Oktay Ekşi'ye: Sen kimsin kardeşim

Oktay Ekşi'ye: Sen kimsin kardeşim.9351
  • Giriş : 19.05.2009 / 17:30:00

Zaman Gazetesi'nin basın konseyinden ayrılması ile meydan Doğan Grubu'na kalırken gazeteciler Oktay Ekşi'yi masaya yatırdı. Ergun Babahan çok sert çıktı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Zaman Gazetesi'nin Basın Konseyi'nden ayrılması medya camiasının gündemine bomba gibi düştü. Hürriyet Gazetesi Başyazarı Oktay Ekşi'nin başkanlığını yaptığı Basın Konseyi'nin Cihan Haber Ajansı muhabirinin dağ başında bırakılmasına tepkisiz kalması üzerine Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı dün bu kararı aldıklarını açıklamıştı.

Zaman'ın bu kararından sonra Basın Konseyi'ne Doğan Grubu'na bağlı medya organlarını dışında üye kalmazken medya da bu konu gündem oldu. Fehmi Koru, bugünkü yazısında Zaman'ın konseyden ayrılmasının bir dönüm noktası olarak değerlendirirken, konu yatırıldığı 24 TV'de de masaya yatırıldı.

BABAHAN VE BEKİ EKŞİ'Yİ BÖYLE ELEŞTİRDİ / İZLEYİN

"SEN BİR GRUBUN TETİKÇİSİNİN"

24 TV'nin politika danışmanları gazeteci Ergun Babahan ve Akif Beki konuyu etraflıca ele alırken, Babahan Oktay Ekşi'ye ağır eleştirilerde bulundu. Ergun Babahan için, “Sen kimsin kardeşim? Seni tanımıyorum. Senin gibi bir kurumu kabul etmiyorum. Senin meşruiyetin yok. Sen bir grubun tetikçisi, sözcüsüsün.” İfadelerini kullandı.

İki deneyimli gazeteci Basın Konseyi'nin geldiği durumu ele alırken Akif Beki, Ekrem Dumanlı'nın bu denli tepki göstermekte çok haklı olduğunu belirtirken, değişime uğrayan Türkiye'ye uygun bir basın konseyine dikkat çekti. Beki, Günün Manşeti programında şunları söyledi:

"EKREM DUMANLI SONUNA KADAR HAKLI"

"Basın Konseyi'nin tarafsız bir kurum olmaktan çıktığını söyleyen deneyimli gazeteciler bakın daha neler söyledi: Ekrem Dumanlı'yı suçlayamıyorum. Hemen hemen bütün meslektaşlar Basın Konseyi'nin bu tür olaylar karşısında nasıl bir tavır takındığını bugüne kadar gözlemlediler. Defalarca yaşanan olay bir daha tekrarlandı. Bu da Ekrem Dumanlı için bardağı taşıran son damla oldu. Basın Konseyi çifte standartlı bir tavır takındı. Bir başkasının başına gelse ortalığı ayağa kaldıracak kadar sertleşebilen, kontrolünü kaybedebilen hatta bir Basın Konseyi nedense sessiz sedasız geçiştirebildi. Cihan Haber Ajansı muhabirinin 2500 metre yükseklikte başına gelenleri. Ekrem Dumanlı da bunu hazmedemedi, tepki gösterdi. Masanın öbür tarafında da bulunmuş biri olarak, bazen fındıkkabuğunu dolduramayacak meseleler için nasıl bildiriler düzenlediğini iyi bilirim Basın Konseyi'nin. Hem de ne ağdalı, ne ağır, ne iğneleyici sözlerle. Ama böyle bir olaya en ufak bir tepki dahi göstermedi. Tepki vermeye dair değer bulmadığına dair tavır takındı neredeyse. Ekrem Dumanlı, bu tepkisizliğe tepki göstermekte bence haklı.”

Türk medyası için Basın Konseyi'ne ihtiyaç olduğunu hatırlatan Akif Beki şöyle devam etti: “Basın Konseyine ihtiyaç var. Böyle bir kurum olmalı. Ama bu değil. Bu yapı değil. Bu yapı değişmeli, yenileşmeli. Türkiye gelişiyor, değişiyor ama Basın Konseyi bildiğimiz Basın Konseyi.”

"KINAMALARI TUVALETE ATIYORUZ" DEMİŞTİ

24'ün bir diğer yorumcusu deneyimli gazeteci Ergun Babahan ise Oktay Ekşi ve Basın Konseyi ile ilgili çok sert ifadeler kullandı. Oktay Ekşi'den “Bu beyefendi” diye bahseden Babahan, Ekşi'nin Hürriyet'teki köşesinden devamlı olarak demokrasi, hukuk ve seçim üstüne ahkâmlar kestiğine ama buna rağmen 30 yıldır Basın Konseyi başkanlığına çöreklendiğini ifade etti. Sabah Gazetesi Genel Yayın yönetmeni olduğu dönemde de Ekşi'ye sert tepki gösterip, “sizin gönderdiğinizi kınamaları biz okumadan tuvalete atıyoruz” diye köşesinde yazan Babahan, Ekşi'nin bu kurula kendi eşi ve dostunu üye yapıp kafasına göre medya kuruluşlarından ifade aldığını öne sürdü.

"SENİ TANIMIYOR, KABUL ETMİYORUM"

Ekşi'ye “Sen kimsin kardeşim? Seni tanımıyorum diye seslenen Babahan şöyle devam etti: “Bir de dilekçe gönderip, “Biz basın Konseyi'nden çıktık” diyorsunuz. Hiç sıkılmadan size ertesi gün ya da üç gün sonra bir metin gönderiyor, “Şu konuda ifadenizi ya da savunmanızı isteriz…” Sen kimsin kardeşim? Seni tanımıyorum. Senin gibi bir kurumu kabul etmiyorum. Senin meşruiyetin yok. Sen bir grubun tetikçisi, sözcüsüsün. Seninle benim bir bağlantım yok. Sen hangi yetki ve hakka dayanarak, çıkıp da benden savunma istiyorsun. Mahkemesin sen. Abuk sabuk bir adam, abuk sabuk bir kurum.”

Fehmi Koru'nun bugünkü yazısına da değinen ve Koru'nun söylediklerinin doğru olduğunu ifade eden Babahan, Türkiye'de gerçekten gazeteciliğine mesleğine gönül vermiş insanların bir araya gelip, herkese eşit davranan hatta mesleğin gelişimine katkı sağlayan bir örgütün şart olduğunu belirterek sözlerini noktaladı.

ERSİN ÇELİK

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*