Narenciye dalda kaldı, çiftçi tepkili

  • Giriş : 16.01.2006 / 00:00:00

Son yıllarda Karadeniz çiftçisi fındıktan, Egeli üzüm ve zeytinden, İç Anadolulu buğdaydan ettiği zarardan yakınırken Çukurovalı çiftçi de narenciyeden dertli.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Binlerce üretici, maliyeti kurtarmadığı için ürünü ağaçtan toplamazken, özellikle büyük kentlerde portakalın kilosu, 1,5 milyon liraya kadar çıkıyor. Bu çelişkili durumu ‘Hal Yasası’na bağlayan üreticiler, iç tüketimin arttırılması için yasal bir düzenlemenin şart olduğunu düşünüyor: “Narenciye ürünleri Hal Yasası dışına çıkarılsın ve üretici kendi ürünlerini satabilsin.” Türkiye’nin narenciye üretimi yıllık üç milyon tona yakın. Bunu yaklaşık üçte biri olan 800 bin ton ürün ihraç edilirken geriye kalan 2,2 milyon tona yakın portakal, limon, greyfurt ve mandalinanın iç pazarda tüketilmesi gerekiyor. Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Cumali Doğru, iç piyasada tüketimin artması için narenciye ürünlerinin Hal Yasası kapsamı dışına çıkartılması yönündeki isteklerini Sanayi ve Ticaret, Maliye Bakanlığı ile Hazine’den sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan’a birer mektupla bildirmiş.

Cumali Doğru, bakanlara gönderdiği mektupta, üretimdeki artış ve pazarlamada yaşanan sıkıntılar sebebiyle zor günler geçirdiklerine dikkat çekiyor. İç piyasada var olan bazı darboğazlar sebebiyle mevcut üretimin ülke genelinde tüketilmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Cumali Doğru, mektubunda şu görüşlere yer verdi: “Ayrıca, üretim maliyetinin yüksek olması ve TL’nin aşırı değer kazanması nedeniyle, dış pazarlarda diğer ülkelerde rekabet şansımız düşmekte ve yurtdışına yeterli miktarda narenciye ihracatı yapılamamakta. Dolayısıyla, bu zamana gelinmiş olmasına rağmen, tüm narenciye ürünleri halen dalında bekliyor. Bu durum, zaten zor günler yaşamakta olan üreticilerin mağduriyetine neden oluyor. Narenciye üreticilerini bu sıkıntıdan kurtarmak ve ülke ekonomisine büyük kazanımlar sağlamak amacıyla, narenciye ticaretinin de soğan ve patates için çıkartılan 28 Şubat 2000 tarih ve 1245 sayılı genelgede olduğu gibi bu yıla mahsus olmak üzere Hal Yasası kapsamının dışına çıkartılması gerekiyor. Bu sayede, satış maliyeti düşeceği için, insanlar daha fazla narenciye tüketimine yönelecekler.”

Akdeniz Yaş Sebze Meyve İhracatçılar Birliği Başkanı Ali Kavak, narenciyenin üretim noktasındaki fiyatın normal olmasına rağmen tüketiciye ulaşana kadar 5-6 katına çıktığını doğruluyor. Kavak, işçilik, nakliye, komisyon, aracı gibi etkenlerin tüketiciye ulaşana kadar fiyatı katladığını belirterek, “Üreticiden tüketiciye kadarki süreçte aracılar yüksek kâr ediyor. Hal Yasası önemli bir etken. Yaş sebze meyvenin tümünde ihracat ve iç piyasada sıkıntı yaşanıyor.” diyor. Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Ayhun Barut da, Hal Yasası kapsamından narenciye ürünlerinin çıkarılmasını isterken, üreticiden tüketime kadar 6-7 kat fiyat artışının narenciyeyi lüks tüketim maddesi haline getirdiğini kaydediyor. Barut, narenciye satışını artırmak için fındık ve deride yapıldığı gibi tanıtım grubu oluşturulmasını öneriyor. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde meyve suyu işletmesi bulunan Hacı Oğuz, narenciyenin dalında çürümesini üretimdeki artışa bağlıyor. Kendisinin de 150-200 dekar narenciye bahçesi bulunduğunu ve ürünün dalında çürüdüğünü kaydeden Oğuz, portakal suyu üretiminin cazip olmadığı görüşünde. Diğer ülkelerde meyve suyu için ağaç başına bin kilogram ürün alan bahçeler tesis edildiğini ifade eden Oğuz, “Türkiye’de bir ağaç ortalama 250 kilogram ürün veriyor. 15 kilogram portakaldan bir kilogram konsantre elde ediliyor. Portakalın kilo gramını bahçede 7 YKr’ye alsak bile rekabet edemeyiz.” diyor. Adana Sanayi Odası Başkanı Ümit Özgümüş, tarıma dayalı sanayinin gelişmesi için önümüzdeki günlerde kurulması planlanan bölgesel kalkınma ajanslarının büyük bir fırsat olacağı görüşünde. Özgümüş, artık ürünün hammadde olarak değil işlenmiş katma değeri yüksek ürün olarak satılması gerektiğini vurgulayarak, “Bunun için bölgesel kalkınma ajansları araştırma yapacak. Nerede hangi sanayi tesisinin daha kârlı olacağını ortaya koyacak. Bu yapılırsa çiftçinin ürettiği ürün de değer kazanacak.” diyor.

‘Üreticiler bir araya gelmeli’

Halinden şikayetçi olmak yerine içinde bulundukları şartları lehine çeviren üreticiler de var. Narenciye üreticisi Mehmet Ali Çay 1997-1998 yıllarında kurduğu entegre tesis ile örnek bir girişimcilik sergiliyor. Narenciye sektöründe uluslararası alanda Türkiye’nin en önemli rakibi Yunanistan ve İtalya’ya bile portakal ihraç etmeyi başaran Çay, “Bahçede üretiyoruz, paketleme tesislerinde ihracata hazırlayıp başta Polonya, Çekoslovakya, İtalya, Almanya, Yunanistan ve Romanya gibi ülkelere ihraç ediyoruz. Tesislerimizde, üç aile daha bahçesinden kestiği malı paketliyor ve ihraç ediyor.” bilgisini veriyor. Çay’a göre, ağlayan üretici görüntüleri, sevgi ve güven modeli ile giderilebilir. Üreticiler birleşerek narenciye ihracatı yapmalı. Herkes ayrı paketleme tesisi kurma yerine ortak tesislerden faydalanmalı. Çay, bu yöntemle hem girdi maliyetinin düşeceğini, hem de tesislerin atıl kalmayacağını vurguluyor. Çay, “Greyfurt çekirdeğinin özsuyunu süt ürünlerinde kullanmak için ithal ederken, ülkemizdeki binlerce ton greyfurt dalda çürüyor.” diyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious