Nazım'ı okuyarak ömrümü geçirebilirim

Nazım'ı okuyarak ömrümü geçirebilirim.13010
  • Giriş : 21.06.2008 / 18:48:00

"Sadece Nazım'ı okuyarak ömrümü geçirebilirim" bu sözler şair Haydar Ergülen'e ait.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Metin Altıok Ödülü’nün sahibi şair Haydar Ergülen, Nazım için “İnsan sadece onu okuyarak bile ömrünü geçirebilir. Böyle büyük şairler varken ben kendimi ancak şiir yazarı olarak görebilirim” diyor.“Ben Türk şiiri ve Türkçe’nin büyüsü ile yetiştim. Hiçbir şey yazmasam daha da iyi olurdu aslında. Eski şiirimiz, Divan şiiri, Tasavvuf şiiri, Tekke şiiri, Halk şiiri olsun, hâlâ çözemediğimiz pek çok sırlarla dolu.”

Saklana saklana yenisi yok sözler gibiyiz

ŞİMDİKİ AKLIM OLSAYDI ŞİİR YAZMAZDIM

Kendinize ne zaman “şiir yazarı” demeyi bırakıp”şair” diyeceksiniz?

Diyemiyorum, şairleri gördükçe tuhaf geliyor bana. Şiir yazmak bir bakıma çok kolay birşey, çünkü yazılmış sizden önce. Sadece Türkçe bildiğinizi varsayalım; insanın en iyi bildiği kendi anadilidir. Sonuçta ben Türk şiiri ve Türkçe’nin büyüsü ile yetiştim. Hiçbir şey yazmasam daha da iyi olurdu aslında. Eski şiirimiz, Divan şiiri, Tasavvuf şiiri, Tekke şiiri, Halk şiiri olsun, hala çözemediğimiz pek çok sırlarla dolu. Cumhuriyet dönemi şiiri de öyle. Şimdi yazan 20 yaşındaki genç bir arkadaşa kadar pekçok özenirken, şiir yazmaya çalışmak aslında biraz kendini yormak demek. Şimdiki aklım olsaydı şiir yazmazdım. Bu işe bulaşmazdım.

Kimi sorduysam kendine başkasını gösterdi

OKUR OLMAK KIŞKIRTIYOR

Çünkü gerçekten çok iyi filmler izliyorum ve ne güzel yapmışlar deyip, alkışlıyorum. Şirimize de öyle bakıyorum. Dergilerde, kitaplarda okudukça içim ısınıyor. Beni şiir yazmaya biraz da onlar kışkırtıyor aslında. Okur olmak kışkırtıyor. O yüzden ben büyük şair, hele iyi şair olmaktan çok iyi bir şiir okuru olmak konusunda iddialıyım. 10 yaşında başlamıştım. Allah’a şükür, 41 senedir iyi bir şiir okuruyum.

41 kere maşallah mı diyelim...

Ben de onun için söyledim, belki 42 demem gerekirdi.

Şairler azınlıktadır; dünyada da azınlıktadır. Çok iyi, çok büyük şairler dünyada da azınlıktadır. Türkiye’de de iyi şairler var. Büyük şair başka bir şeydir. Türkiye’ye de az gelmiştir, başka dillerde olduğu gibi. Nazım Hikmet uzun süre okunmadı, yasaklıydı ama şimdi külliyatın bütününe baktığımızda, insan sadece Nazım Hikmet’i okuyarak bile bütün ömrünü geçirebilir. Böyle olsun demiyorum ama, şiirini her seferinde okuduğum zaman... 1929’larda yazılmış şiiri bugün yazılmış gibi. Bugünün meseleleriyle doluymuş gibi hala taze. Öyle güçlü bir şiir var. Birbirini etkileyip gelen pekçok kuşak var. Ben kendimi bunların yanında tabii ancak “şiir yazarı” olarak görebilirim.

KENDİ YAZDIĞIM ŞİİRDEN ÇOK AZ HOŞNUT OLMUŞUMDUR

Kendi yazdığınız şiirde de bu heyecanı bulmuyor musunuz?

Bunu başka bir şaire, şiir yazana da sorsanız, insan kendi yazdığı şiirden hoşnut değildir. Ben kendi yazdığım şiirden çok az hoşnut olmuşumdur.

Bahane arıyorum dediniz ya, şiir yazmak için bahaneniz bu olmalı.

Belki de... Hayli zamandır şiir yazıyorum, 13-14 şiir kitabım var. Bu vehme ya da gerçeğe aslında 40 yaşından sonra kapıldım. Çünkü bunda Cemal Süreya’nın etkisi oldu. Özellikle romanlar için söylenir ya, 15-25 yaşında okumak başkadır 45 yaşında okumak başkadır. Cemal Süreya’nın denemelerini de okuduğum zaman, okuyup atlamışım. 40 yaşından sonra okuduğumda şöyle bir şeyin farkına vardım. Diyor ki, “Yazdığım şiirle yazmadığım arasında hep bir mesafe kaldı, o mesafeyi kapatmaya çalışıyorum.” Ben de 40’lı yaşlarımdan sonra bunun farkına vardım ve Cemal Ağabey de 40’lı yaşlarından sonra böyle bir şeyin farkına varmış diye düşündüm. Demek ki bir kader, insana bu mesafeyi, bu boşluğu hep hissettiriyor. O sözleri okumasaydım, farkına varmasaydım belki kendimden ve yazdığım şiirden memnun olurdum. Cemal Ağabey’i çok severim ve hakikatına çok inanırım. O söyleyince bu sefer onun bana bir zararı oldu bu anlamda. Onu okuyunca iyice kendi yazdığımdan uzaklaştım. Bazen, “Bu şiir çok güzel” diyorlar, “İyi” falan diyorum ama ben bir türlü inanamıyorum.

Ben kendimi senin için aldattım

BİRBİRİNİ SEVMEYENLERİ DE SEVERİM BEN

Aldığınız ödüller kendinize inanmanıza hiç yardımcı olmuyor mu?


Ödüllerin gerekçeleri, bahaneleri var tabii. Hiçbir zaman yazdığım şiirden tam olarak hoşnut olmadım. Belki şiir yazan herkeste vardır ve belki daha içine sinen bir şiir yazmak için kendini kışkırtmanın yoludur. Başka arkadaşlarımın şiirlerine baktığım zaman, tamamen inanılmaz geliyor ve “nasıl yazmışlar” diye düşünüyorum. Şiir sever olduğum kadar çok da şair severim. Hatta bazen, “Senin beğeni eşiğin çok düşük” diye eleştirirler. “Eyvallah” falan diyorum ben. Daha geniş düşünürüm, kapsamlı okumam vardır benim. Birbirini sevmeyenleri de severim ben.

NTVMSNBC

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious