Okulda şiddeti 12 zayıflı karnelerde arayın

  • Giriş : 28.03.2006 / 00:00:00

Eğitim camiası, son dönemde okullarda meydana gelen şiddetin sebeplerini sorguluyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Okul müdürü, rehber öğretmen, branş öğretmeni, müfettiş ve milli eğitim müdürlerinin olaylara karışan öğrenciler hakkındaki ortak kanaati şöyle: “Kavga çıkaran, çeteleşme eğiliminde olan ve disiplinsizlik yapanların tamamına yakını sosyo-ekonomik düzeyi düşük, üniversite hedefi olmayan, ders çalışmayan, tembel ve başarısız öğrencilerden oluşuyor.” Geçen hafta İstanbul Gaziosmanpaşa Habipler Lisesi'ndeki bıçaklı kavgaya karışan iki öğrenciden birinin 12, diğerinin 13 zayıfı var. Samsun'daki bıçaklama olayına karışan lise ikinci sınıf öğrencilerinin başarı durumu da çok farklı değil. Her ikisi de sorumlu olarak üst sınıfa geçmiş. Devamsızlıkları sınırda; 19 gün. Bıçaklayan öğrencinin birinci dönemde 5 zayıfı, bıçaklananın 4 zayıfı var. Son bir ay içinde olaylara karışan öğrencilerin bakanlığın affıyla üst sınıfa geçen çocuklar olması dikkat çekiyor. Sorumlu geçiş hakkı verilen öğrenci sayısı ise yaklaşık 300 bin.

Okul müdürleri, şiddete karışan öğrencilerin tamamına yakınını ‘tembel ve bir hedefi olmayan öğrenciler' şeklinde tarif ediyor. İstanbul'un önemli semtlerinden birinde okul müdürlüğü yapan K.E., her yıl af geldiğini ve öğrencilerin sorumlu olarak üst sınıfa geçtiğini belirterek şu tespitlerde bulunuyor: “Afla gelen öğrenciler başarılı olmuyor. Çocuğun bir hedefi yok, ders çalışma gibi bir derdi de yok. Defter kitap getirmiyor. Bu öğrenciyi zorla okulda tutuyorsunuz. Geçen yıl 12 zayıfla üst sınıfa geçen öğrenciye bu yılın ilk dönemi bakıyorsunuz yine 11 zayıfı var. Hedefi olmayan tembel öğrenci kendini ispatlamak için başka yollara başvuruyor. Çeteleşme eğilimi artıyor.”

Milli Eğitim Bakanlığı'nda görevli bir müfettiş, okullardaki genel denetimsizlik ve okul disiplin kurullarının çalışmamasını şiddeti doğuran sebepler arasında sayıyor. Liselerin 10 yıldan bu yana genel denetimden geçmediğini belirtirken, “Müdürler başarısız görünmekten çekiniyor, bazı olayları örtbas ediyor. Öğretmenler çocukları şikayet etmeye korkuyor.” diyor. Rehber öğretmenler ise şiddet eğilimli öğrencilerin genelde bir okulda toplanmasından şikayetçi. Fen ve Anadolu lisesi gibi eğitim seviyesi yüksek yerlerde şiddet olmadığına dikkat çekiyorlar.

Emniyet kayıtlarına göre son 1 ay içinde ilköğretim ve liselerde meydana gelen 25 olayda 1 öğretmen ve 8 öğrenci öldü, 35 öğrenci ve öğretmen yaralandı. Geçen hafta 10 öğrencinin saldırısına uğrayarak ciddi tehlike atlatan öğretmen B.E., özellikle varoş bölgelerindeki okullarda sorun çıktığına dikkat çekiyor. Okula silah getiren öğrencilerin varlığından haberdar olduklarını anlatan B.E., kendisine yapılan saldırıyı şöyle anlattı: “Okulda nöbet tutuyordum. Bir erkek ve kız öğrenciyi uygunsuz vaziyette görünce uyardım. Okul çıkışında yüzleri maskeli 10 kişinin sopalı saldırısına uğradım. Kendimi okula zor atabildim.” Şiddet eğiliminde olan öğrencilerin okulla, eğitimle zaten ilgisinin olmadığını anlatan öğretmen B.E. “Öğrenciyi caydırıcı hiçbir şey yok. Çocuğun sınıfta kalma gibi bir derdi yok. Nasıl olsa bakanlık yine af getirir, sorumlu geçirir gibi düşüncelerden dolayı ders çalışmıyor.” şeklinde konuştu.

Milli Eğitim Bakanlığı’nda görev yapan bir müfettiş, okullardaki genel denetimsizlik ve okul disiplin kurullarının çalışmayışını şiddeti doğuran sebepler arasında sayıyor. Liseleri sadece 240 bakanlık müfettişinin denetleyebildiğini hatırlatan müfettiş, liselerin 10 yıldan bu yana genel denetimden geçmediğini vurguluyor. Müfettiş şöyle konuşuyor: “Okul disiplin kurulları çalışmıyor. Müdürler başarısız görünmekten çekindiği, okulunun lekeleneceği gibi bir endişeden dolayı olayları örtbas ediyor. Rehber öğretmenler ise şiddet eğilimli öğrencilerin genelde bir okulda toplanmasından şikayetçi. İstanbul’un varoşu olarak kabul edilen bir bölgedeki meslek lisesinde görev yapan rehber öğretmen, “Fen ve Anadolu lisesi gibi eğitim seviyesi yüksek yerlerde genelde şiddet yok. Şiddet eğilimli çocuklar başarısız ve hiçbir hedefi olmayan öğrenciler. Bunlar da genelde meslek liselerinde ve düz liselerde toplanıyor. Bu çocuklara da baktığınızda genelde sosyo ekonomik düzeyi düşük ailelerin çocukları olduğunu görüyoruz.” diyor.

Son zamanlarda şiddetin arttığı yönündeki haberlere Milli Eğitim Müdürü Ömer Balıbey katılmıyor. Okullarda yaşanan olayların daha önceki yıllarda da yaşandığına değinen Balıbey şöyle konuşuyor: “Şiddet konusunu medya abartıyor. Toplumun genelinde şiddet ne kadarsa okullarda da o kadar şiddet var.”

Eğitimcilerin en çok şikayet ettiği konulardan biri de televizyonlarda yayınlanan şiddet içerikli mafya dizileri. Mafya dizilerinin şiddeti özendirdiği kaydediliyor. Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Araştırma Görevlisi Engin Karadağ’ın yaptığı ‘Lise öğrencileri ve mafya’ konulu araştırmaya göre lise öğrencilerinin yüzde 17’si kendisini ‘çete üyesi’ olarak tanıtıyor. 25 lisede öğrenim gören 743 öğrenci arasında yapılan araştırmada çıkan sonuçlardan bazıları şöyle: “Öğrencilerin yüzde 81’i silaha merak duyuyor ve bunun nedenini güvenlik ve kendini güçlü hissetme duygusu olarak açıklıyor. ‘Silah taşımaları durumunda karşıdaki kişileri öldürebilir misin?’ sorusuna yüzde 13’ü evet cevabı veriyor. Öğrenciler, televizyonda en fazla yüzde 87’lik oranla Kurtlar Vadisi dizisini seyrediyor. ‘Örnek aldığınız kişiler kimdir?’ sorusuna ise yüzde 37 oranında Polat Alemdar, yüzde 17 oranında Alaattin Çakıcı ve yüzde 7 oranında Sedat Peker cevaplarını verdiler. ‘İleriki dönemde nasıl iş sahibi olmayı düşünüyorsunuz?’ sorusuna ise mafya (kabadayı.. vb.) cevabını verenlerin oranı yüzde 12. Mafyaya özenti duyanların öğrencilerin yüzde 72’si varoşlarda yaşayan öğrencilerden oluşuyor.

Eğitimciler uyarıyor

- Sınıf geçme sisteminde sorun var. Birçok dersi zayıf olan öğrenciler sorumlu olarak üst sınıfa geçebiliyor. Bu da öğrenciyi rahatlığa sevk ediyor. - Ailelerin öğrencileri kontrolü zayıf. Veliler 'para istenecek' korkusuyla okula gelmiyor. Öğrencinin durumu ve devamsızlığı velilere bildirilmiyor. - Medya şiddeti özendiriyor. Televizyonlardaki şiddet içerikli dizi ve filmler öğrencileri olumsuz etkiliyor. - Manevî boşluk ve moral değerlerden uzaklaşılması öğrenciyi kötü alışkanlıklara itiyor. Din eğitimi göstermelik oldu. Ahlakî gelişime bakılmıyor. - Öğretmenler maddî ve manevî anlamda desteklenmiyor. Kendi sorunlarıyla ilgilenmekten öğrencilere eğilemiyor. Disiplin sistemi işlemiyor. - Sınıflar çok kalabalık, rehberlik desteği yeterince sağlanamıyor. Rehber öğretmenlerin sayısı da çok az.

Şiddeti öğrenciyle bire bir ilgilenerek çözdüler

Okullardaki şiddeti önlemenin en önemli yolunun öğrenciyle bire bir ilgilenmek olduğu ifade ediliyor. Avcılar Endüstri Meslek Lisesi, şiddeti önleyen okullar arasında örnek gösteriliyor. 5 yıldır herhangi bir disiplin olayının yaşanmadığı okulda sorun öğrenciyle bire bir ilgilenilerek çözülmüş. Okul Müdürü Osman Nuri Süzen, haftanın 1 gününü ‘öğrenci günü’ ilan etmiş. Öğrenci günü’nde sorunu olan öğrenciler okul müdürü ile bire bir sansürsüz görüşüyor ve sorunlarını anlatıyor. Okul müdürü ayrıca 9 müdür yardımcısından 2’sini öğrenci ve ailelerini takip etmek, sorunlarıyla ilgilenmek için görevlendirmiş. Okul yöneticileri ve öğretmenlerinden oluşan ekipler her yıl en az 600 öğrencinin ailesini ziyaret ederek, öğrencileriyle yakından ilgileniyor. Bu tür aile ziyaretlerinde öğrencinin sosyo-ekonomik durumları da tespit edilerek gerekirse yardım yapılıyor. Okul yöneticileri hayırseverleri devreye sokarak maddi durumu iyi olmayan öğrencilerin ailelerine yakacak, iaşe paketi, giysi ve nakit yardımları yapmışlar. Çocuğun başarısızlığını yerinde tespit eden okul idarecileri hem öğrencilerin sorunlarını zamanında çözmüş hem de aileleriyle birlikte sıcak ilgi ve alaka ile öğrencinin okula bağlılığını artırmış. 1900 öğrencinin eğitim gördüğü okulda 5 yıldır herhangi bir disiplin olayı olmuyor.

Veliler ‘para istenecek’ diye okula gelmiyor

Şiddet olaylarının sebepleri arasında velilerin okula olan ilgisizliği de dikkat çekiyor. Veliler çocuklarını okula yazdırdıktan sonra genelde bir daha okula uğramıyor; ancak problem çıkar ve okul yöneticileri çağırırsa okula gidiyorlar. Okul yöneticileri, velilerin ilgisiz ve duyarsız olmalarından yakınırken veliler de ‘para istenecek’ korkusuyla okula gitmediklerini ifade ediyor. Bahçelievler Anadolu Lisesi Okul Aile Birliği Başkanı Orhan Albayrak, velilerdeki ‘Acaba benden ne parası isteyecekler?’ anlayışının eskiden bu yana devam ettiğini belirterek okul-aile birliklerinin okulda daha etkin olması gerektiğini söyledi. Sosyal Bilimler Lisesi Okul Aile Birliği Başkanı Hasan Kondu ‘para istenecek’ korkusunu genelde bütün velilerin yaşadığını vurgulayarak, okul yöneticilerinin de çoğunlukla paylaşımcı olmadığını anlattı. Hasan Kondu, “Öğretmen ve idarecilerin de velilerle hareket etmeyi içselleştirmesi gerekiyor.” dedi.

Öğretmenler daha fazla sevgi ve ilgi göstermeli

Geçen hafta okul yöneticileri ve öğrencilerle toplantılar yaptığını ifade eden bir ilçe milli eğitim müdürü, şiddetin kaynağının tamamen sevgisizlik ve şefkatsizlik olduğunu belirterek, çarenin ise öğretmen olduğunu ifade ediyor. Okulların onur kurulu başkanı ve seçimle gelen başkanlarıyla görüştüğünü anlatan yönetici, “Öğrencilerin tamamı öğretmenlerden sevgi ve şefkat bekliyor, hakaret görmek istemiyor.” dedi. Öğretmenin bu işin çözümü için tek çare olduğuna vurgu yapan milli eğitim müdürü, “Öğretmen bu işi dert edinmedikten sonra bu problem çözülmez.” diyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious