Necip Fazıl'a büyük vefasızlık

  • Giriş : 16.08.2006 / 00:00:00

Necip Fazıl Kısakürek’in hayata gözlerini yumduğu Erenköy’deki köşk apartman yapılmak için yerle bir edildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türk şiirinin üstadı Necip Fazıl Kısakürek’in, vefatına kadar son 20 yılını geçirdiği ve en önemli şiirlerini yazdığı, Başbakanları, Bakanları ağırladığı Erenköy’deki köşkü yıkıldı. Ethem Efendi Caddesi üzerindeki iki katlı taş yapının sahibi, yerine apartıman yapılması için geçtiğimiz günlerde köşkün yıkılmasına izin verdi. Üstadın hatıralarını barındıran köşkün bulunduğu yerde şimdi inşaat makinelerinin gürültüsü yükseliyor.

İKİNCİ DARBE

Kısakürek’in dostu ve avukatı Muhammed Özkan’ın gün yüzüne çıkardığı yıkım, tüm Necip Fazıl sevenler için ikinci bir darbe oldu. Çünkü yıllar önce, yine Erenköy’de bulunan ve üstadın şiirlerinde de sıkça bahsettiği Arif Paşa Köşkü, aynı akıbete uğramıştı. Birinci dereceden tarihi eser olan ahşap köşk yıkılmış yerine gökdelen yapılmıştı.

MÜZE OLABİLİRDİ

Necip Fazıl’ın oğlu Mehmet Kısakürek bu yıkımları, Necip Fazıl fikriyatından, felsefesinden beslenen ve ona yakınlık iddiası içinde olan siyasi kadroların ve nesillerin vefasızlığı olarak değerlendirdi. Yıllar önce bu iki köşkün korunması ve kültür evi haline getirilmesi konusunda büyük çaba gösterdiğini anlatan Mehmet Kısakürek, “Ancak bütün çabalarım sonuçsuz kaldı ve üstada yakınlık içerisinde olan insanların yakınlıklarının sadece laftan ibaret olduğunu gördüm” dedi.

Son 20 yılını bu evde geçirmişti

Mehmet Kısakürek yıkılan köşkün Necip Fazıl Müzesi olarak hizmet vermesi için çok çaba sarfettiğini belirterek şöyle konuştu: “Üstad 1983’te o evde vefat etti. O yıllarda Turgut Özal iktidardaydı. Rahmetli Özal, defalarca o evde üstadı ziyaret etti. Özal’ın müsteşarı Hasan Celal Güzel ve Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek’ten yıkılan köşkün kamulaştırılıp bir müze haline getirilmesinini istedim. Bir sıkıntı olması halinde alternatif olarak da üstadın yine uzun yıllar oturduğu Arif Paşa Köşkü’nü gösterdim. Bu iki köşkten birinin müze veya kültür evi haline getirilmesi ve üstadın bizde mevcut olan bütün eşyaları, tarihi ve edebi arşivinin ve her biri birer kültür mirası olan eserlerinin müsveddeleri ve asıllarının bu kültür evinde kamuya mal edilmesi için çok çırpındım. Üstada büyük yakınlık iddiası içinde olan bu insanlar taleplerime karşı ilgisiz kaldı. Hasan Celal Güzel son görüşme talebimi kabul etmediği zaman bana bir de mesaj gönderdi. İfadesi aynen şöyleydi: “Üstad bizim gönlümüzdedir. Öyle mekâna filan ihtiyacı yoktur.” Namık Kemal Zeybek’ten de bir sonuç çıkmadı. O yıllarda Arif Paşa Köşkü yıkıldı. Güya yeniden restore edilerek arka tarafa uyduruk bir şekilde yapıldı. Yerine de gökdelen inşa edildi. Üstadın elimizde mevcut bütün tarihi ve edebi arşivi, eşyaları, hatıraları, eser müsveddeleri ve asılları ciddi bir mekana muhtaç. Hepsi kültür mirasıdır. Benimle birlikte ölüp gitmemeli, kesin surette kamulaştırılmaları gerekir. Mekan konusunda son talebim de bir buçuk yıl önce Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’a olmuştur. İstanbul’da Vakıflara ait herhangi bir mekanın kültür evi olarak kullanılması için kira mukabili üstadın varislerine veya Büyük Doğu Yayınları’na verilmesini talep

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious