'Okulda mescit" haberleri yalan çıktı! Şimdi ne olacak?

'Okulda mescit
  • Giriş : 19.06.2007 / 08:40:00
  • Güncelleme : 19.06.2007 / 08:41:46

Bağcılar Lisesi'nde namaz skandalının komplo olduğu müfettiş raporlarıyla ortaya çıktı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


2000 kişilik bir okulda 7 öğrencinin bodrumda, izbelerde namaz kılmasını büyük bir çete çökertilmiş gibi sunan medyaya söyleyeceğimizi o zaman dile getirmiştik. Ümraniye'de ele geçirilen cephanelik bile basının aynı ölçüde ilgisine mazhar olamadı.

Neyse o hamur çok su kaldırır, biz yeni gelişmeye dönelim. Konuyu araştırıp suç unsuru bulamayan müfettiş raporunda şöyle deniliyor: "Teneffüslerde bazı öğrencilerin kapıyı tutarak gizlice tek tek namaz kıldıkları görülmüştür. Ancak görüntüleri kaydeden velinin, öğrencileri namaz kılmaya ısrar ve teşvik etmesi, velinin ifade vermek istememesi, ikametgâh adresini terk etmesi ve öğrenciyi okula göndermemesi nedeniyle olayın komplo ve kurumu yıpratmak amaçlı olduğu kanaatindeyiz."

Raporda bir öğrenci olayla ilgili şu bilgileri veriyor: "Ben o gün namaz kılmadım. Arkadaşımız Ç.'nin annesinin ısrarı üzerine onlara öğrenmesi amacı ile gösterdik. Hatta bana Ç.'nin annesi, 'Sen de kıl, ben kapıyı tutarım.' dedi. Ben kılmadım. Aslında biz o gün orada kılmayacaktık, fırsat olmayabilirdi. Ç.'nin annesi, 'Nasıl kılıyorsunuz?' dedi, ısrar etti. Biz de gösterdik. Ben kapıyı tuttuğumda Ç.'nin halası elinde telefonu göğüs hizasında tutuyordu."

Bodrumda namaz skandalını ortaya çıkarıp medyaya servis yapan baba İ.K.'nın Milliyet Gazetesi'ne söylediği şu sözler o gün dikkatimi çekmişti. Görüntülerin televizyonda yayımlanmasından önce kızına bilgi verdiğini söyleyen baba İ.K., "Ben baskıcı bir baba değilim. Program yayımlanmadan önce kızıma durumu anlattım, 'Otur, izle' dedim. Şaşırdı çok, 'Nasıl böyle bir şey yaptınız?' dedi; ama izledikten sonra, 'Baba keşke daha önce paylaşsaydım yaşadıklarımı.' dedi. Evin içinde de örtünüyordu, program yayımlandığından beri artık örtünmüyor." Bir genç kızın kendisinin, daha önemlisi arkadaşlarının düşürüldüğü durumu bu kadar kolay kabullenmesi tuhaf değil mi? Arkadaşlarına kurulan tuzağın yemi olduğunu anladığında babasına, 'Keşke yaşadıklarımı daha önce sizinle paylaşsaydım' diye mi tepki gösterir? Babasının ifadesiyle 'beyni yıkanmış' bir gencin değil, normal birinin bile takınmayacağı bir tavır.

Bir öğrencinin rapordaki şu ifadesi babayı doğrulamıyor: "Ç.K.'nın annesi, 'Haydi namaz kılın, ben de seyredeyim, öğreneyim.' dedi. Ç., 'Anne, ben sana evde öğretirim.' deyince halası, "Ben de öğrenmek istiyorum, ileride kılarım" diyerek ısrar etti. Dersimiz boştu, namaz kıldık. Ç., annesine, 'Yoksa bizi şikâyet mi edeceksin?' diye sordu. O da kızına, 'Yok kızım!' dedi." Ç.'nin yerinde olmak istemezdim. Ailesinin de medyanın dolduruşuna geldiği için çok mutlu olmadığını sanıyorum.

Aslında Bağcılar Lisesi olayı Türkiye'yi özetleyen bir model. Böylesi onlarca tuzak, çarpıtma ve komplo resmigeçit yapıyor. Bir kaşık suda fırtına koparıp toplumsal huzuru bozmak isteyenlerin, ne Ç. umurunda ne de babası. İdeolojik saplantıları ve şahsi kinleri için bu bir fırsattı, değerlendirdiler. Gerisi onları çok ilgilendirmiyor. Konya'daki 'testis skandalı' haberindeki çuvallama ya da 'Paris'te dinciler mini etekli kızı diri diri yaktılar' asparagasının yüzlerine çarpılması onları durdurmuyor. Bereket artık tek kale maç yapma imkânları yok. Hiç olmazsa bu lüksleri ellerinden alındı.

Türkiye üzerine kapalı kapılar ardında yazılan felaket senaryoları gündemde. İrtica konulu olanları sahnelemek eskisi kadar kolay değil. Bir de diğerlerini boşa çıkarmayı başarabilsek.

BÜLENT KORUCU
CİHAN HABER AJANSI
GENEL MÜDÜRÜ

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious