Mutlu olmak elinizde!

  • Giriş : 11.05.2006 / 00:00:00

Mutlu olabilmek için elimizin altında sayısız fırsat bulunuyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bunun nasıl olabileceğinin püf noktalarını NLP Kişisel Gelişim Uzmanı Sonay Ergene anlatıyor.

Üzülmek için mutlaka çevremizde olan olumsuz bir şeyden etkilenmemiz gerekiyor. Ama mutlu olabilmek için elimizin altında sayısız fırsat bulunuyor. Önemli olan; bu fırsatları görebilmek ve değerlendirebilmek. Bu nedenle mutluluğu bazı ‘sıfatlarda’ değil, kendimizde ve sevdiğimiz insanlarda aramak daha doğru olacaktır.

Güzel bir evi, iyi bir eşi, tatlı bir çocuğu olan ve maddi açıdan hiçbir sıkıntı çekmeyen biri ‘bile’ mutsuz olabilir. Elindekilerin değerini bilen ve kendisiyle barışık olanlar için ise, mutluluk hiç de uzak bir kavram değildir. İşte mutluluğa giden yolda atmamız gereken adımlar:

‘Mutlu İnsanların 100 Basit Sırrı’ adlı kitabın yazarı Dr. David Niven, "Bir insanın yaşamındaki olayların, o insanın ne kadar mutlu olduğu konusuyla fazla bir ilişkisi yoktur" diyor. Niven, genetik faktörlerin bir insanın mutluluk seviyesini yüzde 50 etkilediğini söylüyor. Bu durumda her şeyden önce, mutlu olmak için yaşadığımız anın değerini bilmemiz gerekiyor.

Birçoğumuz mutluluğu, ileride yakalayacağımız iyi bir iş, ev ya da eşimiz olduğunda sahip olacağımız bir duygu olarak düşünürüz. Ancak bu hedeflerimize ulaştığımız zaman, mutluluğumuz genelde kısa sürer ve mutlu olmak için yeni bir hedefin peşinde koşmaya başlarız. Örneğin; evimizi yenilemeye çalışır ya da güzel hediyeler alma çabası içerisine gireriz. Bu nedenle piyango kazanmak ya da terfi etmek gibi olaylar gerçek değil, yapay mutluluğa neden olurlar. En iyisi yaşamınızda sevdiğiniz şeylerin bir listesini çıkarın ve zaman zaman bunları kendinize hatırlatın.

İlgi alanlarınızı keşfedin

Sürekli geleceği düşünmeyi önlemek için yaşamınızın şu anki halinin de değerini bilmeniz gerekiyor. Çoğumuz yaşamımızda yanlış giden şeyleri daha çok önemser, güzel şeylerin farkına bile varmayız. Ancak en kötü durumda bile mutluluk getirecek küçük bir yön bulunabileceğini unutmayın. Bunun için;

* Aktif olun: Yaşamınızdaki her şeyin doğru olduğunu düşündüğünüz zamanlar mut1aka olmuştur. Belki bütün gün dağda kayak yaptınız ya da parkta dolaşıp sararmış yaprakların fotoğrafını çektiniz. Özetle, günü sevdiğiniz bir etkinlikle geçirdiniz ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadınız. Boş oturmak yerine, zevk alacağınız bir hobi bulmaya çalışın. Çocukken hoşunuza giden oyunlar, spor, seramik veya resim; bunları denemenizde yarar var.

* Seçeneklerinizi gözden geçirin: Mutlu ve mutsuz insanlar arasındaki önemli bir fark; seçeneklerin farkına varıp varmamaktır. Aynı işyerinde çalışan ve patronu memnun etmenin çok zor olduğunu düşünen iki çalışandan biri, durumunun umutsuz olduğunu düşünürken, diğeri terfi etmeyi ya da başka bir iş yerine geçmeyi düşünebilir. Umutlu olan çalışan belki aynı iş yerinde çalışmaya devam edecek, ancak bunun kendi seçimiyle olduğunu bildiği için diğerinden daha mutlu olacaktır.

Daha fazla seçeneğiniz olduğunu hissettiren arkadaşlara ve hobilere sahip olmak, mutluluk yolunda herkesin atması gereken bir adım. Araştırmalar, bilgisayar kullanan insanların kullanmayanlara oranla daha mutlu olduğunu gösteriyor. Bunun nedeninin, bilgisayar kullananların bazı imkanların farkına varabilmesi olduğu söyleniyor. Bilgisayar kullanarak sizinle ortak ilgi alanlarına sahip insanları da bulabilirsiniz.

Kendinizle barışık olun

İlişkilerinizde ‘karşılık’ beklentisinde olmayın. Aile ya da arkadaşlarınızla çok yakın bir ilişkinizin olması, mutlu olmanız için gerçekten çok önemli bir unsur. Ancak çoğu insan bu yakın ilişkilerin bize getirdiklerinden çok, bizden alıp götürdükleri üzerinde yoğunlaşıyor. Karşınızdakinden daha az beklentiniz olursa, söyledikleri güzel bir söz bile sizin mutlu olmanıza yetecektir.

Kısacası mutlu olmanın koşulu; yeni şeylerin peşinde koşmaktan çok, anın ve sahip olunanların değerini bilmek ve kendinizle barışık olmaktır.

Olumsuz düşünmeyi kontrol etmeyi öğrenin

- Nasıl hissettiğinizin kontrolü sizde olsun.
- Bir şey canınızı sıkarsa, çabucak kendinize hakim olun.
- Düşünceleriniz, hisleriniz ve hareketleriniz üzerinde kontrol kurun.
- Baskı altında sakin kalın.
- Olumsuz duygulara takılmayın. Can sıkıcı bir olaydan sonra kendinizi sakinleştirin.
- Gerektiğinde olumsuz duyguları silip atın. Ailem ve Ben

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious