Muzaffer Tekin'in ilginç savunması

Muzaffer Tekin'in ilginç savunması.8637
  • Giriş : 13.11.2008 / 17:58:00

''Ergenekon'' davasının tutuklu sanığı emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin, savunmasını yaptı. Tekin hakkındaki suçlamaları reddederken ilginç açıklamalar yaptı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


''Ergenekon'' davasının tutuklu sanığı emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin, ''Ümraniye'de ele geçirilen el bombalarıyla hiç alakası olmadığını'' savunarak, ''Danıştay saldırısının içine ismim karıştırılmamış olsaydı, bugün burada olmayacaktım'' dedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmanın öğleden sonraki oturumunda savunma yapan Tekin, yüce Türk adaletine olan sonsuz güvenini tekrarladığını söyledi.

Yaşadığı ''haksızlıklar'' karşısında kendisine destek olanlara teşekkür eden Tekin, eşi Müge Tekin hakkında da ''(Kan içip kızılcık şerbeti içtim) diyen, babasının ölümünü benden gizleyen 34 yıllık eşim, en büyük yaşam nedenlerimden biri'' ifadelerini kullandı.

Tekin, ''Deniz Feneri Davası'nın sanığı olmadım. Ergenekon soruşturmasının bir ferdi olduğum için gurur duyuyorum. Dışarıda beyni kelepçeli olmaktansa, burada beynin hür olması huzur veriyor. Önümüze getirilen bu dava dosyası, bilinmeyen bir denklem gibi gözükse de çözümü çok kolay. Bu dava sizin adalet kılıcınızın bir darbesini bekliyor'' diye konuştu.

Tutuksuz sanık Ali Yiğit'i dinlerken ''Asrın Davası'' denilen iddianamenin ''ne kadar trajikomik olduğunu gördüğünü'' iddia eden Tekin, bu iddianamede ''kin, öfke, para, iftira, porno, biraz darbe, biraz da cinayet söylentilerinin'' olduğunu öne sürdü.

Tekin, 23 yıl önce askeri mahkemede yargılanıp aklanarak görevine iade edildiğini ve bir onursuzluk yapmadığını anlatarak, o günden sonra da etrafındaki sevgi halkalarının genişlediğini anlattı.

-DANIŞTAY SALDIRISI VE İNTİHAR TEŞEBBÜSÜ-

O dönemde teğmen rütbesindeki öğrencilerinin yanında olduğunu, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde görev yaptığı ne kadar ast ve üst varsa hepsinin sevgi, saygı ve iltifatlarıyla karşılaştığını belirten Tekin, yaşamı boyunca şerefli kalabilmekten hiç ödün vermediğini kaydetti.

Tekin, şöyle devam etti:

''Lakin, 2 yıl önce Danıştay saldırısının kilit ismi oldum. Türkiye'de bu zamana kadar kimseye böyle bir iftira atılmamıştır. 'Siyasi' diyorum, çünkü kanıtları çok açıktır. Danıştay olayında, emekli olsam da asker kimliğim gündeme getirildi. Bu nedenle canıma kıymaya karar verdim. Bunu sorgudan kurtulmak için 'kaçış' olarak niteleyenlere, 'onurlu insanların davranışlarını onursuzlar anlayamaz' diye cevap veriyorum.''

-ÜMRANİYE'DE ELE GEÇİRİLEN PATLAYICILAR-

Danıştay saldırısının ardından ve ''Ergenekon'' soruşturması sürecinde ''hukuk yok sayılarak'' kendisiyle ilgili ''taraflı'' yayınların yapıldığını ileri süren Tekin, ''Ümraniye'de ele geçirilen el bombalarıyla hiç alakam yok. Bombalarla aynı evde aylarca yaşayan Ali Yiğit'in aleyhime ifade vermeye zorlanmasıyla gözaltına alındım, tutuklandım. Yiğit'i ilk kez Bayrampaşa Cezaevi'nde gördüm. İfadesini polisin hazırladığını bana defalarca söyledi'' dedi.

Tekin, avukat Mehmet Sami Selçuk hakkında da ''polisin muhbirleri olduğu gibi, acaba polisin avukatı mı?'' şeklinde yorumda bulundu.

''Danıştay saldırısının içine ismim karıştırılmamış olsaydı, bugün burada olmayacaktım'' diyen Tekin, Alparslan Aslan ile bu olaydan 1,5 yıl önce 3-4 kez telefonla görüştüğünü dile getirdi.

-''ERGENEKON''LA ANILMAK-

''Ergenekon'' örgütünün adını da Danıştay saldırısının ardından duyduğunu anlatan Tekin, bu örgüt ile anılmanın kendisini hayrete düşürdüğünü belirtti.

Gerek Danıştay saldırısının, gerekse de Ümraniye'deki el bombalarının ''üzerine yamanmaya çalışılmasının'', kendisinin bu konuda seçilmiş olduğunu ortaya koyduğunu öne süren Tekin, buradaki amacın, ''kendisi üzerinden ulus devleti savunan güçleri sindirmek ve yok etmek olduğunu'' iddia etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*