'Okullardaki şiddetin nedeni aile, mevzuat ve medya'

  • Giriş : 04.04.2006 / 00:00:00

Eğitim-Sen Genel Başkanı Özcan: "Okullardaki şiddetin nedeni aile, mevzuat ve medya"

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Şuayip Özcan, okullardaki şiddet olaylarının nedenlerinin; aileler, okulların teknik imkanlarının yetersizliği, ekonomik sıkıntılar, eğitim mevzuatı, gelişen teknolojinin iyi kullanılmaması ve medya olduğunu söyledi. Sorunun ilgili tarafları olarak; İçişleri Bakanlığı, basın kuruluşu mensupları, velilerin mensupları, eğitimcilerin mensupları olarak sendikalar ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın bir araya gelip konuyu masaya yatırıp kısa, orta ve uzun vadeli tedbirler alması gerektiğine vurgu yapan Özcan, "Aksi taktirde, yarıların çok daha geç olacağına inanıyoruz. Bu olaylar basittir, kapatılsın, büyütülmesin gibi yaklaşımlarla olayları görmezlikten gelmek abesle iştigaldir." dedi.
Bazı temaslarda bulunmak üzere Rize'ye gelen Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip Özcan, Dağmaran Lokantası'nda düzenlenen kahvaltıda basın mensupları ile bir araya geldi. Toplantıya, sendikanın Rize Şube Başkanı Celal Akarsu ile yönetim kurulu üyeleri katıldı.

Kahvaltı sonrası eğitimcilerdin sorunları konusunda açıklamalarda bulunan Şuayip Özcan, son dönemlerde okullarda yaşanan şiddet ve taciz olaylarına bir bütünlük içerisinde bakmak gerektiğini söyledi. Özcan, olayların tek bir nedenle bağlanmasının çözüm adına hata olacağını dile getirdi.

Sorunun çözümü için ilk iş olarak ailenin eğitilmesinden başlanması gerektiğinin altını çizen Özcan, "'Bakıyorum öyle aile tiplerimiz var ki, çocuklarının bu yaptıklarını sanki bir kahramanlık gibi algılayıp onları teşvik etmekteler. Bundan ailelerin vazgeçmesi lazım. Yine bir başka aile tipimiz var ki, oda anne bir yerde baba bir yerde çocuk başka bir yerde. Kimsenin kimsenden haberi yok. Bir boşluk var. Diğer bir aile tipimiz ise, şiddetli aile içi geçimsizlik sonucu olan kavgalar ve çocuğun bunlardan etkilenmesi. Bu nedenle, öncelikle ilk okul olan aileden başlamamız lazım. Ailenin eğitiminden başlamamız lazım." diye konuştu.

Özcan, okullardan kaynaklanan sorunları ise şu şekilde sıraladı; "Maalesef okullarımızda boş geçen dersler sonucu çocuklar bir boşluğa düşmektedir. Okullarımızda yeteri kadar kütüphane ve spor salonları olmaması nedeniyle çocuklar kendisini meşgul edecek alanlar bulamamakta ve adeta bu boşluktan kaynaklanan sıkıntılar yaşamaktadır. Yine okullarımızda öğretmene karşı bir yargısız infazın olması sonucu öğretmenlerin olayları kontrol altına alamaması. Öğretmen, çocuğu ayırmaya kalkığı zaman, 'öğretmenin darp ettiği' iddiası ile ayyuka çıkartılan dedikodularla öğretmenler yıpratılmaya çalışmaktadır. Halen bir kısım yerler bu olayların müsebbibi öğretmenlermiş gibi öğretmenleri suçlamaya kalkmaktadırlar. Mevzuatın getirdiği sıkıntıları göz ardı etmektedirler. Her yıl yayımlanan tamimler, çıkartılan yönetmelikler, şartsız kurullar, not yükseltmeler, okula gelen herkesin sınıf geçmesi sonucu öğrencinin çalışma ihtiyacını duymaması ve disiplin yönetmeliklerinin hatır gönül nedeniyle işletilememesi, işleten idarecilerin de yaptığı işlemlerin belli yerler tarafından iptal edilmesi ile bir sonuca varılamaması bu şiddeti okullarımızda artırmaktadır."

Özcan, öğrencileri şiddete yönelten bir başka sebebin ise, ekonomik sıkıntılar oluğunu belirtti. Özcan, ekonomik sıkıntılardan dolayı sabah okula aç gelen öğrenciler olduğunu, ekonomik sıkıntı içerisindeki çocukların imkanı olan çocukları kıskanmak suretiyle o yaşta o çocukların imkanlarından zorla faydalanmaya çalışma yoluna gittiklerini ifade etti.

Gelişen teknolojik imkanların yanlış kullanılmasından kaynaklanan sıkıntılar yaşandığını kaydeden Özcan, şöyle konuştu; "Diğer bir yönü itibari ile baktığımızda, gelişen teknolojinin sıkıntılı yönlerini görmekteyiz. İnternet kafeler aracılığı ile çocuklarımız oralara girip oradaki bilgisayarlarda şiddet içerikli filimleri rahatlıkla takip etmektedirler. Veya oyunları oynayabilmektedirler. Bunlar kontrol edilmelidir. Elbette ki, çocuklarımız oralara gitmelidir. Ama oralardan dünyadaki gelişmeleri veya varsa ödevlerini takip edebilmelidirler."

Okul bahçelerine kadar giren balici ve kapkaççı insanların çocukları kullanmaya çalıştığının altını çizen Özcan, bunların da bir an önce tedbirlerinin alınması gerektiğine dikkat çekti.

Medyanın bir kısım yanlış davranışlarla çocukları yönlendirdiğini belirten Özcan, "Üzülerek ifade ediyorum, maalesef medyamızın bir kısım yanlış davranışları çocuklarımızı yönlendirmektedir. Özellikle, görsel medyamızda şiddet içerikli filmlerdeki kahramanları çocukların kendilerine örnek alması, onlar gibi davranması. O yaşta çocuklar kendilerini birilerine benzetirler. Ülke nezninde meşhur görünümlü olan sanatçılara benzeme yönünü seçtikleri için o şiddet içerikli filmlerden çok etkilenmektedirler." diye konuştu.

Çözüm yolu alarak; İçişleri Bakanlığı, basın kuruluşu mensupları, velilerin mensupları, eğitimcilerin mensupları olarak sendikalar ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın bir araya gelip konuyu masaya yatırıp kısa, orta ve uzun vadeli tedbirler alması gerektiğine vurgu yapan Özcan, sözlerini şöyle tamamladı; "Bu saydığım nedenlerin ortadan kaldırılması için yapılacak iş ve işlemler belirlenip bir an önce bu olayın önüne geçilmesi gerekir diye düşünüyoruz. Yoksa yarıların çok geç olacağına inanıyoruz. Aksi taktirde, yarıların çok daha geç olacağına inanıyoruz. Bu olaylar basittir, kapatılsın, büyütülmesin gibi yaklaşımlarla olayları görmezlikten gelmek abesle iştigaldir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious