Obezler restoranlara giremeyecek!

Obezler restoranlara giremeyecek!.9570
  • Giriş : 23.03.2008 / 09:54:00

Beslenme uzmanı profesör Nurgül Fitzgerald, "Her gün fazladan bir kutu soda içmeniz ve aldığınız kaloriyi harcamamanız, size yıl sonunda 7 kilogram olarak geri döner.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Obezlik bir salgın hastalık olarak insan sağlığını tehdit ediyor. Beslenme uzmanı profesör Nurgül Fitzgerald, "Her gün fazladan bir kutu soda içmeniz ve aldığınız kaloriyi harcamamanız, size yıl sonunda 7 kilogram olarak geri döner.

Çoğu insan bu şekilde kilo alıyor. Kilo almanın en temel nedeni sağlıksız beslenme ve fizikî aktivite azlığıdır.'' diyor.

Şişmanlığın estetik görünme kaygısından çok bir sağlık sorunu olduğu artık uzmanlar tarafından da sık sık dile getiriliyor. Amerika'daki Rutgers Üniversitesi Beslenme Anabilimdalı profesörü Nurgül Fitzgerald da bu noktaya dikkat çekerek, obezitenin (şişmanlık) salgın bir hastalık olduğunu ve sigaraya karşı gösterilen tavrın, şişmanlığa karşı da gösterilmesi gerektiğini söylüyor. Ona göre şişmanlık tek bir sebebe bağlı değil ve obezite ile mücadelede devlete ve özel sektöre görev düşüyor. İnsanların çoğu zaman aldıkları kilonun farkında bile olmadığını anlatan Fitzgerald, "Her gün fazladan bir kutu soda içmeniz ve aldığınız kaloriyi harcamamanız, size yıl sonunda 7 kilogram olarak geri döner. Çoğu insan bu şekilde kilo alıyor. Kilo almanın en temel nedeni sağlıksız beslenme ve fiziki aktivite azlığıdır.'' diyor. Obezitenin her geçen gün büyüyen bir sorun olduğunu ifade eden Fitzgerald, ABD'de çabuk tüketim anlayışının hakim olduğunu, ailelerin birlikte oturup evde pişirilmiş sağlıklı yemek yemediğini söylüyor ve Türk yemek kültürünün bu yönde iyi bir örnek olduğunu vurguluyor: "ABD'de dışarda yenilen yemeklerde bile porsiyonlar çok büyük. Sebze yemeği anlayışı çok zayıf. Bizim sofra alışkanlığımız bu anlamda çok iyi bir örnek. Evde yemek pişer ve herkes birlikte oturup yer. Dışarda bile yeseniz tabağınızın kenarında domates, biber olur. Bu gelen sebze süs için değil, gerçekten yemeniz içindir." şeklinde konuşuyor.

Profesör Fitzgerald, şehir dizaynlarının bile şişmanlamayı etkilediğini, şişmanlığın önlenmesi konusunda gündelik aktivitenin çok önemli olduğunu düşünüyor. ABD'de insanların banka işlemlerini bile araçtan inmeden yaptığını anlatan Fitzgerald, "Çocukların hareket etmesi, koşturup oynaması gerekiyor. Bilgisayar ve televizyon başında vakit geçiren bir çocuğun kilo alması çok normal. Televizyonda reklamı çıkan yüksek kalorili ürünler bir şekilde çocukları etkiliyor. Anne-babaların çocuklarına bu noktada örnek olmaları gerekiyor. Evde pişirilmiş bir yemek ve fizikî aktivite konusundaki teşvik çok önemli." diyerek çocukların şişmanlaması konusunda anne-babaları hassas davranmaya çağırıyor. Anne-babaların çocuklarına 'onu yeme bunu yeme! ' tarzındaki engellemelerinin olumlu bir davranış olmadığının altını çizen uzman, "Çocuklara şişmanlamasınlar diye baskı yapmak doğru değil. Bu tavır ileride yeme bozukluklarına yol açabilir. Çocuklar şeker de yemeli, çikolata da. Fakat önemli olan ne sıklıkla ve ne kadar yedikleridir. Küçükken nasıl yemeye alışırsak büyüyünce de aynı şekilde devam ederiz.' şeklinde konuşuyor.

Amerika'da geçtiğimiz yıl Trust for America's Health adlı sağlık kuruluşunun yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre, ülkenin en yoksul eyaletlerinden Mississipi, en çok obezin yaşadığı eyalet. Bu eyaletteki obezite oranı ilk kez yüzde 30'u aşarak yüzde 30,6'ya çıkmış. Ülkede en çok obezin bulunduğu 15 eyaletten 10'u güneyde yer alıyor. Araştırmaya göre, Amerikalıların yüzde 22'si hiç fiziksel faaliyette bulunmadığını söylüyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious