Neyzen Tevfik'in hediye ettiği ney

Neyzen Tevfik'in hediye ettiği ney.10838
  • Giriş : 31.01.2009 / 10:52:00

Elazığ'da, dedesi Neyzen Tevfik'in arkadaşı olan kişi, Tevfik'in dedesine armağan ettiği neyi hatıra olarak saklıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Aydın Kurtoğlu (38), dedesi Süleyman Kurtoğlu'nun 1904 yılında, şu anda Erzincan'a bağlı Kemaliye ilçesinde dünyaya geldiğini söyledi.

Dedesinin 1920'li yıllarda İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde eğitim görmek için İstanbul'a gittiğini ifade eden Aydın Kurtoğlu, ''Dedem bir yandan eğitim alırken İstanbul'da Neyzen Tevfik ile tanışmış. Dünyaya bakış açıları aynıymış, birbirlerini bulmuşlar ve devamlı dost meclislerinde bulunmuş, sohbet etmişler'' dedi.

Aile olarak da müzik, sanat ve edebiyata düşkün olduklarını, dedesinin aynı zamanda ud çaldığını belirten Kurtoğlu, dost meclislerinde dedesinin sohbet ve meşklere uduyla eşlik ettiğini söyledi.

Dedesinin kendilerine Neyzen Tevfik'le sohbetlerini anlattığını kaydeden Kurtoğlu, şöyle konuştu:

''Dedemin anlattığına göre, uyumadan kalkmadan 2 gün süren meşkler yapar, tarih, sanat ve edebiyattan konuşur, sohbet ederlermiş. Neyzen Tevfik 'Kime sordumsa seni doğru cevap vermediler' mısrasıyla başlayan dörtlüğünü ilk kez dedemin bulunduğu mecliste okumuş. Ve hatta bir kağıda yazıp dedeme vermiş. Ancak daha sonra bunu kaybettik. Bu şiiri dedem bize sık sık okur ve bu hikayeyi anlatırdı. Yine bir gün mecliste otururken Neyzen Tevfik şiir okuyor. Dedem de bu şiire uygun cevap veriyor. Dedemin cevabından çok memnun olan Neyzen Tevfik o mecliste kendi çaldığı neyi dedeme hediye ediyor.''

Dedesinin eğitimini tamamladıktan sonra Elazığ'a göç eden ailesinin yanına döndüğünü bildiren Kurtoğlu, dedesinin Neyzen Tevfik'le bir süre mektuplaştığını ancak daha sonra Neyzen Tevfik'in belirli bir yerde bulunamaması üzerine mektuplaşmaya ara verdiklerini kaydetti.

Dedesinin Neyzen Tevfik'le aynı mecliste bulunmasının, Neyzen Tevfik'e ait neyin kendilerine hatıra olarak kalmasının büyük bir gurur olduğunu belirten Kurtoğlu, ''O insanlar belirli sınırları aşmış, edebiyat ve sanat yönünden kendilerini geliştirmiş, daha doğru ifadeyle ayaklı kütüphane gibilerdi. 1990 yılında vefat etti. Bıraktığı Neyzen Tevfik'e ait bu ney ailemizin en değerli eşyası. Bu ney, atadan babaya ve çocuklarına kadar bizde eşi bulunmaz bir hatıra olarak kalacak. Ona gözümüz gibi bakıyoruz. En az 1928 yılından bu yana bu ney ailemizde'' dedi.

-NEYZEN TEVFİK KOLAYLI-

AA muhabirinin çeşitli kaynaklardan derlediği bilgilere göre, 1879'da Muğla'nın Bodrum ilçesinde doğan Neyzen Tevfik Kolaylı, 13 yaşında babasının görevi nedeniyle geldikleri Urla'da usta bir neyzen olan Berber Kazım ile tanıştı ve ders almaya başladı. Hastalığı nedeniyle çeşitli kereler okul hayatına ara vermek zorunda kalan Neyzen Tevfik, sırasıyla İzmir ile İstanbul Galata ve Yenikapı mevlevihanelerinde dönemin ünlü isimleriyle tanışıp ders aldı.

1919 yılında ilk kitabı olan ''Hiç'' yayınlanan Neyzen Tevfik, 1923'te bir süre Ankara'da bulundu. 1927 yılında sara nöbetleri ve alkol yüzünden Toptaşı Tımarhanesi ve Zeynep Kamil Hastanesinde tedavi görmeye başlayan Neyzen Tevfik, 1930'lu yıllarda konservatuvarda görev yaptı. 1940'lı yıllarda tedaviye devam eden Neyzen Tevfik'e valiliğin izniyle Bakırköy Akıl Hastahanesinde oda ayrıldı ve Tevfik istediği zaman hastaneye gelip tedavisini sürdürdü.

1949 yılında dostlarından İhsan Ada'nın eserlerini onun gözetimi altında ''Azab-ı Mukaddes'' adıyla kitaplaştırdığı Neyzen Tevfik, 1951-1952 yıllarında çeşitli filmlerde oynadı.

Neyzen Tevfik Kolaylı, 28 Ocak 1953'te vefat etti.

Toplum kurallarının dışında bir yaşam süren Neyzen Tevfik, edebiyatta taşlama türünün en önemli temsilcilerinden kabul edildi. Taşlama kitaplarının yanı sıra çeşitli taksimler ve nihavent ile şehnazbuselik saz semaileri besteleri de olan Neyzen Tevfik'e mal edilen, halk arasında anlatılan çok sayıda fıkra bulunmaktadır.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*