Erdoğan: Heykelimin dikilmesini istemiyorum
Erdoğan: Heykelimin dikilmesini istemiyorum


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bazı AK Partili belediyelerin heykelini yaptırmalarına tepki gösterdi ve bumum değerlerimize ters olduğunu vurguladı. Erdoğan Kılıçdaroğlu'nun sözlerine de yanıt verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Bir defa bu bizim değerlerimize terstir. Ben ne heykelimin dikilmesini, ne masklar yapılmasını, ne bu tür görseller yapılmasını istiyorum'' dedi. Erdoğan, ''2019 Mart'ında aday olacak belediye başkanlarımız, şu andaki mevcut belediye başkanlarımız hedefi 2019'un Mart'ına değil 2019'un Kasım'ına koymalıdır'' ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı, CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun ''Artık kavgaysa, kavga'' açıklamasına da yanıt verdi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium'da Belediye Başkanları Toplantısı'nda konuştu.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

''Tıpkı hükümette diğer alanlarda olduğu gibi belediyecilikte de rakiplerimizle değil kendi kendimizle yarışıyoruz. Önümüzdeki seçimde çıtayı biraz daha yükseltiyoruz.

Türkiye 15 yılda çok büyük mesafe katetti. En basitinden ekonomide 3 kat büyüdük. Seçmen sayımız 41 milyondan 55 milyonun üzerine çıktı. Yani 14 milyon gencimiz seçmen olarak sisteme girdi.

Bizim ölçümüz diğer partiler ve onların belediye başkanları değildir. Çıtayı o kadar düşürmeye hakkımız yok. Biz kendi kendimizle yarışıyoruz, öyle de devam edeceğiz. Şehre hükmeden değil hizmet eden belediyecilik anlayışı sayesinden bugün bulunduğumuz noktaya ulaştık.

Kardeşlerim unutmayın; dava kalıcı isimler ise fanidir. Biz kalıcı olana bakacak sadakatimizi davamıza göstereceğiz.

2019 Mart'ı bizim için adeta olmazsa olmazdır. Onun için 2019 Mart'ında aday olacak belediye başkanlarımız şu andaki mevcut belediye başkanlarımız hedefi 2019'un Mart'ına değil 2019'un Kasım'ına koymalıdır. Belediyelerimiz hakkında en ufak spekülasyona fırsat vermeyecek şekilde çalışmalarımızı yürütmemiz lazım. Bütün dedikoduları adeta sil baştan yapacak gibi. Bugünkü bu toplantı ile bir miladi adımın atılması gerektiğini ifade etmek istiyorum. Şehirlerdeki beldelerdeki bütün dedikoduların ortadan kalkması için belediye başkanlarımıza il genel meclisi üyelerimize çok büyük iş düşüyor. Bizim belediye başkanlarımız şehirlerine yük olan değil şehirlerinin yükünü omuzlayan kişiler olmalıdır.

Açık ve net konuşacağım bu yolda küsmek darılmak hele hele mücadeleye zarar verecek davranışlar içine girmek hiçbir arkadaşımıza kesinlikle yakışmaz. Biz sıradan bir parti değiliz. Bu dönemde AK Parti'ye zarar verecek her söz Türkiye'ye vurulmuş bir darbe olacaktır. AK Parti kazandığında Türkiye kazanıyor. Türkiye kazandığında AK Parti kazanıyor.

Seçimde başarı çıtamız asgari yüzde 50 artı 1 oy elde etmektir ama asıl hedefimiz milletimizin tamamının gönlünü fethetmektir. AK Parti ve Tayyip Erdoğan düşmanlığını varlık sebebi, hatta ekmek kapısı haline getirmiş küçük bir kesimi hariç tutarsak yeteri kadar gayret gösterirsek, ülkemizde desteğini alamayacağımız hiçbir vatandaşımızın ben bulunmadığına inanıyorum.
''BİZ İNSANLARA AKILLARININ ALACAĞI DİLDEN KONUŞMASINI DA BİLİRİZ''
Seçimlere kadar 81 vilayetimizin tamamında ulaşmayı hedefleyerek çalışmalarımızı yoğunlaştırmalıyız. Biz kendi kaderimizi ülkemizin kaderiyle bütünleşmiş olarak görürken ana muhalefet partisinin milletvekilleri teröristlerle aynı safta olmak için adeta can atıyor. Siyasetle insan hakları ile ilgisi kesinlikle yoktur. Kendi ülkesine kendi milletinin terörle mücadelesine husumet besleyenlere milletiniz hak ettiği dersi sandıkta mutlaka verecektir.

Ana muhalefetin başındaki zat, 'Artık kavgaysa, kavga' diyor. Hale bak. Sizin hayatınız zaten bu milletle, bu milletin değerleriyle, kutsallarıyla kavgayla geçti. Eğer bizimle kavga edeceksen bunu her fırsatta Avrupa Birliği'ne, yabancı ülkelere, kuruluşlara şikayet ederek zaten yapıyorsun. Bu zat, kendi ülkesini, devletini, milletini yabancılara şikayet ederek, hedef göstererek siyaset yapmayı alışkanlık haline getirdi. Bu sevgi ve dostluk bunu hak edenler içindir. Düşmanlığı kendine yol edinenlerle kavga etmektense hiçbir zaman kaçmadık kaçmayız. Biz insanlara akıllarının alacağı dilden konuşmasını da biliriz.

Terörle mücadele operasyonlarında ülkemize çok büyük imkanlar sağlayan Silahlı İnsansız Hava Araçları'na yönelik iddialar, bu çarpıklığın en son örneğidir. Terörle mücadele ederken sivillerin zarar görmemesine yönelik hassasiyetimizi herkes gıpta ile takip eder ve takdirlerini belirtirken, birilerinin suyu bulandırmak için uğraşması ibretlik bir hadisedir. Türkiye, bırakınız kendi sınırlarımız içindeki operasyonları, sınır ötesi operasyonlarında dahi sivillerin zarar görmemesi politikasından taviz vermemiş bir ülkedir.
Türkiye'nin terörle mücadele yönteminden ve son dönemde elde ettiği ciddi başarılardan rahatsız olmaya terör örgütünün hakkı olabilir, terör örgütünü destekleyen birtakım güçler de bundan rahatsızlık duyabilir. Ama bu ülkenin hiçbir milletvekilinin böyle bir hakkı yoktur. 'Silahlı insansız hava araçlarıyla sivillerin hedef alındığı' gibi tam da terör örgütünün uluslararası alana taşımak isteyeceği türden bir iddiayı gündeme getirmenin siyasetle, insan haklarıyla ilgisi kesinlikle yoktur. Kendi ülkesine, kendi ülkesinin güvenlik güçlerine, kendi milletinin terörle mücadelesine husumet besleyenlere milletimiz hak ettiği dersi sandıkta mutlaka verecektir.

Rabia işaretini hala bilmeyen öğrenemeyenler var galiba. Bunu unutmayacağız. Herkesin kendine has işareti var bizim partimizin işareti sembolü bu. Herhalde bunu Mahir Bey yazılı olarak göndereceksiniz. Bunun felsefesi belli. Tek millet tek bayrak tek vatan tek devlet. Bunu Kılıçdaroğlu öğrenmemiş varsın öğrenmesin.
Yaşadığımız dönem ve içinde bulunduğumuz şartlar sebebiyle bizim ömrümüz zaten hep kavgayla geçti. Hayatımızın her döneminde Türkiye'ye ve Türk milletine düşman kim varsa onlarla kavga ettik, etmeyi de sürdürüyoruz. Darbecilerle, darbe heveslileriyle, vesayet odaklarıyla, karanlık lobilerle, terör örgütleriyle, her türden ihanet çeteleriyle kavgamızı Allah ömür verdikçe devam ettirmekte de kararlıyız. Kendimiz için değil uğruna canımızı vermeyi göze aldığımız değerlerimiz, ülkemiz, milletimiz, bayrağımız, ezanımız için yürüttüğümüz bu kavgada yanımızda olan herkesten Allah razı olsun.

Ey Kılıçdaroğlu, ey yanındaki kendini bilmezler, Silahlı İnsansız Hava Araçları'nın yaptığı iş, bu vatana, bu millete ihanet eden teröristleri yok etmektir, bunu böyle biliniz. Sen bir gün başka konuşacaksın, bir gün başka konuşacaksın... Biz sizi biliyoruz zaten, siz gökkuşağı gibisiniz, renkten renge devamlı giriyorsunuz ama bir gün başka, bir gün başka... İşte bu siyasetçiye yakışan bir yürüyüş değildir. Onun için de 9 seçim, 9 mağlubiyet aldın, almaya da devam edeceksin.

(CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu) Bu milletin evlatlarını şehit edenleri savunanlar bu milletin oyunu alamaz, bunu böyle bileceksin. Yani benim Mehmetçiğim kim? Bunlar bizim evladımız. Onları şehit edenler teröristler. 'Onları yok etmek bizim görevimiz değil' öyle mi Ondan sonra utanmadan, sıkılmadan da çıkacaksın, 'Dört yılda ben terörü bitiririm' diyeceksin. Sen kimsin ya, neyi bitireceksin? Lafla peynir gemisi yürümüyor.

Bize yıllarca Amerika İsrail İnsanız Hava Araçları'nı vermemekte adeta kılı kırk yardılar. Verdikleri zaman da bunların tamiratı tadilatı bize hendek atlattı. Artık bu ülke kendi İnsansız Hava Araçlarını silahlı olanlarını yapar hale geldi. Şimdi asıl bundan rahatsız oluyorlar. S-400 anlaşması yaptık diye çılgına döndüler. Ne olacaktı? Sizi mi bekleyeceğiz. Güvenlik noktasında tedbirlerimizi alıyoruz alacağız.

Bazı belediyelerimizde şahsımın heykel veya benzer görsellerini yapmışlar, tabii bunu duyunca ben çok üzüldüm. Bir defa bu bizim değerlerimize terstir. Ben ne heykelimin dikilmesini, ne masklar yapılmasını, ne bu tür görseller yapılmasını istiyorum. Bizim belediyelerimiz, bir defa bunları kaldırttık ayrı mesele, bundan sonra lütfen bu yanlışlara tevessül etmesinler, heykel değil, hizmete yönelik eserler diksinler. Bunların bizim değerlerimizle çatışan şeyler olduğunu bilmemiz lazım.''
http://www.haberaktuel.com/ sitesinden 22.11.2017 tarihinde yazdırılmıştır.