Okullardaki şiddetin temeli, manevi eğitim eksikliği

  • Giriş : 06.04.2006 / 00:00:00

Son günlerde okullarda artan şiddet olaylarının tartışıldığı şu günlerde konunun uzmanları, şiddetin önlenmesi için gençlere manevi eğitim verilmesi gerektiği konusunda birleşiyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yazar Dr. Hakan Yalman, gençlerin kendilerine model kişi belirlemelerinin önemine dikkat çekiyor. Delikanlılık kavramının sadece erkekler için değil, kızlar için de geçerli olduğunu belirten Yalman şöyle devam etti; ”Bu dönemde gençler duyguları en üst seviyede hissetmektedirler. Genç bu dönemde kim olduğunu düşünmeye başlıyor. Mesela sigara içmeyi bırakamayan bir genç daha büyük ve tesirli bir duyguyla ancak bu alışkanlığından kurtulabilir. Gençlerin frenleyemedikleri kötü alışkanlıklarını aşmaları için çok daha etkili duygular yaşaması gerekir. Böylesi duyguları da kendilerine gösterilecek modellerle öğrenebilir. Bu model de şüphesiz başta Peygamber efendimizdir” diye konuştu.



Eğitim Uzmanı İsmail Benek, eğitim sisteminin gençlerin başarısı yerine başarısızlığını ölçtüğünü kaydetti. ÖSS’ye giren 1 milyon 800 bin adaydan, 200 bininin yerleşebildiğine dikkat çeken Benek; ”Gençlik, gelecek, bahar, enerji ve hedef anlamına gelmektedir. Eğer bir gencin tanımlı bir hedefi yoksa o gencin başarısından söz etmek mümkün değildir. Her genç kendi rolüne kavuşmalıdır. Diploma her zaman mutluluk getirmiyor. Diploma için çalışmamalı genç.” diye konuştu.



Başarıların takdir edilmesi gerektiğini belirten Benek şunları söyledi; ”Toplumumuzda ki en büyük cimrilik basarıyı takdir etme konusunda gösteriliyor. Gençleri anlamaya çalışmalıyız. Onları anlayabilirsek onları mutlu ve huzurlu görebiliriz. Bizde tecrübe devamlı vehim üretiyor. Vehimlerimizle gençlerin cesaretini kırıyoruz. Otobanda 80 km hızla solda giden bir araba gibi bizde gençlerin önlerini tıkıyoruz. Gençlerin sol şeridi açık değil. Bu gençler iyi ki bizim gibi düşünmüyor. Gençleri kendimize benzetmek yerine onlara rehber olmalıyız.”



Eğitim Uzmanı Bestami Said Çiftçi ise, hazlarına düşkün bir dünyada gençlerin büyük riskler altında bulunduğunu ifade ederek, şunları söyledi: ”Gençler, daha esnek çalışma ortamı, yaşam boyu öğrenme ve sağlıklı bir yaşam istiyor. Ancak onların en temel sorunları, işsizlik, açlık ve yoksulluk, sağlık problemleri, çevre sorunları, uyuşturucu, delikanlı kavgaları, bilgi ve iletişim teknolojilerinin zararlı kullanımı, terörizm, AİDS ve nesiller arası iletişimsizlik. Gençleri anlamaya çalışmalıyız. Onların yeteneklerini sınırlandırmamalıyız. Her gencin başına bir polis dikemeyeceğimize göre gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmanın tek yolu onlara manevi eğitim vermektir.”



Araştırmacı-Yazar Seyfettin Bulut, Zeki Müren’in vasiyetinde ’Hayatımda mutluluğu tadamadım, şöhret yaşarken ölmekmiş’ ifadesini hatırlatarak, mutluluk için inanç gerektiğini kaydetti. ’Ya mutlu olamazsam’ düşüncesinin mutluluğun önünde en büyük engel olduğunu ifade eden Bulut şu örneği verdi; ”ABD eski başkanlarından Abraham Nilkon, ’Ya isteklerini azaltacaksın ya da sahip olduğun imkanları çoğaltacaksın’ demiştir. Onun bilmediği bir üçüncü yol da, arzularımızı, isteklerimizi sonsuz irade sahibi olan Yüce Rabbimizde bulmalıyız. Onu bulan her şeyi bulur. Gençlere her şeyden önce manevi eğitim verilmeli.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious