Obezite

  • Giriş : 24.09.2006 / 00:00:00

Oruç, obezite tedavisi için iyi değerlendirilmeli.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Az yeme alışkanlığı sağlaması yönünden oruç tutmanın obezite gelişimi önleyeceği de belirtiliyor. "Hangi obezite kliniği, bir ay boyunca bu kadar insanı düzenli bir şekilde yemeğe karşı sabır eğitiminden geçirebilir?" diyen Dr. Veli Karabuğa, "Oruç, hem az yeme alışkanlığı sağlayarak obezite gelişmesini önler hem de şişman olanları az yemeye ve sabırlı olmaya alıştırır. Orucun insanı eğittiği konuların başında sabır gelir. Oruç sabrının en başında da yemekler ve içecekler yer alır." diye konuştu.

Öğretmekle eğitmenin çok farklı olduğuna dikkat çeken Dr. Karabuğa, eğitimde birebir uygulamanın ve insanın o olayı yaşamasının sözkonusu olduğunu ifade etti. "Beden eğitimi" dersine hiçbir zaman "beden öğretimi" denilmediğini hatırlatan Karabuğa, "Çünkü beden öğretilmez, geliştirilir. Oruç, tam bir fert ve toplum eğitimidir. Tıpta önemli kurallardan biri şudur. Hastanız verdiğiniz tedaviyi uygulayabilmelidir. Buna hasta uyumu diyoruz. Günümüzde obezite tedavisi ile uğraşan doktorların en zorlandıkları konuların başında hasta uyumu gelir. Ramazan ayında farz olan orucu tutmak bire bir her Müslümanın uyması gereken bir kuraldır. Her Müslüman bir ay süreyle yemeklere karşı sabır eğitimini düzenli ve yüzde 100 alır." dedi.

Oruç eğitiminin her yıl bir ay zorunlu ve düzenli olarak verildiğini ifade eden Dr. Veli Karabuğa, dünyada her yıl milyonlarca insanın obeziteye bağlı hastalıklardan öldüğünü hatırlatarak, obezite tedavisinin bundan dolayı önemine vurgu yaptı. Karabuğa, şunları söyledi: "Şişmanlığını yenmek isteyen insanlar için oruç çok büyük bir fırsattır. Ramazanda bir ay süreyle yemeklere karşı sabır eğitimi alır. Ramazan ayı çıktıktan sonra da, Peygamber Efendimizin sünneti olan pazartesi ve perşembe oruçlarını tutarsa, sabır eğitimine bir yıl boyunca devam eder. Ertesi yıl Ramazan ayına girdiğinde kaldığı yerden, düzenli aylık sabır eğitimine devam eder. Böyle bir toplumda yüzde 50’ye varan obezler düşünülebilir mi ?"

Dünya Sağlık Örgütü verilerine dünya nüfusunun yüzde 50’ye yakınının fazla kilolu ya da obez olduğuna dikkat çeken Karabuğa, Ramazan’a özel sofralar hazırlayıp, tıkabasa doymak oruçtan beklenen sabır eğitiminin kazanılmayacağını açıkladı. İftarda az, sahurda ise fazla besin tüketmenin daha uygun olduğunun altını çizen Karabuğa, 12-14 saatlik bir açlıktan sonra iftarda birden ve aşırı yemek yemenin zararlı oldğuna işaret etti. "Fazla alınan besini sindirmek için pankreastan hızla yüksek miktarda insülin salgılanır. Aşırı insülin kan şekerinin hücrelere daha çabuk girmesini sağlar. Kan şekeri düşeceğinden insan yeniden açlık hisseder ve tekrar abur cubur şeyler yer." diyen Karabuğa, sahura mutlaka kalkınması gerektiğini tavsiye etti. Karabuğa, "İftardan sonraki atıştırmalarla birlikte normal bir günkünden daha fazla kalori alınır. Obezite de devam eder. Böyle bir oruç tam olmaz, sünnetlere uyulmamış olur. ’Yemekten doymadan kalkmak’ prensibine mutlaka uyunuz." önerisinde bulundu.

OBEZİTE (ŞİŞMANLIK) NEDİR?

Obezite (şişmanlık), olması gerekenden fazla miktarda yağ dokusunun insan vücudunda birikmesidir. Şişman bir insan olmamanın tek çaresi, alınan enerji ile harcanan enerjiyi dengede tutmaktır. Birinci ve en önemli neden, harcanandan daha fazla besin tüketmektir. İkinci önemli neden fiziksel aktivitede (eksersizde) azalma olmasıdır. 25 yaşında normal fizik aktivitede 60 kg bir bayanın günlük enerji ihtiyacı 2 bin 100 kilokaloridir. 25 yaşında, normal fizik aktivitede 65 kg bir erkeğin günlük enerji ihtiyacı 2 bin 500 kilokaloridir. Günlük enerji alımının enerji tüketiminden 25 kilokalori daha fazla olması obezitenin gelişmesi için yeterlidir. 25 kilokalori bir küçük elmanın yarısı kadardır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, dünyadaki insanların dağılımı şu şekildedir: Zayıf ve normal ağırlıkta yüzde 25, normal ağırlıkta fakat şişmanlığa aday yüzde 25, fazla kilolu yüzde 25, şişman yüzde 15, ölümcül şişman yüzde 10.

ŞİŞMANLIĞIN ZARARLARI NELERDİR?

Şişmanlığın en belirgin etkisi kalp ve damarlarda görülür. Kalpte büyümeye neden olur. Kan yağları ve kalp krizi riski artar. Kalp ritmi bozulabilir. Obeziteden kaynaklanan en önemli sakatlık ve ölüm nedenidir. Dünyada kanserden sonra en sık ölüm nedeni kalp ve damar hastalıklarıdır. Her yıl milyonlarca insan bu yüzden ölmektedir. Şişmanlarda yüksek tansiyon için en riskli yaş grubu 20-44 yaş grubudur. Obezlerde şeker hastalığı görülme oranı yüzde 60’a kadar yükselebilir. Eklemlerde kireçlenme, bel ağrıları, topuk dikeni oluşur. Safra kesesi hastalıkları, mide fıtığı, reflü özefajit, karaciğer yağlanması, kolon kanseri riski olur. Solunum zorlaşır. Akciğer hacmi azalır. Horlama ve uykuda nefes durması olur. Depresyona neden olabilir. Deri çatlamalarına ve deri enfeksiyonlarına sebep olur.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious