ÖDP'li Ufuk Uras'tan demokrasi vurgusu

ÖDP'li Ufuk Uras'tan demokrasi vurgusu.10039
  • Giriş : 23.04.2008 / 16:34:00

ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, “Demokrasisiz cumhuriyet de laiklik de olmaz” dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Uras, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM'nin açılışının 88. yıldönümü dolayısıyla özel gündemle toplanan TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, 23 Nisan 1920 tarihinin hem Meclis hem de Türkiye Cumhuriyeti açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Uras, “Bağımsızlık ve egemenlik, hepimizin tartışmasız bir şekilde üzerine titreyeceği, asla vazgeçilmez ortak değerlerimizdir” diye konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti'nin, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde, bir imparatorluğun enkazı arasından yükselerek, çok dinli, çok dilli, çok kültürlü, çok kimlikli ve çok sorunlu bir coğrafyada kendine yer açtığını ifade eden Uras, bağımsızlık ve demokrasi kulvarında dünyayı hem etkilediğini hem de önemli ölçüde gelişmelerden etkilendiğini belirtti. Osmanlı İmparatorluğu'ndan önemli ama bir o kadar da sorunlu bir miras devralındığını, sorunların hala çözülemediğini anlatan Ufuk Uras, “Bugün Türkiye'de yaşanmakta olan siyasal kriz de hala bu sorunların günümüzdeki yansımalarından kaynaklanmaktadır” diye konuştu.

“LAİKLİKTE ORTAK NORMLARDA BULUŞULAMADI”

ÖDP Genel Başkanı Uras, laiklik konusunda hala ortak normlarda buluşulamadığını ifade ederek, devlet işleri ile inanç uygulamaları arasında olması gereken mesafenin iktidardan iktidara değiştiğini söyledi. Uras, şöyle konuştu:

“Üniversitelerde kılık kıyafet özgürlüğü karakola düşmüştür. Gönül rahatlığı ile 'Devlet memurları, kamu kurumu yöneticileri dinsel simge kullanamaz; ilk ve orta öğretimde dinsel simge sayılan kıyafetler giyilemez; buna karşılık üniversitelerde kimse kılık kıyafetinden ötürü eğitim hakkından mahrum bırakılamaz' çözümüne gelemiyoruz. Halbuki bugün Türkiye'nin gündemindeki sorunlardan birini çözebilmenin yolu bu karşılıklı anlayış birliğinden geçiyor.”

İFADE VE ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ

Uras, ifade ve örgütlenme özgürlüğüyle ilgili sorunların da bir türlü çözülemediğini savunarak, “Bu gerçeğin bugünkü adı 301. maddedir” dedi.

Düşüncelerin şiddet çağrısına dönüşmedikçe, ırkçılık ve ayrımcılık yapılmadıkça ifade edilmeleri gerektiğini söyleyen Uras, “Türkiye'de şartların değiştirildiği ve fikir mücadelelerinin kör dövüşüne dönüştürüldüğü demokrasi dışı darbe dönemlerinden tüm toplum çok çekmiştir. Meclis iradesi bu tür dönemlere yol vermeyecek kararlılığı ve yaratıcılığı bugün mutlaka göstermelidir” dedi.

Türkiye'deki Cumhuriyet ve Meclis deneyiminin, demokrasisiz cumhuriyetin toplumu çağdaşlığa götüren yol olmadığını gösterdiğini ifade eden Ufuk Uras, şöyle devam etti: “Bundan sonra da olmayacaktır. Bu bakımdan, Kürt ve Alevi yurttaşlarımızın kültürel hakları, insanlık tarihinin bu konudaki kazanımlarına denk gelecek şekilde düzenlenmelidir. Yapılacak demokratik düzenlemeler Türkiye Cumhuriyeti'ni zayıflatmaz; tam tersine bağımsızlığın da egemenliğin de demokrasinin de Cumhuriyetin de güçlenmesine yol açar. Herkesin, 'Gönüllü yurttaş' olmasını sağlar. Bir arada yaşama iradesini güçlendirir.”

“AZ HUKUK DEVLETİ, BİRAZCIK DEMOKRASİ...”

ÖDP Lideri Uras, Türkiye'nin sorunlarını demokrasi içerisinde çözebileceğine işaret ederek, şöyle konuştu:

“Böylelikle Türkiye, gözünü kırpmadan iktidar ve muhalefet partilerini kapatan, sandığın hesabını sandıkta değil, mahkemelerde veya karakollarda arayan, aydınlarını ceza tehdidiyle yurttan uzaklaşmaya zorlayan, 1 Mayıs gibi evrensel bir günde emekçilerin polis tarafından coplandığı, askeri darbe ve olağan dışı müdahale senaryolarının havalarda uçuştuğu utandırıcı ve demokrasi dışı görüntülerle dünya gündeminde boy gösteren bir ülke olmaktan çıkabilecektir.

'Az hukuk devleti, birazcık demokrasi' anlayışı ile Türkiye olsa olsa yeni bir çıkmaza sürüklenir. Bağımsızlığın, egemenliğin ve demokrasinin odağı TBMM ise bütün yurttaşların bizden beklediği, bir kez daha tökezleme tehlikesi beliren ülkemizi, güçlü bir demokratikleşme hamlesiyle bu çıkmazdan çıkarmaktır. Meclis, bu adımları atacak feraseti ve kararlılığı göstermelidir.

Demokrasisiz cumhuriyet de demokrasisiz laiklik de olmaz. Emekçilerin, işçilerin, kadınların sosyal hakları olmadan da demokrasi olmaz. Anayasa karşısında eşit olan yurttaşları, 'Özde-sözde yurttaş'; işçileri, emekçileri ve yoksulları, 'Ayak takımı' olarak tanımlamak da demokratlık olamaz. 'Olur' diyenler, 'Demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti' ifadesini henüz içselleştirememiş olanlardır.”

AA

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious