ODTÜ'lü: Ya Darwin haklı çıkarsa!

ODTÜ'lü: Ya Darwin haklı çıkarsa!.8073
  • Giriş : 15.03.2009 / 09:15:00

Yaptığı yaratıcı eylemlerle adından söz ettiren ODTÜlüler "Evrim sansürü" tartışmasına da katıldı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye'nin en köklü popüler bilim yayını Bilim ve Teknik, 1967 yılından bugüne yayınlanıyor. Ancak son günlerdeki kadar hiç gündeme gelmemişti. Tübitak Bilim ve Teknik dergisinde Darwin kapağının sansürlendiği iddiaları günlerdir Türkiye gündemini meşgul ediyor. Yaptığı yaratıcı eylemlerle adından söz ettiren ODTÜlüler bu tartışmaya da katıldı. Teknik üniversite olmasına rağmen sosyal bilimler alanından da adından söz ettiren ODTÜlüler, muhalif tavırlarıyla bilinir. İşte o ODTÜ'den iki ayrı evrim tepkisi..

DEVRİM OLDU EVRİM
ODTÜ Biyoloji ve Genetik Topluluğu (ODTÜ BiyoGen) ve ODTÜ Öğretim Elemanları Derneği tarafından düng gerçekleştirilen eylemde ODTÜ'nin efsanevi Devrim yazısı EVRİM'e dönüştürüldü.

BU DA TÜBİTAK'A KAPAK OLSUN
Darwin'in Doğumunun 200. Yılında, TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi'nin EVRİM sayısını sansürleyenlere “EVRİM”li kapak fotoğrafını göndereceklerini söyleyen ODTÜlüler, bu da TÜBİTAK'A kapak olsun diyerek evrime sahip çıktı.

DEVRİM BÖYLE EVRİM OLDU
Diğer bir tepki ise ODTÜ sosyoloji yüksek lisans öğrencisi Esat Arslan'dan geldi. Taraf gazetesinin Her Taraf bölümünde yazan Arslan, Darwin haklı çıkarsa İslam'dan mı çıkacağız  diye soruyor.

DARWİN DÜŞMANI DİNİ ZİHNİYET
10 Mart tarihli gazetelerinde yer alan habere göre, 2009'un UNESCO tarafından Darvvin Yılı ilan edilmesi münasebetiyle TÜBİTAK'ça çıkarılan Bilim ve Teknik Dergisi'nin Mart sayısı Darvvin'e adanınca, derginin genel yayın yönetmeni TÜBİTAK Başkan Yardımcısı tarafından görevden alınmış. Bu yazı, böylesi iğrenç uygulamalara yol açabilen Darwin düşmanı dini zihniyete karşı yazılmıştır.

YEGANE DELİL DOĞADIR
Kuran'da konuşan Allah, kendisine kanıt olarak doğayı ve doğadaki varlıkları sunar. Zaten insan fıtratma ve kendine yabancılaşmamış bir akletme yetisine sunulacak yegâne delil, doğa denen harikadır. Çünkü insanın beş duyusu, her an için, metafizik alemlerle değil, doğayla ve doğadaki varlıklarla karşı karşıyadır.

KURAN'IN DİLİNİ ANLAMADAN, ANLAMLANDIRMAK
Kuran'ın doğayı ve doğadaki varlıkları kanıt olarak sunmasındaki iki temel akıl yürütme, İbn Rüşd'ün adlandırmasıyla, Delil-i İnayet ve Delil-i İhtira olarak anılır. Bunlardan ilki, varlıkların organlarındaki ve birbiriyle ilişkilerindeki 'hikmet,' ikincisi canlıların kendi/nefs/self'lerinin yoktan var edilmiş olmaları iddiasıdır.

Kuran'ın dili kendine has bir dildir. Bu dil etüt edilmeden Kuran'ı anlamlandırmak İslam adına saçma sapan laflar etme sonucunu verir. Bu dil içerisinde, doğa, 'nesnellik' mantığıyla, yani doğanın kendi içinde nasıl olduğuyla zikredilmez. Kuran'ın dili, doğayı ele alışında 'öznellik' mantığını kullanır: Doğayı yaratan Allah'ın insanoğluyla konuşması içerisinde, iki özne arası bir düzlemde, doğa ne anlama gelir? Sorulan ve tartışılan budur.

ALLAH'IN 15. YY'DAKİ İNSANA KUANTUM'U KABUL EDİN DEME HAKKI YOKTUR
'Nesnellik' mantığı, Doğa Bilimi dilinin mantığıdır ve doğası gereği öznellik mantığıyla çelişecek bir tarafı yoktur. Aynı şekilde, Vahy'in sunduğu öznellik mantığından, hiçbir zaman için, Nesnellik mantığını bağlayan bir iddia çıkamaz, (örn. Allah'ın on beşinci asırdaki insanlara "Kuantum kuramını kabul edin!" deme hakkı yoktur.) öznellik ve Nesnellik mantıkları, farklı 'dil oyunlan'na aittirler.

EVRİM DE OLABİLİR KUANTUM DA
Kuran'da konuşan Allah'ın amacı, doğa-bilimsel kuramlara rehberlik etmek değildir. O, Newton mekaniği geçerli olsa da, Kuantum mekaniği geçerli olsa da, ya da ileride Sicim , Kuramı geçerlik kazansa da asla değişemeyecek bir tezi dile getirir: "Eğer doğada bir nizam varsa, bunun Nazımı olmak zorundadır." Bu tartışma, doğa bilimlerinin içeriğiyle değil, temelleriyle ilgili bir tartışmadır. İçerik ne olursa olsun tartışılan şey nizam fikrinden ibarettir. Allah'ın canlıları yaratırkenki sanatsal üslubu evrim de olabilir, bir kuantum sıçraması da... Allah bu konuyla ilgili bağlayıcı hiçbir laf etmez. O, sadece canlıların organik ve ekosistemik ahengini görmemizi ister. Tartışmaya sunulan bu delil, Darwinci de olsak, yaşamın kuantum sıçramalarıyla ilerlediğine de inansak, üzerinde uzlaştığımız bir önermeye dayanır: "Evet gerçekten de, bir canlının bedeninde ve ekosistemde organik bir dayanışma var." Peki, bu nereden doğar? Kuran'da tartışılan budur.

BUNLAR SAÇMA LAFLAR
Kuran dili etüt edilmeden doğaya dair ahkam kesmek İslam hakkında saçma sapan laflar etmeye götürür: "Gökler ve yeryüzü yedi günde (168 saat) yaratılmıştır," "Dünya düzdür ve güneş onun etrafında dönmektedir," "Koyunlar ve inekler günlerden bir gün semadan yeryüzüne indirilmiştir," "Musa sopasını nehre bir vurmuştur, nehir ikiye yarılmıştır," vs...

ADEM'İN BİR MİLYON DEDESİ OLABİLECEĞİNİ AKIL EDİYORLARDI
Kuran'ı okuyan ilk kuşaklar, Adem Kıssası dahil her kıssanın 'müteşabih' olduğunu ve düzanlamıyla anlaşılmaması gerektiğini çok iyi biliyordu. Kuran'ı okuyan ilk kuşaklar ilahi nedensellik mekanizmasıyla doğal nedensellik mekanizması (causality) arasındaki derin mantık farkını çok iyi biliyorlardı. Kuran'ın edebi üslubu olan Yedinci Asır Hicaz Belagatine de henüz yabancılaşmamış bu metinlerin doğru tevili/yorumu ile yanlış tevilini/yorumunu birbirinden ayırt edebiliyorlardı. Helak ayetlerinin nesnel gerçeğini Sasanilerin yıkılışında okuyabiliyorlardı, 'gökten' inmiş herhangi bir sopa'ya ihtiyaç duymadan... İnsanlık Tümeli'ni isimlendiren ve bugünkülerin ilk insan dediği tikel Adem'in bir milyon dedesinin olabileceğini akledebiliyorlardı.

BU HOŞGÖRÜSÜZ ZİHNİYETİN İSLAM'LA ALAKASI YOKTUR
Onun için, on ikinci asırdan beridir, dinini Kuran'dan öğrenmeyi -birkaç istisna dışında- terk etmiş, geçmiş asır ulemasının içtihadını ebede dek yeterli görüp, içtihat kapısını bir kapatanı olmadan ilelebet kapatmış bir zihniyetin; Kilise Dogması ile Doğa Bilimi arasında bir kavga olan ve İslam'ın sunduğu mantığın herhangi bir tarafına ilişme niteliği bulunmayan bu kavgada, kendini Kilise Dogması'nın safında zannedip, Evrim Teorisini "İslam'a aykırıdır" fetvasıyla lanetleyen bir zihniyetin yarattığı yobazlılığı 'Bilim Teknik'in Darwin'e adanmış sayısını değiştirip derginin yayın yönetmenin görevden alan bir olayda okumak mümkündür. Asparagas değilse, böyle hoşgörüsüz bir zihniyetin İslam'la hiçbir alakası yoktur.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*