gözaltına alınıyoruz. Sonra başbakan konuşuyor, iddianamenin tamamlanması için yapılan operasyon diyor. Başbakan bu operasyonları bildiğini bize anlatıyor. Yani hükümet, yargıya el atıyor. Bu bunun anlamını taşıyor.

Benim hayatım açık söylüyorum, kimi haber kaynaklarım beni açıklama diyor. Hatta bir kitabımın ön sözünde bu kitaba en az katkısı olan Mustafa Balbay'dır demişim. Benim tüm hayatım ortada ve tüm hayatımı buraya adadım. Ben gözaltına alındığımda ürperdim. Şöyle ürperdim, ayda dört konferansa katıldım. Beynim aynı anda üçe bölündü; beynim bir taraftan konferanslarda ne konuştuğumu, diğeri neler olduğunu, üçüncü bölümü ise bundan sonra ne yapacağımı düşündüm.

Bu meslekte başarılı olmanın dışında hiçbirşeyi düşünmedim. Şimdi bana diyebilecekleri hiçbir şey yok.

Burada ART'nin patronunu sordular bana. Ya nasıl dediler? Burada ART şu imkanı sorduğu için sanırım. Kurumlara el atmaya çalışıyorlar. Şimdi kaderde, terörden ölenlerin yerine yazan bir isim olarak terörden yargılanmak varmış.

İNTERNETHABER

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious