Mutlu yaşayın, çünkü yaşlanmak kaçınılmaz

  • Giriş : 10.03.2006 / 00:00:00

Beslenme bozuklukları, eklem sorunları, kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, diyabet, uyku problemleri, damar sertliği gibi hastalıklar erken yaşlanma nedenleri arasında.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yaşlılık yalnızca 'yıpratıcı bir sürecin sonunda yaşamın son bulması' anlamına gelmiyor, yaşlanmak 'doğal ve evrensel bir süreç' olarak kabul ediliyor. Platin kuşak (85 yaş ve üzeri), altın kuşak (75-84 yaş), gümüş kuşak (65-74 yaş) ve bronz kuşak (60-64 yaş) olarak dönemlere ayrılan yaşlılığı erkenden başlatan etmenler ise; beslenme bozuklukları, kas ve eklem sorunları, egzersiz yetersizliği, kolesterol yüksekliği, yoğun stres ve bunaltı, hipertansiyon, diyabet, damar sertliği gibi hastalıklar ile sigara, alkol ve madde bağımlılığı, uyku problemleri, karaciğer ve böbrek yetmezliği olarak sıralanabiliyor.

ORTA YAŞ 40 İLE 64 ARASINI KAPSIYOR

Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) tanımına göre yaşlılık, "Çevresel faktörlere uyum sağlayabilme yeteneğinin azalmasıdır." Yaşlanmanın ne zaman başlayacağı konusunda net bir sınır vermek çok mümkün değildir. Ancak yapılan bilimsel sınıflama şöyledir:

"Orta Yaşlılık: 40 ile 64 yaş arasını kapsar. Bu dönemde işlevsel kayıplar sıklıkla, gençlik dönemiyle karşılaştırılınca yüzde 10 ile 30 arasındadır.

Yaşlılık: 65 ile 74 yaş arasını kapsayan bu dönem, sıklıkla emekliliği takip eden bir dönemdir.

İleri Yaşlılık: 75 ile 84 yaş arasını içeren bu dönemde sıklıkla işlevsel kayıplar gözlenir; ama kişi genellikle başkalarına bağımlı olmadan yaşamını sürdürebilir.

Çok İleri Yaşlılık: 85 yaş ve üzerini içeren bu dönemdeki kişiler özel bakıma, özel evlere veya yardımcıya ihtiyaç duyarlar."

Erken yaşlanma nedenleri ise beslenme bozuklukları, kas ve eklem sorunları, egzersiz yetersizliği, kolesterol yüksekliği, yoğun stres ve bunaltı, hipertansiyon, diyabet, damar sertliği gibi hastalıklar, sigara, alkol ve madde bağımlılığı, uyku problemleri, karaciğer ve böbrek yetmezliği olarak sıralanmaktadır.

Yaşlılıkta bağışıklık sistemi zayıflıyor

Yaşlılıkta vücut gücü ve direnci düşer. Damar hastalıkları 40 yaşın üzerindeki erkeklerde ve menopozdan sonra kadınlarda daha sık görüldüğü için, kalp krizinin neden olduğu ölümlerde artış görülür. 'Bakımsız' bir kalp yaşlandıkça sağlığı ve yaşamı tehlikeye atar, 'özenle bakılmış' bir kalp ise 'bakımsız' yaşıtlarından çok daha sağlıklı işler. Bağışıklık sistemi zayıflar. Karaciğerin çalışma hızı yavaşlar. Kas gücü azalır. Yağsız kas kitlesi 40 yaşlarında azalmaya başlar ve azalmakta olan kasların yerini yağlar alır. Omurga ve kemikler zayıflamaya başlar, özellikle kalça kemiğinin kırılma riskinin artması çok tehlikelidir.

İleri yaşlarda sinir sistemi değişir

Yaşlılıkta görülen bazı ruhsal sıkıntılar ise şunlar:
"Uyku bozuklukları: İleri yaştaki insanlar, fizyolojik olarak gençlere göre daha az uykuya ihtiyaç duyarlar. Ancak, fiziksel ve ruhsal hastalıklara bağlı olarak uyku süresinde artma ya da azalma olabilir. Öğrenme ve hatırlama güçlüğü, depresyon, performans kaybı: Yaşa bağlı olarak sinir sistemi ve beyinde bazı değişiklikler oluşur. İleri yaşlarda dikkatte azalma, eşyaların isimlerini sözle ifade etmede yavaşlama, yeni bilgiler öğrenme ve önceden öğrenilenleri hatırlamada güçlükler ortaya çıkar.

Uzun yaşamanın sırrı

İnsanoğlu yüzyıllardır uzun yaşam düşleri kurmakta ve arayışını sürdürmektedir. Uzmanlar, uzun yaşam için şu tavsiyelerde bulunuyor: "Öncelikle, çevreniz ile yakın ve canlı bir ilişki sürdürün. Yeniliklere karşı açık fikirli olun. Kişisel bilgilerinizi arttırmak için istekli, başkalarına karşı ilgili olun. El, zihin ve diğer becerilerinizi sürekli kullanarak koruyun. Yaratıcı düşüncelerinizi geliştirmeye çalışın. Ayrıca, çok uzun yaşayacağınızı farz edin. İleri yaşlarınız en güzel yıllarınız olabilir. Bunu düşünerek planlar yapın. Kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak hobiler, uğraşılar bulun. Aileniz, dostlarınız ve arkadaşlarınızla ilişkinizi koparmayın, yaşamı paylaşın. Fiziksel olarak aktif olmaya çalışın. Bilinçli beslenin; sebze, meyve, süt ürünleri ve tahıl tüketmeyi, su içmeyi ihmal etmeyin. Sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıkları bırakın. Yaşama olumlu, yapıcı ve esprili bir gözle bakmaya çalışın. Başarılı ve üretken kalabilmek için 'önce sağlık' ilkesini benimseyin, sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyin. Kazalardan korunmak için, bir işi yapmanın en güvenli yolunu araştırın. Yapabileceklerinizi belirleyin, kendinizi zorlamayın. Her şeyi tek başınıza yaşamaya çalışmayın.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious