Mustafa Sarıgül: "CHP barajın altında kalırdı"

Mustafa Sarıgül:
  • Giriş : 05.08.2007 / 12:09:00

Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, ''DSP, SHP ve ANAVATAN'ın oyları olmasaydı, CHP ne yızık ki barajın altında kalırdı'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sarıgül, Rize'nin İkizdere ilçesinde düzenlenen ''Anzer Balı Kültür ve Turizm Şenliği''ne katılmak üzere geldiği Trabzon Havalimanı'nda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Sarıgül, seçimi değerlendirmek için yurt gezileri yaptığını belirterek ''Seçimde sandığa inanmayan, 'elimden geleni yaptım ama oy vermediler' diyenlerle mücadele etmek için buradayım'' dedi.

Seçimlerde halka ve sandığa küsülmeyeceğini ifade eden Sarıgül, şunları kaydetti:

''Halka kabahat bulanlar asla ve asla halkçı olamaz. Milletin vekilini genel merkezden tayin edenler demokrat olamaz. Parti içinde uzlaşma aramayanlar, uzlaşma istediklerinde inandırıcı olamazlar. Yola çıktıklarını, yolda gördüklerine değişenler asla uzlaşmacı olamazlar. İnönüleri, Karayalçınları, Altan Öymenleri göreve çağırmayanlar, onlarla bütünleşmeyenler, bu seçimde yolda gördükleri yeni arkadaşları alarak sosyal demokrasiden uzak bir görüntü sergilediler. DSP, SHP ve ANAVATAN'ın oyları olmasaydı, CHP ne yazık ki barajın altında kalırdı.''

Trabzon Havalimanı'ndan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e de seslenmek istediğini bildiren Sarıgül, ''Babaya sözlerimin başında saygılarımı sunuyorum. Ama sevgili Demirel siyaseten yerde sürünenlere acımış olmalı. Yerde sürünenleri ayağa kaldırmaya çalışıyor ama nafile. Onları Demirel bile ayağa kaldıramaz. Demirel iyi siyasetçidir. Kalkacaklarını bilse zaten bu sözleri söylemez. İki kişi arasındaki telefon konuşmasını sızdıranlar, evine çekilmiş Demirel'den medet umuyor. CHP'yi bu hale getirenlerin biraz utanmaları gerekir diye düşünüyorum'' diye konuştu.

''Bana oy verirseniz 'Cumhuriyet kazanacak, Atatürk kazanacak' dediler, kaybettiler'' diyen Sarıgül, ''Atatürk'ü, Cumhuriyeti seçim terazisine koyma cüretini gösterdiler. Ama Atatürk ve Cumhuriyet kaybetmedi, bu densizliği yapanlar kaybetti. Cumhuriyet hepimizin Cumhuriyetidir, Atatürk hepimizindir. Bunları kimse artık siyaset malzemesi olarak kullanmasın'' dedi.

Seçimde hezimete uğrayan Deniz Baykal'ın suçluyu bulduğunu savunan Sarıgül, şöyle devam etti:

''Tarikatlar, ikinci Cumhuriyetçiler, ABD, Avrupa, seçim rüşveti, Güneydoğu halkı. En sonunda da suçlu imamlarımız. İnançlı bir ailenin çocuğuyum. İnançsız insan boş bir tenekeye benzer. Allah bizi inançlarımızdan geri koymasın. İsmet İnönü'nün, Mustafa Kemal Atatürk'ün, Turan Güneş'in, Ahmet Şener'in, Orhan Eyüboğlu'nun, Mustafa Üstündağların CHP'deki talebesiyim. CHP adına bütün imamlardan özür diliyorum. Hepsi bizi affetsinler. Baykal seçimlerden sonra evinden birkaç gün çıkmadı. Senin hiç mi kusurun yok Baykal? Geçen seçimde partide bir din adamımız vardı. Vitrine çıkarıp her dakika onu gösteriyordun. Adam partiden zor kaçtı, gitti. Kimi getirdiysen artık yok. Zülfü Livaneli, Kemal Derviş, Yaşar Nuri Öztürk. Şimdi İlhan Kesici var. Bilin ki o da yarın yok olacak.''

-''BAŞARISIZ OLANLARIN GİTMESİ GEREK''-

Sarıgül, başarısız olanların gitmesi, başarılı olanların kalması gerektiğini ifade ederek, ''Benim kitabımda asla başarısızlık yazmaz. Ben koltuğa bağlı mücadeleyi asla vermedim. Baykal ve arkadaşları demokratik devlet ve hukuk düzenini korumayı düşünmüyorlar, sosyal demokrasiyi iktidara getirmeyi düşünmüyorlar, sadece kendi yandaşlarını göreve getirmeye çalışıyorlar. Onların tek emeli İş Bankası'nın üzerinde oturmaktır. İş Bankası'ndan, CHP'den, imamların üzerinden ellerini çeksinler'' dedi.

AK Parti'ye oy verenlerin son kez bu partiyi tercih ettiğini iddia eden Sarıgül, şunları söyledi:

''Biz onların gönlünü kazanacağız ve gelecek seçimde o yurttaşlarımızın oylarını biz alacağız. Bunun örneği Şişli'de var. Şişli'de biz yüzde 70 oy alıyoruz. 230 bin seçmenin olduğu bir yer. Türkiye'nin önemli bir mozaiğidir. Biz dil, din, ırk, mezhep kültür farkı gözetmiyoruz. Allah'ın verdiği gücü herkesten yana kullanıyoruz. Kendi sekreterimizi milletvekili yapmayız, İsmet Paşa'nın torununu seçilemeyecek yere asla koymayız. Baykal ve şürekası... Sadece onlar kendi yandaşlarını milletvekili yapmaya uğraşıyor. İtaat edip kölelik yapanları milletvekili listesine koyuyorlar. Bulunduğu ille hiçbir ilişkisi olmayan insanları ahbap çavuş ilişkisi içinde aday gösteriyorlar. 20 milletvekilini genel merkezler tayin edecek, biz de gerisini parti içi demokrasi ile halledeceğiz.''

-CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ-

Mustafa Sarıgül, Cumhurbaşkanı seçiminin ulusal uzlaşmayla çözülmesi gerektiğini belirterek, ''Bazı makamları zorlamamak, germemek lazım. O makam hepimize ait olan bir makamdır. Yüzde 90'ın sempatisini kazanması gerekir orada oturan kişinin. O süreçte iki parti de gergin politika izlediler. Bunların uzlaşmayla çözülmesi gerek. Dayatmacı mantığı doğru bulmuyorum. Partiden daha önemli olan Cumhuriyetin korunması'' diye konuştu.

Sarıgül, parti içinden kendisine teveccüh olup olmadığıyla ilgili bir soruyu, şöyle yanıtladı:

''Bana itaatkarlardan ve kölelerden teveccüh olmaz. Hayatımda başarısız olduğum hiçbir işe girmedim. Bir kez hata yaptım. Erken kurultaya gittik. Beni tuzağa düşürdüler. Ayağı yere basmayan bazı enteller bize oy vermediği için 100 oyla kaybettik. Darağacına çekilmişken aldık hem de bu oyu. İki sene sınıfta kalan öğrenci tasdikname alıyor, Baykal 30 senedir üst üste sınıfta kalıyor, halk ona tasdikname veriyor, ama gitmiyor. Kendi atadığı il başkanları, parti kurulları bunu görmüyor. Bazen güçlüden yana değil haklıdan yana olmak gerekir.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious