Nazım Ekren'den ekonomi dersi

Nazım Ekren'den ekonomi dersi  	.38004
  • Giriş : 01.03.2008 / 14:16:00

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Nazım Erken, mortgage ile başlayan krizi tartışırken, tanımlamaların düzgün yapılmamasından ve ilişki biçimlerinin doğru algılanamamasından dolayı alınacak olan inisiyatiflerin bütün ekonomik ajanlar düzeyind

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ekren, son 5 yılda ekonomik açıdan bir normalleşme ve düzelme sürecinden geçildiğini ifade ederek, bazı önemli hassasiyetler azalırken, ekonominin büyümesi, gelişmesi, farklı bir platforma gelmesinden dolayı, yeni eşiklerin başına gelindiğini kaydetti. Boğaziçi Yöneticiler Vakfı tarafından İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) desteğiyle düzenlenen "Kamu Sektörü ve Yöneticilik" panelinde konuşan Ekren, kamu sektörünün, tüm il, ilçe ve birimleri kapsayan geniş bir tanıma sahip olduğunu belirtti. Ekonomik yönetimde, birey, firma ve devlet kuruluşlarından oluşan ekonomik ajanların bakış açılarının önemine değinen Ekren, ekonomik yönetimin entegre bir konu olduğunu söyledi. Ekren, bir ekonominin başarılı olup olmamasının bazı kriterlerle belirlendiğini anlatarak, "Bir ekonominin performansını belirleyen faktörleri, sahip olduğu imkan ve kaynakların miktarı, bu imkan ve miktarın kalitesi, özel ve kamu sektörünün karşılıklı yönetişimi, ekonomik politikaların içeriği, yön ve şekli olarak sıralayabiliriz" diye konuştu.

-"EKONOMİNİN DÖNÜŞÜMÜNDE ULUSLAR ARASI İLİŞKİLER AĞINA DİKKAT EDİLMELİ"-

Ekren, ekonomilerin değişim ve dönüşümünde uluslararası ilişkiler ağında da dikkatli olunması gerektiğine işaret ederek, reel sektörün ve finansal sektörün dışa açılımına da dikkatli bakılması gerektiğini vurguladı. Bir ekonominin performansı hakkında, büyüme işsizlik, enflasyon, faiz, kar değişken oranlarının bilgi vereceğini dile getiren Ekren, diğer göstergelerin ise, bütçe dengesi, cari denge ile kuruluşlar için yatırım ve tasarruf dengesi gibi unsurların yer aldığı makro göstergeler olduğuna işaret etti. Erken, ekonomik yönetimlerin, kesinlikle etkinliği arayan bir yaklaşım içinde, verimliliğe önem vererek ve aldığı kararın alternatif fırsatlarda ne kadar etkili olacağına bakması gereken bir yapıda olmasının önemini vurguladı.

-"GLOBAL SEKTÖRDE DEMOKRATİK PİYASA EKONOMİSİ KAVRAMI ÖNEMLİ BİR YERE GELDİ"-

Başarılı bir ekonomik performans için, kredibiliteye de bakılması gerektiğini söyleyen Ekren, kredibilitenin, liderlik kadrosu, kaliteli farklılık oluşturma yeteneği ve yetkinliğin oluşturulması gibi kriterleri bulunduğunu ifade etti. Erken, global sektörde, demokratik piyasa ekonomisi kavramının, tartışılmasının önemli bir yere geldiğini söyleyerek, "Günlük döviz işlemlerinin, 3.2 trilyon doları geçmiş olması, dünya ticaret hacminin 2006 sonu itibariyle 11.7 trilyon dolara olması, kamu sektörü dışı ekonominin, devlet, birey ve firmalar bakımından çok kritik bir rol üstlendiğini gösteriyor" dedi.

-"KÜRESEL KRİZLERİ TARTIŞIRKEN DOĞRU ANALİZLER YAPMALIYIZ"-

Ekren, mortgage krizi gibi küresel krizleri tartışırken doğru tanımlamalar yapmanın önemine değinerek, "Günümüzde mortgage, krizi ile başlayan ve zaman içinde farklı boyutlara ulaşan krizi tartışırken, eğer tanımlamaları düzgün yapmaz, ilişki biçimlerini doğru bir şekilde algılayamazsak, alacağımız inisiyatiflerde bütün ekonomik ajanlar düzeyinde farklı olacak ve farklı sonuçlara götürecektir" diye konuştu. Teorik bilgilerin, Türkiye ekonomisindeki somut ifadelerini değerlendiren Ekren, 2007-2013 dönemini kapsayan kalkınma programı, AB müktesebatına uyum programı ve 60. Hükümet programında net olarak vurgulandığı şekliyle bir Türkiye vizyonu üzerinde durulması gerektiğini söyledi. Ekren, bu vizyonun, şu anda ekonomik politikanın üzerinde durduğu ana eksen olduğunu söyleyerek, istikrar içinde büyüyen gelirini daha adil paylaşan, küresel ölçekte rekabet gücüne sahip, bilgi toplumuna dönüşen, AB üyelik sürecini tamamlamış bir Türkiye vizyonu olarak tanımladı.

-"EKONOMİNİN FARKLI BİR PLATFORMA GELMESİYLE, YENİ EŞİKLERİN BAŞINA GELİNDİ"-

Bu ana eksenin uygulama süreçlerindeki durumuna ilişkin olarak 2013'te kişi başına 10 bin dolarlık milli gelir ve 2023 yılında dünya ekonomisinde ilk 10 arasında yer alma hedefi için bazı temel değişkenlere gerek olduğunu belirten Ekren, bu değişkenleri, rekabet gücünün ve istihdamın artırılması, beşeri ve sosyal dayanışmanın güçlendirilmesi, bölgesel gelişme ve kalkınmanın hızlandırılması ve kamu hizmetlerinde kalite ve etkinliğin artırılması olarak sıraladı. Ekren, son 5 yılda ekonomik açıdan bir normalleşme ve düzelme sürecinden geçildiğini ifade ederek, bazı önemli hassasiyetler azalırken, ekonominin büyümesi, gelişmesi, farklı bir platforma gelmesinden dolayı, yeni eşiklerin başına gelindiğini kaydetti. "Dolayısıyla hem ekonomi yönetimi olarak hem firmalar olarak bu sürecin, değişim ve dönüşümün, ortaya çıkarttığı sonucu birlikte değerlendirmeli ve tartışmalıyız. Yeni dönemde buna ilave olarak, sosyal restorasyon sürecinin de başladığını ifade etmek gerekir" diyen Ekren, bunun olabilmesi için mesleki eğitim başta olmak üzere eğitim ve öğretimin kalitesinin uluslararası düzeyde rekabet edecek bir konuma getirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious