O pankartta devlet bizi yalnız bıraktı

O pankartta devlet bizi yalnız bıraktı.8707
  • Giriş : 02.01.2009 / 10:30:00

İlk yarının en kötü olayı Trabzonspor taraftarının açtığı ’Yasin’lerle çıktık yola Ogün’ler çok yakında’ pankartıydı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener, 2009'un ilk röportajını Sanem Altan'a verdi...

“İlk yarının en kötü olayı Trabzonspor taraftarının açtığı 'Yasin'lerle çıktık yola Ogün'ler çok yakında' pankartıydı.”

“Bu beni çok ürküttü. Şiddet Yasası gereği cezai işlem uygulanmalıydı. Devletin kurumları tepki göstermedi.”

“Ben dahil, kimse ciddi hakem hatası olmadı diyemez. Kasıt aranmıyor ama güven sorunu vardı. Bunu değiştirdik.”

Futbol dünyası sizi yakından tanıyor aslında. Altay'ın başkanıydınız. Levent Bıçakcı federasyon başkanıyken onun yönetimindeydiniz. Ama kamuoyunun önüne çok çıkan biri değilsiniz. Neredeyse hakkınızda hiçbirşey bilmiyoruz. Merhum Hasan Doğan kendi başkanlığından önce size iki kez TFF başkanlığını teklif etmişti ama kabul etmediniz. Şimdi niye kabul ettiniz?

Evet, son iki seçimden önce bana başkanlık teklif edildi. Hatta Ulusoy-Bermek seçiminden bir gün önce rahmetli Hasan Ağabey'in odasında bir toplantı oldu, Haluk Ulusoy cephesini temsilen Cemal Aydın ve birkaç kişi daha geldi. Orada, 2 adayın geri çekilip benim başkan olmam teklif edildi, kabul etmedim. Rahmetli bunu istemişti gerçekten, kendi girdiği dönem bile bana başkan olmam için teklif getirmişti. Hayır dememim nedeni ise çok basitti, ailem ve işim nedeniyle.

Ama hâlâ bir aileniz ve işiniz var değil mi? Ne değişti sizin için?

Ailem İzmir'de yaşıyor. Orada bir işim var. İşimi ve ailemi bu yaşta ihmal edemeyeceğimi düşünüyordum. Ama beklenmedik bir şekilde Hasan Ağabey'i kaybedince yeni bir durum oluştu benim için. Ben başkan vekiliydim. Bu görevi kabul etmekle bilmeden başkanlığı kabul etmiş oldum aslında. Çünkü o günkü ortamda ailem ve işimi öne sürerek başkanlıktan geri çekilmem olabilecek bir şey değildi. Yola çıkış amacımıza, yola çıkış hedeflerimize aykırı hareket etmiş olurdum. Ekip olarak yola çıktık, ihanet etmiş olurdum. Hasan Ağabey'den sonra kurduğumuz anlayışın devam etmesi gerekiyordu ve bu ancak bizim yönetimimizde olabilirdi. Dağılmadan devam etmesi için benim başkan olmam tek seçenekti.

Tüm kulüplerin ittifakıyla kazandınız, spor kamuoyu da çok destekledi sizi.

Evet, bu da olunca zaten başkanlık bana kaldı.

Ligin ilk yarısının en kötü olayı neydi. Sizi en çok ne rahatsız etti?

Ligin ilk yarısının en kötü olayı Trabzonspor taraftarlarının federasyona yaptığı yürüyüş sırasında açtığı 'Yasin'lerle çıktık yola Ogün'ler çok yakında' yazılı pankarttı. Bu beni çok ürküttü. Açıkçası tehlikeli bir durumdu. Çünkü devletin kurumları gerekli tepkiyi göstermedi. Oysa Şiddeti Önleme Yasası gereği o pankartı açanlar hakkında cezai işlem uygulanmalıydı. Hiçbir şey yapılmadı. Trabzonspor-Bursaspor olayında kamuoyu hep Trabzon'un söylemleriyle hareket etti. Bize açılan pankart çok önemliydi, çok ürkütücüydü. Beklentimiz şiddeti önleme yasasına göre bu pankartı açanlara ceza verilmesiydi. Hiç bir yetkili bir tek şey yapmadı. Bizim elimiz kolumuz bağlı bu konuda. Mevcut yasa uygulanmıyor. Acilen değiştirilmeli oysa.

Hakem hatalarına değineceğiz ama madem konu buraya geldi, şunu sorayım önce: Kulüp başkanları hakem hataları ile ilgili sizi arıyorlar mı? Çünkü ligin başında Aziz Yıldırım ve Yıldırım Demirören'in sizi aradığını duydum ve siz onlara bunu bir daha tekrarlamamalarını söylemişsiniz. Erman Toroğlu TV'de anlatmıştı bunu. Ne geçti o konuşmalarda? Ne anlatmıştı Erman Toroğlu?

Şunu anlatmıştı, Demirören sizi aramış maçtan hemen sonra, siz ona “Seninle Futbol yüzünden arkadaş olmadık ama Futbol yüzünden arkadaşlığımız bozulabilir. Sakın beni bir daha maçtan hemen sonra arama” demişsiniz.

Yıldırım Demirören çocukluk arkadaşım. Ama iş başka dostluk başka. İş konuşmalarımız bu çerçevede gerçekleşiyor hepsiyle. Aksine izin vermem. Şunu da hemen belirteyim; maç biter bitmez beni kimse aramamalı, çok açık ve net. Bu konudaki çizgimi herkese çok açık ve net çizdim. Maç biter bitmez beni kimse arayamaz. Bunun doğruluğunu bir takım olaylar da yaşadık, evet.

G.Saray-Beşiktaş derbisinden sonra Oğuz Sarvan'a ettiği küfürü nasıl yorumluyorsunuz?

O söylemleri için disiplin kuruluna sevk edildi ve ceza aldı. Ama onu tanırım, Yıldırım da şu an pişmandır, öyle olduğuna hiç şüphem yok. Neticenin sıkıntısıyla öyle bir tepki oldu bence. Öyle biri değil çünkü.

MHK Başkanı şu anda çok eleştirilen bir isim. Hasan Doğan zamanında MHK'nin başına gelmişti. Siz Sarvan'a ne kadar güveniyorsunuz?

Oğuz Sarvan'a kefilim. MHK'ye güveniyorum. Sarvan'ın hakemlik kariyeri çok yüksektir.

Ama bir şey yanlış yapılıyor olmalı. Hakem hatalarının sizce nedenleri nedir?

Bence baskıya dayanamamak. Arkalarında güven ve desteği hissetmeden hatasız gitmeleri mümkün değil bence. Güven problemi var geçmişten gelen. Onlar güven istiyorlar. Yaptığımız toplantıdan da bu güven çıktı. Hakemlere gittim anlattım. Çok memnun oldular. Dolayısıyla şimdi sıra hakemlerde. Bu bir güven meselesi ve biz bunu sağladığımızı düşünüyoruz. Yoksa Halis Özkahya-Cemal Aydın olayı ortaya çıkmazdı.

Kulüpler Birliği toplantısı hakemlere destek olmak için mi yapıldı? Bu da bir tuhaf. Başkanlar demeç verirken şikâyetçi, orada hep beraber toplanınca “Destekliyoruz hakemleri” diyorlar. O da tuhaf. Oğuz Sarvan niye katıldı o toplantıya?

Hakemlere destek verelim diye toplanmadık bir kere, Sarvan'ın katılmasının sebebi yaşanan sıkıntıları değerlendirmek ve beraber ne yapılması gerektiğini konuşmak. Kimse ilk yarıda önemli hakem hataları olmadı diyemez. Bunları konuştuk. Hataları konuşurken arkasında kasıt aramıyor kimse. Herkes hata olduğunu biliyor. Tüm başkanlar dedi ki, 'Bu hakemlerle devam edileceği için güven mesajı vermeliyiz.' 34 hakemimiz var, onlarla lige devam edeceğiz. Başkanı değiştir diyorlar kamuoyunda, değişse ne değişir? Ligde bu hakemlerle devam ediyorsun. Performansları değişir mi hakemlerin, başkanları değişse. Hatalar da devam edecek bence ikinci yarıda. Ama minimuma getirmek için elimizden geleni yapıyoruz.

Hataların nedenlerini bulduk, yaratılan baskı. Çözüm ne peki?

Futbol Federasyonu ya da sadece MHK bunu düzeltemez. Herkese görev düşünüyor. Biz federasyon olarak şuna karar verdik. Hakemlere psikolojik destek vereceğiz. Önemli maçlar öncesi hakemleri kampa almak gibi projelerimiz var. Hakemin yetişmesinde eksik olan her şeyi yapacağız. Yetenek eksikleri olabilir ama yetişmesinde de neredeyse hiçbirşey yapılmamış bugüne kadar.

Eşim başkanlığımı istemedi

“Karar vermeden önce eşim Ayşe ile konuştum. Sıcak bakmadı, hâlâ bakmıyor. Aile hayatıma düşkünüm. İstanbul'a bir türlü alışamadım.”

Eşiniz Ayşe ne diyor başkan olmanıza? İki küçük oğlunuz var. Onlar hâlâ İzmir'de. Çok zor bir karar aslında. Kabul etmemeyi de düşündünüz mü hiç?

Kafam geldi, gitti tabii. Bu kararı vermeden önce Ayşe'yle ve iş ortağımla konuştum. İş ortağım sağolsun işleri üstlendi ve çok da güvendiğim biri. Orada sorun yok. Ama Ayşe istemiyordu, hâlâ da istemiyor. Ben de aile hayatına düşkün bir insanımdır. Biri 7.5, biri 4.5 yaşında iki oğlum var. Haklı olarak sıcak bakmadı Ayşe.

Hayatınızda başta neler değişti? Mesela, siz sevilen birisiniz. Şu anki görevinizse herkesi aynı anda memnun edemeyecek bir görev. Küskünlükler yaşıyor musunuz?

Hayatımda konuşmadığım kadar telefonla konuşuyorum. İki telefonum var, ikisine de şarj dayanmıyor, ben de yoruluyorum. Cep telefonundan önce hayat nasıldı merak ediyorum. İş hayatımdan çok daha fazla yoruluyorum Federasyon Başkanı olarak. Tempo çok daha yüksek. Sevilme meselesi ise şöyle, ben pozitif bir insanım. Herkese ve her şeye önce iyimser yaklaşırım. Ve hiçbir makama tepeden inme gelmedim. En alt seviyeden sabırla yükseldim. Ve o zaman içerisinde kalıcı dostluklar kurdum. 20 yaşından bugüne kadar yaptıklarımın neticesidir bu. Ve benim için övünülecek bir şeydir. Birçok kulüp başkanıyla köklü arkadaşlıklarım var. Kimseyi kırmam ama uzlaşmak için kişiliğimden ve fikirlerimden ödün vermem. Gerekirse dostlarımı da kırarım. Düşündüğümü söylerim.

Seçildiğinizden beri kaç kere İstanbul-İzmir arası uçmuşsunuzdur?

Çok uçuyorum. Haftanın minimum 3, en fazla 5 akşamı İstanbul'dayım. Hafta sonlarımı İzmir'de geçirmeye özen gösteriyorum. Çocukların da okulu olmuyor. Haftasonu için başka plan kesinlikle yapmıyorum.

Buraya tümüyle taşınmayı düşünüyor musunuz?

Hayır. Ayşe bunu kesinlikle kabul etmez. Açıkçası ben de İstanbul'u o kadar çok sevmiyorum. Yarı İstanbul'lu oldum, hâlâ çok zorlanıyorum. Alışamadım. Alışacağımı da hiç zannetmiyorum. Tek başına kalmak da zor. Dışarıda yiyiyorsun, şu an hâlâ otelde kalıyorum.

Terim 2 takım Çalıştıramaz

“Fatih hoca dünya çapında bir teknik direktör. Ona teklif gelmesi de çok normal. Büyük bir takım isterse gitmesine tabii ki izin veririz.”

Fatih Terim'in G.Saray'la transfer görüşmesi yapmasına kırıldınız mı?

Ben böyle bir görüşme bilmiyorum. Fatih Hoca'ya sordum, 'Görüşmedim' dedi, ben onu bilirim. Terim UEFA'nın yılın antrenörü ödülüne aday gösterdiği 5 teknik direktörden biri. Bu dünya çapında bir teknik direktör olduğunu gösteriyor. Ona da teklif gelmesi kadar normal bir şey olamaz. Milli Takım'ı böylesine kariyerli birinin çalıştırmasından övünmemiz gerekirken, tam tersini yapıyor ağır biçimde eleştiriyoruz. Bu büyük bir haksızlık. Ayrıca Türkiye'nin hocası iki takım çalıştıramaz. Hasan Doğan, Terim'e 'Büyük bir takımdan teklif alırsan, gitmene izin veririz tabii ki' demişti. İki takım çalıştırmasına değil, bırakıp gitmesine izin veririm demişti. Ama büyük takım dediğimizde de dünya üzerinden bahsediyorum tabii ki.

Şike'nin önüne geçmek için hapis cezası içeren bir yasa tasarısı öneriniz vardı. Ancak bu girişiminizden beklediğinizi alamamışsınız. Bu doğru mu?

Şike ile ilgili çok kısa süre içinde yasanın çıkması lazım. Biz hapis cezesı getiren bir uygulama istedik ve ona göre tasarı hazırlayıp, alt komisyondaki yasaya bir maddeyle eklettirdik. Ne var ki bakanlık bir süre önce 'Ayrı bir şiddet ve şike yasası çıkartacağız' diyerek bizim isteğimizi yasadan çıkarttı. Oysa biz bir an önce hayata geçmesini istiyoruz. Biz 4-ila 8 yıl hapis cezası öngörmüştük. Bizim görevde olduğumuz sürede şikeden iki futbolcuya ceza verdik. Ama caydırıcı olmadı. Çünkü bu suç organizasyonlarına Futbol dışından katılanlar var. Asıl onların da ceza alması gerekir. Cezaların caydırıcı özelliği olmalı.

Haluk Ulusoy'a AFİYET OLSUN!

Geçen haftalarda Haluk Ulusoy ekibi bazı hakem ve hakem hocalarıyla İstanbul'da bir toplantı düzenledi. Bu yemekte size ve kamuoyuna verilmek istenen bir mesaj var mıydı sizce?

Afiyet olsun. Beni ilgilendirmiyor. Tekrarlasınlar bence. Bizim gözlemcilerimizden de oraya katılanlar oldu. Kendi eleştirdikleri insanlarla aynı yemekte olmaları zaten doğru değil. Ve onlarla yolumuzu ayırdık.

F.Bahçe'yi değil Altay'ı tutuyorum

Bazı kesimler sizin yönetimiz için Fenerasyon yakıştırması yapıyor. Dışarıdan F.Bahçe ile bu kadar yakın gözükmenizi sağlayan ne oldu?

Bilmiyorum. İstanbul'a gelince oldu bu. Kulüp başkanları arasında en az konuştuğum Aziz Yıldırım'dır. Kulüp başkanları arasından en son tanıdığım Aziz Bey'dir benim.

F.Bahçe'yi tuttuğunuzu duydum..

Altay'lıyım.

Sezon başında lisans almaya engel borçlar nedeniyle 2 takım hükmen yenik sayıldı. Bu nedenle siyasilerle küskünlükler yaşadığınız doğru mu?

Bir şeyler oldu, bazı yöre milletvekilleriyle bakanlardan böyle istekler geldi. Önce bize darıldılar. Ama sonra herkese eşit davrandığımızı gördüler. Sanırım bunu gördükten sonra da kırgınlıklar ortadan kalkmıştır.

Protokol Tribünü herkes için sorun

Protokol tribünlerinde sürekli bir şeyler oluyor. Sizin kurul başkanlarınıza, rakip takım yöneticilerine küfürler oluyor. O tribünleri kontrol etmek çok mu zor?

Protokol tribünü yapısında önemli eksiklikler var. Federasyonun yönetim kurulu bile protokol tribününün en arkasında maçı seyrediyor. Gerekirse otururuz ama önümdekilerin kim olduğuna da bir bakmak lazım. Gençlik Spor Genel Müdürlüğü ile bu sorunu halletmek lazım. Bu yapıyı bozarsan kavga da çıkabilir. Denetim de yapılmıyor orada. Kulüplerle yapılan toplantıda gördük ki, protokol tribünü düzeninden onlar da rahatsız.

VATAN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*