Öldükten sonra e-posta hizmeti

  • Giriş : 11.01.2007 / 00:00:00

Artık insanların gerçek hayatları sona erse bile sanal hayatları devam ediyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Milliyet yazarı Meral Tamer, Radikal'de 'Celal Salik'in kaleme aldığı köşe yazısı ile ilgili yorumunda ilginç bir haberi gündeme getirdi...

e - posta şifreleri vasiyetnamaye...

Orhan Pamuk'un hazırladığı Radikal'i ilgiyle, uzun uzadıya okudum.
Fikir özgürlüğü, demokrasi, azınlık hakları, cinsiyet eşitliği ve çevre, Radikal'in zaten duyarlı olduğu alanlar; ancak aynı paralelde düşünen Pamuk'un, en duyarlı olduğu konuyu gazetenin manşetine taşımasını yine de yadırgadım. Galiba manşette gazetecilik bekliyormuşum; bana göre Pamuk'un attığı manşet, ilk sayfanın göbeğine daha çok yakışacaktı...
Pamuk'un Radikal'inde beni en derinden etkileyen, hatta yer yer tüylerimi ürperten satırlar ise, 3. sayfada karşıma çıkan Celal Salik imzalı köşe yazısıydı:

Pamuk'un köşe yazısı

"Beni gene okuyor olmanız büyük bir mutluluk. Tabii bu mutluluğu alışılagelmiş bir anlamda ne yazık ki yaşayamıyorum. Beyoğlu 7. Noteri Sulhi Bey'e Ocak 1980 tarihinde verdiğim bu 'son' yazılarım, ölümümden 25 yıl sonra zarfından çıkarılarak yayımlanabilecek. Siz bu satırları okurken, köşe yazarınız çoktan nehri geçmiş, ölüler âleminin kalabalığına karışmış olacak."

İlk anda Orhan Pamuk'un bir yazı yazıp, üzerine de Kara Kitap'ta yarattığı köşe yazarı kahramanı Celal Salik'in imzasını attığını düşünemedim nedense... Her gün yazı yazan bir gazeteci olarak derhal kendimi Celal Salik'in yerine koyup, dehşet içinde kalıverdim: 25 yıl sonra yayınlanacak bir köşe yazısını bugünden kaleme alacak olsam, neler derdim? O yazının yıllarca okurla buluşamayacak olmasını içime nasıl sindirirdim?

Pamuk, Celal Salik imzalı yazısında "Ölümün güzelliği, yaşarken pek az kimsenin onu düşünmeye cesaret edebilmesidir," diyor. Ancak günümüzde artık sadece yaşlıların ve zenginlerin değil, internet tutkunu gençlerin de ölümü düşünmesi gerekiyor.

Ölümden sonra e-posta

Asistanım Özlem Ertem, önüme Foreign Policy gibi ciddi bir derginin son sayısında bulduğu şu ilginç haberi koydu: "Öldükten sonra e - postalarınız ne olacak?

Amerika'da avukatlar, son dönemde müşterilerine bir telkinde bulunuyorlarmış: "Vasiyetnamenize e-posta şifrelerinizi de yazın ve siz öldükten sonra onları kimin kullanacağını belirtin."

Zira internet servis sağlayıcıları, bu şart vasiyette yer almazsa -aile üyeleri bile olsa- kişinin hem e-posta hem de internet ortamındaki diğer şifreli girişlerine kesinlikle izin vermiyorlarmış. Hatta aile bireyleriyle internet sağlayıcıları arasındaki bu tartışma, mahkemelere bile taşınmış. Gerçi Michigan'da bir hakim, Irak'ta ölen Amerikalı bir askerin ailesi ile çocuklarının, e-postalarına ulaşabilmeleri için Yahoo aleyhine, emsal teşkil edebilecek bir karar vermiş. Ama yine de avukatlar, müşterilerini uyarmakta yarar görüyorlar.

Bu arada insanların gerçek hayatları sona erdikten sonra, sanal hayatlarıyla ilgili düzenlemelerin yapılabilmesi için, sanal ortamda da çeşitli girişimler başlatılmış:

Örneğin mylastmail.com ve postexpression.com gibi siteler, yıllık 25 dolar üyelik aidatı karşılığında insanlara, öldükten sonra aileleri ya da arkadaşlarına gönderilmesi için son bir mesaj yazma hizmeti veriyorlar. Vasiyetname işine girişmeyenler, e-posta ya da dijital ortamda yer alan hesaplarının şifrelerini yazabilsin diye...

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious