Erdoğan: Bu bir meydan okumadır!
Erdoğan: Bu bir meydan okumadır!


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Futbol Zirvesi'ndeki konuşmasında 16 Nisan'da düzenlenecek Anayasa Değişikliği referandumu ile ilgili muhalefete sert sözler sarfetti. Erdoğan, verilen oyların önemini anlattı.

Uluslararası Futbol Zirvesi'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Bu oyun aynı zamanda bir direniştir, bir meydan okumadır'' dedi.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

''Sporun, özellikle futbolun kaynaştıran farklı kimlikleri bir araya getiren yönünü hepimiz çok iyi biliyoruz. Futbolun özünde rekabetle birlikte fedakarlık dostluk ve dayanışma vardır. Bu oyunda kazanmak için sahaya çıkan oyuncuların bireysel yetenekleri yanında arkalarında güçlü bir yönetim desteğine uyuma ihtiyaç vardır. Hakem bitiş düdüğünü çalana kadar pes etmemeyi gerektiren bir oyunda ümitsizliğe asla yer yoktur. Bu oyun aynı zamanda bir direniştir bir meydan okumadır. Futbol estetiktir, sanattır görsel bir ziyafettir.

Çocukluk dönemlerinden itibaren futbola gönül vermiş gençlik yıllarında çeşitli kulüplerde top koşturmuş biri olarak bu işin bir insana neler kazandırabileceğini çok iyi biliyorum. Profesyonel değildim. Siyasetin temelde Futbol ile birçok ortak yönü olduğuna inanıyorum. Spor gibi siyasetin de özü rekabettir, yarıştır. Bu yarışın ilk aşaması sandıktan galip çıkmak için ikinci aşaması da sorumluluk üstlendikten sonra millete hizmet götürmek içindir. Tıpkı Futbol gibi siyaset de takım oyunudur. Yani sağlam bir kadro gerektirir. Plansızca oynayan, taktiği ve stratejisi olmayan bir takımın kupayı kaldırma ihtimali nasıl yoksa milletine söyleyecek sözü olmayan siyasetçilerin, siyasi partilerin de başarı şansı yoktur. Futbol gibi siyaset de tutku olmayınca aşk olmayınca sürdürülecek bir iş değildir. Kendini o işe adayacak. Yani futbolun da bir inadı vardır. Hocam bana 'Oğlum topu yiyeceksin' derdi. Top yenir mi? Orada inadı anlatıyor.

Son anayasa değişikliğinde olduğu gibi hala nasıl futbolun, inşallah onlardan kurtuluyoruz, holiganları varsa, hala holigan siyasetiyle netice almaya çalışanların bulunduğunu da görüyoruz. Fikirlerinin gücüne güvenemeyenler, yalana, iftiraya, hatta şiddete başvurmaktan çekinmediler.

''MAALESEF ÜLKEMİZDE BUNU ÇOK SIK YAŞIYORUZ''
Sporun içine şiddet ve saldırganlık girince centilmenlik ruhu nasıl kayboluyorsa, siyasetin içine yalan, iftira ve çarpıtma girince aynı sonuç ortaya çıkar. Maalesef ülkemizde bunu çok sık yaşıyoruz. 40 yıllık siyasi hayatım boyunca bir taraftan milletimize hizmet ederken, diğer taraftan da bu yıkıcı siyaset anlayışıyla mücadele yürüttüm. Siyasetin kalitesi yükseldikçe iktidarı sandık yoluyla değil de şikeyle, hileyle, darbeyle, tehditle, yıkıcı siyasetle elde edebileceğini sananlar bizim milletimiz tarafından tasfiye edilmiştir.

''BUNLARIN SİYASETTE JÜBİLE ZAMANI ÇOKTAN GELMİŞ AMA HALA DİRENİYORLAR''
Milletten korkan, gençlerden çekinen bir anlayışla Türkiye'nin geleceği inşa edilebilir mi? Aslında bunların siyasette jübile zamanı çoktan gelmiş ama hala direniyorlar. Onun için de çıktıkları tüm maçlarda yeniliyorlar. Daha önce 7 defa yenilmişlerdi. İnşallah 16 Nisan'da 8. defa yenilecekler. İnşallah bu defa mesajı alırlar.
Hakkımız olduğu halde bize olimpiyatları vermediler. Oralarda dönen dolaplara şahit oldum biliyorum.''
http://www.haberaktuel.com/ sitesinden 30.03.2017 tarihinde yazdırılmıştır.