"Ödül töreni Ogün Samast'ları teşvik etmekten başka bir şey değildir"

  • Giriş : 03.10.2014 / 14:33:01

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Gazi Üniversitesi'nin son derece provokatif bir yarışma gerçekleştirdiğini belirterek, "Hrant Dink gibi halkların kardeşliği için, barış için mücadele etmiş ve bu uğurda katledilmiş bir değerin öldürüldüğü gün bir ödül töreni düzenlemek Ogün Samast'ları teşvik etmekten başka bir şey değildir.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Büyüyen Beşik

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Gazi Üniversitesi'nin son derece provokatif bir yarışma gerçekleştirdiğini belirterek, "Hrant Dink gibi halkların kardeşliği için, barış için mücadele etmiş ve bu uğurda katledilmiş bir değerin öldürüldüğü gün bir ödül töreni düzenlemek Ogün Samast'ları teşvik etmekten başka bir şey değildir." dedi.

Yazılı bir açıklama ile konuyu değerlendiren Tanrıkulu, üniversitenin Hrant Dink'i öldüren zihniyeti akademik platformda güncel tutmaya çalıştığını kaydetti. Tanrıkulu, üniversitenin düzenlediği "Herkes Uyurken: Anadolu'dan Kafkasya'ya Ermeni Zulmü" isimli afiş yarışmasının sonuçlarının açıklanacağı törenin Hrant Dink'in katledildiği 19 Ocak'a denk getirilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Bunun açık nefret söylemi içeren girişime akademik kılıf uydurmaya çalışan zihniyetin her yönüyle ayrımcılık yapmakta olduğunu belirten Tanrıkulu, "Ayrıca bir etnik grubu doğrudan zulümle özdeşleştirmek nefret suçudur. Halklar arası barışa katkı sunması beklenen üniversitelerin bu tür nefret suçlarının üretim merkezleri haline getirilmesi kabul edilemez. Hrant Dink gibi halkların kardeşliği için, barış için mücadele etmiş ve bu uğurda katledilmiş bir değerin öldürüldüğü gün böyle bir ödül töreni düzenlemek Ogün Samast'ları teşvik etmekten başka bir şey değildir. Başbakanlığı döneminde Hrant Dink cinayeti için 'bu cinayeti aydınlatmak kutsal görevdir' diyen Recep Tayyip Erdoğan'ın, her gün üniversiteleri rektörler üzerinden hizaya çekmeye çalışan hükümetin ve YÖK'ün bu konuda sessiz kalması kabul edilemez. Adı geçen üniversite yönetimini zamanlaması manidar olan bu tehlikeli girişimden bir an önce vazgeçmeye çağırıyorum." diye konuştu.

Suriye'den her gün katliam haberleri gelirken, önceki gün Alevilerin yoğunlukta olduğu Humus'un Akrame semtinde yaşanan bir katliamın tek kelimeyle kan dondurucu olduğunu vurgulayan Tanrıkulu, 31'i çocuk olmak üzere en az 39 kişinin öldüğü iddia edilen bombalamayı henüz üstlenen olmazken, katliamın muhalif gruplar tarafından gerçekleştirildiğinin ileri sürüldüğünü aktardı.

Katliama maruz kalanların Alevi olmasının Suriye'de mezhep temelli faaliyet gösteren terör örgütlerine işaret etmekte olduğunu anlatan Tanrıkulu, şöyle devam etti: "Ancak bu korkunç katliama AKP hükümetinin şu ana kadar herhangi bir tepki göstermemesi son derece düşündürücüdür! Rejim güçlerinin masum çocukları öldürmesi karşısında açıklama üstüne açıklama yapan AKP hükümeti yetkililerinin, muhalif gruplar tarafından gerçekleştirilen katliamlara sessiz kalması, Suriye'deki amacını da ortaya koymaktadır. Kabul edilen teskere metninden de anlaşıldığı üzere AKP hükümetinin Esad'ı devirmek dışında hiçbir amacı, hiçbir hedefi yoktur. Bu uğurda masum çocuklar katledilse bile."
CİHAN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious