Öğrenme bozuklukları; Disleksi

  • Giriş : 25.12.2006 / 00:00:00

Öğrenme bozukluğu dinleme, konuşma, okuyup yazma, muhakemede bulunma yeteneklerinin elde edilmesi ve kullanılmasında önemli zorluklarla beliren bir bozukluktur.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Okuma becerisinde bozukluğa (doğru okuyamama, yavaş okuma gibi) disleksi adı verilmektedir. Bu duruma ek olarak, konuşmada gecikme, dil becerilerinde sıralamada, sağ-sol ayrımında bozukluk ile birlikte görülebilen bir psikiyatrik sorundur. Çocuklar yaşıtlarına göre bu özellikler açısından daha zayıf kalırlar.
Çocuklar kelimeleri ses ya da anlamca benzerleri ile değiştirebilirler. Zekâ düzeylerinde sorun olmamakla birlikte, öğrenmek için gerekli olan zihinsel organizasyon bazı açılardan yeterli değildir. Öğrenememeleri yüzünden bu çocuklar üzerine fazla gidilebilir.

Görülme oranı ve nedenleri
Toplumda ortalama olarak, % 2-10 arasında görülmekte olup, okul çağındakilerde % 4 oranında görülmektedir. Erkek çocuklarda kızlara göre 3-4 kat daha sık gözlenmektedir. Nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte beynin sol yarım küresindeki bazı anormallikler ve beyin ön lobundaki konuşma merkezlerindeki sorunlarla ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca başka bir görüşe göre bebeğin anne karnında kanındaki testesteron düzeyi bozukluğu ile ilişkili olabileceği bildirilmektedir. Okuma bozukluklarında 15. kromozomdaki sorunların bu durumdan sorumlu olabileceği de bir başka hipotezdir. Doğum öncesi annenin geçirebileceği enfeksiyonlar, ilaç alımları ve yetersiz beslenmesi; doğum esnasında ya da sonrasında görülen bazı sorunlar (zor doğumlar, kordon dolanması, plasenta-kordon bozuklukları, doğum travmaları, bebeğin doğumdan sonra uzun süre nefessiz kalması, erken doğum, düşük ağırlıklı doğum, annenin hamileliğinde gebelik toksemisi denen rahatsızlığı geçirmesi, bebekte uzayan sarılık-hiperbilirübinemi- gözlenmesi, tekrarlayan kulak iltihapları, menenjit, ensefalit ve kansızlık) da bu duruma eşlik edebilmektedir. Ayrıca kalıtsal da olabilmektedir. Okuma ve öğrenme bozukluklarında % 75’in üzerinde bir oranda bu tür sorunlardan birine rastlanmaktadır. Yapılan testlere göre bu çocukların % 90’ında dil becerisinde bozukluklara ve bu orandan bir miktar daha fazlasında konuşma, dil ve işitme fonksiyonlarında bozulmalara rastlanmıştır.

Dislekside sık rastlanan bulgular
Okuma bozukluğu olan bu çocukların konuşma akıcılıklarında bozukluk, kısıtlı sözcük dağarcığı, uygun sözcüğü bulma, kavramlarda bozukluklar ("yarın geldim, dün geleceğim" gibi) ve gramer sorunları olabildiği gözlenmiştir. Kendi kendini yönetebilme, toplumsal etkileşime girebilme ve çevresel algılama da sorunlar yaşanabilmektedir.
Sözcükleri öğrenme ve hatırlamada sorunlar yaşama, bazı harfleri ayna görüntüleri şeklindeki benzerleri şeklinde kullanma (örneğin 6 yerine 9; b yerine d ya da u yerine n gibi) bazı sayıların yerine ayna görüntüleri şeklini kullanma (38 yerine 83 gibi) görülebilmektedir. Yalnız dikkat edilmesi gereken şey bu türden ayna görüntüsü stilinde yazı yazmanın, yazmayı öğrenirken başlangıçta her çocukta görülebileceğidir. Ancak bu normalden daha uzun sürerse disleksiye ait bir özellik haline gelir. El yazısında bozukluk, yazım hataları, bazı hecelerde ses hataları yapmak ve elleri kullanmada beceriksizlik de görülebilmektedir.
Bu bozukluğa matematik öğrenme bozukluğu (diskalkuli) ve diğer öğrenme bozuklukları (yazı yazma sorunları-disgrafi gibi) da eşlik edebilmektedir. Ayrıca dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, davranım bozuklukları ve depresyon da bu durumla bir arada bulunabilmektedir. Sosyal beceriler yaşıtlarına göre daha zayıftır.

Disleksili ailelerin hissettikleri
Bu rahatsızlığı olan çocuk sahibi anne ve babalar kendilerini, ailelerini ya da doğum ekibini suçlayabilmektedirler. Bazı durumlarda suç öğretmenlerde aranarak sınıf ya da okul değişiklikleri yapılabilmektedir.
Ebeveyn çocuğun bu güçlükleri nedeniyle çocuğu okuldan alabilmektedir. Anne ya da baba depresyona girebilmekte, durumu kabullenip tedaviye başvurmamakta, toplumsal hayattan geri çekilebilmektedirler.

Tedavi
Öğrenme bozukluğuyla ilgili sorunların görülme sıklığı % 8-10 arasındadır. 40-50 kişilik bir sınıfta 3-4 çocukta öğrenme bozukluğu sorunlarının olduğu düşünülebilir. Bu oran oldukça düşündürücüdür, çünkü bu kadar çocuk, bugünkü eğitim sistemine göre, gözden çıkarılmış görülmektedir. Bu çocuklar bazen yok olup gitmekte, bazen de okulda başarısız, yaramaz, aşırı hareketli ve dikkatsiz olarak adlandırılan özellikleri nedeniyle uzmanlara götürülmektedir. Uzmanlara götürülenler biraz daha şanslı, ama onlara gereken özel eğitim merkezleri henüz Türkiye’de bulunmuyor. Gelişmiş ülkelerde öğrenme bozukluğunun daha okulöncesi dönemde belirlenebilmesine yönelik çalışmalar yürütülürken, Türkiye’de pek çok kimsenin öğrenme bozukluğunun bir sorun olduğunu anlamaya yetecek ölçüde bile bilgisi yoktur. Sorun genellikle okula başlandığında fark edilmektedir. Ancak, sorunun eğitimciler ve anne babalar tarafından yeterince tanınmaması nedeniyle çocuklar bazen okuma yazma becerisini ilkokul birinci sınıf düzeyinde bile kazanamadan ilkokul beşinci sınıfa kadar ilerleyebilmektedir. Fark edildiği durumlarda da çocuğun okuldan alınması ya da alt özel sınıfa verilmesi gibi yaklaşımlar da olabilmektedir. Ayrıca, bu çocuklara % 6,6 kadar düşük oranda doğru tanı konulduğu gereksiz ilaç kullanımı ve yanlış yönlendirmelerin de yapıldığı belirlenmiştir. Konuyla ilgili tanı-terminoloji karmaşası nedeniyle tanı konmadan önce oldukça uzun ve incelikli uygulamalar yapmak gerekmektedir. Konunun en önemli yönü ise öğrenme bozukluğu tanısı konmuş çocuklara yaşadıkları sorunlar doğrultusunda eğitim programlarının hazırlanmasıdır.

Sonuç olarak,Önemli olan insan kalitesidir. Bireylerin kendileri hakkında olumlu düşüncelere sahip olması gereklidir. Herkes birbirinden farklıdır. Kimisi trigonometriyi iyi bilir, kimisi bilmez. Kimisi atletiktir, kimi değildir. Kimisinin yazısı iyidir, kimisinin kötüdür. Toplum içinde ilişki kurduğumuz insanların yazısının iyi ya da kötü olması ilişkilerde pek bir şeyleri değiştirmemelidir. Önemli olan güzel anlarda yüreğiyle gülebilen, çevresine sevgi ve dostluk verebilen, güvenilir olan ve insanlarla olumlu etkileşimler kurabilen bireyler olabilmektedir. İyi arkadaş, iyi eş, iyi anne baba olmak için gereken bu özellikleri öğrenme bozukluğu olan çocuklar da taşıyabilirler ve topluma üretken bir biçimde katkıda bulunabilirler. Öğrenme bozukluğu olan çocukların anne babalarından, eğitimcilerden ve yetkililerden daha çok destek görmesi dileğiyle.

Öğretmenlere öneriler
Yapılmalı
- Çok yönlü eğitim metodu seçin: Sözel, işitsel, görsel ve yaşayarak.
- Çocuğun sınıftaki yeri, tahtanın tam önünde, iyi ışık alacak ve dikkatini yoğunlaştırabileceği bir pozisyonda olmalıdır. Ona yardımcı olabilecek bır arkadaşının yanında oturmasına özen gösterin.
- Özellikle eğitimin başlarında çocuğun özgüvenini geliştirmek amacıyla başarı grafiğinin yüksek olmasını sağlayın.

Yapılmamalı
X: Öğrencinizi kesinlikle tembel veya ahmak olarak nitelendirmeyin. Yazılı ödevlerini diğer arkadaşlarınınkiyle kıyaslamayın. Yazılı ödev ve çalışmalarını olumlu bir şekilde değerlendirin. Başarılı ve takdire layık yanlarını bulun ve onu takdir edin.
X: İsteksizse sesli okuması için zorlamayın.
X: Disleksi çocukların tahtaya yazdıklarınızı defterlerine geçirmelerini beklemeyin.
X: Disleksi çocuklar ezber gerektiren sıraları zorlukla öğrenirler. Örneğin çarpım tablosu, ayları, mevsimleri… Öğrenmeleri için zorlamayın.

Sınavlar
Dünyanın birçok ülkesinde disleksi çocuklara sınavlarda ayrıcalık tanınmaktadır.
1. Daha çok süre tanımaktadır.
2. Sözlü sınavlar yapılmaktadır.
3. Sınav kâğıdını okumasına yardımcı olunmaktadır.
4. Sınav cevaplarının yazılmasında yardımcı olunmaktadır.
5. Bilgisayar yardımı ile imla hataları düzeltilmektedir.

Veliler için öneriler
- Çocuğunuzun güçlüklerini okuluna bildirin
- Sınıf öğretmeninden görüşme talep edin.
- Çocuğunuz okuldan gelince ona "Günün nasıl geçti?" diye sormayın. O isterse size anlatır.
- Çocuğunuz eve gelince ödevlerine başlamadan önce ona yiyecek bir şeyler hazırlayın ve dinlenmesine fırsat verin.
- Çocuğunuzun rahat çalışabileceği uygun bir yer hazırlayın (televizyondan uzak )
- Sadece başarılarını değil çabalarını da ödüllendirin.
Dikkatli olmanız gerekiyor, çocuğunuz sizin hayal kırıklığına uğramayacağınızı bilmeli. Başarısız olsa bile o hissi ortadan kaldırmalısınız.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious