Nejat İşler hasta mı? Nejat İşler'in son durumu Magazin'de - Acaba Nejat İşler öldü mü?

Nejat İşler hasta mı? Nejat İşler'in son durumu Magazin'de - Acaba Nejat İşler öldü mü?.20104
22.01.2014 / 07:14:56

Nejat İşlere ne oldu? Nejat İşler'in hastalığı ile ilgili bütün detaylar haberaktuel.com'da detaylarıyla yayınlanıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Türkiye'nin en çok okunan haber sitelerinden birisi olan haberaktıuel.com'un edindiği bilgilere göre Nejat İşler şuan yoğun bakımda. Ünlü oyuncunun sağlık durumu kritik. Doktorların endişeli bekleyişi devam ediyor.

Sanatçının tedavini uzman bir ekip tarafından düzenleniyor.

Hastaneden şu açıklama yapıldı:

"Nejat İşler, 17 Ocak 2014 tarihinde, gece 00.15 civarında hastanemizin acil servisine başvurdu. Muayene ve tıbbi tetkikler sonrasında hastamızda, şiddetli akciğer enfeksiyonuna bağlı solunum yetmezliği ve enfeksiyonun çok ilerlemiş olmasına bağlı olarak septik şok tablosu saptandı. Septik şok çoklu organ yetmezliği ile birlikte seyreden ve yüksek hayati riskin oluşabildiği klinik bir tablodur.Bu tanı sonucunda tedavisi, yoğun bakım ünitesinde devam ettirilmektedir. Hastamızda gelişen septik şok sonucunda akciğerleri çok ciddi şekilde etkilenmiştir. Aynı zamanda böbrekler, kalp ve kan hücrelerinin ve karaciğerin de bu durumdan etkilendiği tespit edilmiştir.Solunum cihazına bağlı olduğu için uyutulan hastamızın tedavisi halen yoğun bakım ünitesinde devam etmektedir. Hastamız; göğüs hastalıkları, yoğun bakım, enfeksiyon hastalıkları, gastroenteroloji ve kardiyoloji uzmanları tarafından takip edilmektedir."

NEJAT İŞLER RÖPORTAJI

Dizilerin mahcup delikanlısı ya da psikopat bir grubun elebaşısı... Ünlü gibi havalarda gezmeyen ünlü, Nejat İşler!

Ne ünlü gibi konuşuyor ne ünlü gibi davranıyor ne ünlü gibi yaşıyor ne de ünlü gibi havalarda. Yanıtlamak istemediği sorularda konuyu ne başka taraflara çekiyor ne de sinirleniyor. Sadece dürüstçe ve açıkça "Söylemem" diyor ve gülüyor. Orada artık konuyu hayal gücünüze bırakıyor. 

Bundan dört yıl önce verdiği ilk röportajda fotoğraflarını çeken Ercan Arslan, İşler'e "O zaman fotoğraflarınızı çektiğimde işin başındaydınız. Şimdi ortasındasınız. Bundan sonra ne olacak?" diye sordu. İşler "Şimdi de yok olacağım" dedi. Temennisi bu ama...

Onu konuşturmak hayli zor. Bunu ona söylediğimde "Öyle derler" diyor. Toplumsal konulara girdiği için sıkıcı buluyormuş onu gazeteciler. 

Oysa biraz sıkıcı şeylerden bahsetmenin vakti geldi galiba. Zaten Nejat İşler'in başrolünde olduğu, Serdar Akar'ın yönettiği Barda adlı film de toplumun içinde bulunduğu kaosu, insanların içinden fışkıran şiddeti anlatıyor. Bir gece yarısı arkadaşlarının işlettiği barda son biralarını içip eve dönecek olan bir grup arkadaş içeri giren beş kişilik bir grup tarafından silahla alıkonuyor. Sabaha kadar dayak, işkence ve tecavüze maruz kalıyorlar. İşler de filmde bu grubun elebaşısı rolünde. Dizilerin mahcup ve efendi delikanlısı bu filmde kötü adam. Filmle hayatının örtüştüğü bir nokta var. Kendisi de Galatasaray'ın arka sokaklarından birinde Tezgah adlı bir bar işletiyor. Tezgah, 80'lerin rock parçalarının çalındığı, küçük ve kendi halinde bir yer. 

Siz de Beyoğlu'nda bar işleten birisiniz. Filmde anlatılanlar hepimizin başına gelebileceklerin en kötüsü. Herkeste birikmiş bir öfke var. Siz barınızın kapısında seçmece yapıyor musunuz?Ben kimseden rahatsız olmam ama bir yer işletince birilerinin sorumluluğunu alıyorsun. Orası senin ve oraya gelmelerini istiyorsun. Oraya geldikleri zaman onlar senin misafirin. Eğer onları birisi rahatsız ederse müdahale etmek zorundasın. Yoksa beni rahatsız etmez. Sarhoş falan, uğraşırız, sorun değil de müşteriyi rahatsız ediyorsa o zaman...

Tezgah'ın yeri de pek tekin sayılmaz. Bu tür bir olay oldu mu hiç?
Çok revaçta olan bir yer olmadığı için şimdiye kadar bir sorun olmadı belki. Aman revaçta da olmasın zaten. Dizilerin mahcup delikanlısı ya da psikopat bir grubun elebaşısı... Ünlü gibi havalarda gezmeyen ünlü, Nejat İşler!

Bir barın kapısından çevrildiğiniz oldu mu?Çok oldu. Ben hiçbir şey için pek ısrarcı değilimdir. Çevremin en sevmediği özelliğim budur. Almazsa almaz, bana ne? İki hafta önce Line'a almadılar mesela. Kapıdaki çocuk gıcık oldu herhalde. Benim sinirimi bozmuyor. Niye bozsun ki? Komik geliyor.

"Barda" filmi 13 günde çekilmiş. Çok kısa bir süre değil mi?
Bu iş başka türlü biraz zor olurdu zaten. Hiç ara vermeden girip çıkmak hepimiz için daha iyi oldu. Benim açımdan çekim biraz daha uzun sürseydi iyi olmazdı. 

Oyuncu canlandırdığı karaktere bürünüyor. Daha uzun sürse filmdeki gibi "kötü adam" olup çıkardınız belki setten. Bu mu sizi korkuttu?
Orada yaptığın bütün kötülükleri yapabilecek kıvama getiriyorsun kendini ve onu gerçekte yapmaman lazım. Kendini sürekli kontrol ediyorsun. O kontrol insanı çok yoruyor. 

İşkence, linç, tecavüz olayları iyice arttı. Sokaktan kopmamış biri olarak sokakta nasıl bir enerji hissediyorsunuz?
İyi hissetmiyorum. Kötü ve gittikçe de kötüleşiyor. Her türlü açlık var sokakta. Bu çok tehlikeli. Sokaklar tekin değil. Paylaşmayı bilmeyen insanlar yan yana geldikleri zaman ortaya şiddetten başka hiçbir şey çıkmaz. O yüzden ben de yolda korkarak dolaşıyorum. Yürürken sokak lambaları gölge oyunu yapıyor. Gölgemden korkuyorum. "Kim takip ediyor?" diye dönüp arkama bakıyorum.

Filmdeki adam dövme sahnelerini çekerken kazara yaralanan oldu mu?
Yok. Duvarlar köpüktü zaten. Filmde bir acı hissetmedik. 

İnsanın doğasında şiddet olduğu söylenir. Filmdeki şiddet herkesin içindeki şiddetten oldukça farklı ama, değil mi? Siz içinizde böylesine bir şiddet barındırıyor olamazsınız herhalde.
Barındırıyorum. Bazen İstiklal Caddesi'nin bir tarafından samuray kılıcıyla girip öbür tarafından çıkmak istiyorum.

Kalabalık olduğu için mi?
Yo, canım istiyor. Yalnız kalmak istiyorum.

Asosyal olduğunuzu söylediniz çok kez.
İnsan içine rahat çıkamam. Sıkılıyorum. 

Ama işiniz bunu gerektiriyor. Zaten bu işi de zorla yapıyor gibi bir haliniz var.
İşimi yaparken çok utanmazlaşıyorum. Kendimi çok özgür hissediyorum, o yüzden işimi çok seviyorum. Ama yaşadığım keyifli anın bozulmasına tahammül edemiyorum. Benimkinden farklı nedenlerden dolayı bu işi seçen insanlarla yan yana geldiğimde çok anlaşamıyoruz. Öyle olunca da sıkılıyorum. Oyun oynuyoruz ya... Ben oyunu eğlenmek, iyi hissetmek için oynuyorum. Bunun karşılığında para ödüyorlar. Ne güzel.

Çok fazla ciddiye almıyor musunuz?
Alıyorum, sen deli misin! Oynarken çok ciddiyimdir. Şurada bir basketbol maçı çevirelim mesela, basketbol oynarken de çok ciddiyimdir. Ama şımarıklığa tahammülüm yok. İşin getirdiklerini kullanmak için işi yapanları ya da yaptığı işin getirdikleri nedeniyle havaya girenleri, egoları yükselenleri sevmiyorum. Onlarla yan yana duramıyorum.

Sizin bu işi seçme nedeniniz ne?
Ben aslında başka şeyler yapacaktım da, onları yapamayınca bunu rahat yapabileceğimi düşündüm. 

Başka?
Hiçbir kadına tecavüz edemezsin normal hayatta. Mesela araba kullanmayı filmlerde öğrendim. Hiç merakım yok. Havaalanında uçak kovaladım iki kere. Normalde uçak kovalayamazsın. Şaka gibi şeyler yapıyoruz bazen, çok hoşuma gidiyor. Arabaların üzerine atlıyoruz, cam patlatıyoruz.

Rol icabı da olsa tecavüz etmek nasıl bir şey?
E zor. Biri karşı koyarken bir şey yapmaya çalışmak zor. Nasıl yapıyorlar, merak ediyorum valla. 

Filmde o ruh haline girmek zor olmadı mı?
13 günde çekip oradan hiç çıkmadığımız için herkes başına geleceklerin farkındaydı. Biz de ne yapacağımızın farkındaydık. Her şey kontrollü gelişti. Bizim kapıldığımız zamanlar mutlaka olmuştur ama Serdar (Akar) çok güven veren bir adam olduğu için bizi durdurdu. 

Yoksa olay insanın doğasındaki şiddetin ortaya çıktığı "Sineklerin Tanrısı" romanına dönecekti herhalde.
Aynen öyle. Serdar kafasında çoktan çekip bitirmişti filmi. Her şey planlı olduğu için onun kontrolü dışında hiçbir şey olmadı. 

Çok kavgaya karıştığınız oldu mu?
Ben biraz kavganın ortasında kalanlardanım. Genelde kaçarım. Çok ağzım burnum kırıldı. Her yerim yara bere içinde.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*