Olli Rehn: AK Parti kapatılırsa müzakereler askıya alınır

Olli Rehn: AK Parti kapatılırsa müzakereler askıya alınır.9317
  • Giriş : 31.03.2008 / 10:02:00
  • Güncelleme : 31.03.2008 / 10:11:12

Olli Rehn, Türkiye'de yaşanan kritik süreçten duyduğu kaygıyı açık bir dille ortaya koydu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Avrupa Birliği gayri resmi dışişleri bakanları toplantısında, AK Parti hakkındaki kapatma davasının Türkiye-AB ilişkilerine etkisi üzerinde duruldu. Edinilen bilgilere göre AB Dönem Başkanı Slovenya'nın ev sahipliğindeki toplantıya katılan 27 üye ülke dışişleri bakanı, görüşmelerin yüzde 60'lık bölümünde Türkiye'deki siyasi gelişmeleri değerlendirdi.

AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, Türkiye'de yaşanan kritik süreçten duyduğu kaygıyı açık bir dille ortaya koydu. Rehn, AB üyesi ülkelerin temsilcilerini, Anayasa Mahkemesi'ne AK Parti kapatma davası başvurusu hakkında bilgilendirdi.

Özellikle reform süreci açısından bakıldığında bir siyasi parti hakkındaki kapatma davasının Kopenhag siyasi kriterleri ile uyuşmadığını anlatan Rehn, "Gelinen noktada Türkiye'de parti kapatma olayları yaşanırsa müzakereler kesilir." sözleriyle Brüksel'in tavrını netleştirdi.

Normal bir Avrupa demokrasisinde bu tür siyasi meselelere mahkemelerde değil sandıkta karar verildiğini kaydeden AB komiseri, hükümete, reform sürecindeki ivmeyi devam ettirme tavsiyesinde bulundu.

Olli Rehn'in dayanak yaptığı madde
Çerçeve belgesinde müzakerelerin hangi durumlarda 'askıya alınacağı' açık bir biçimde belirtiliyor. Söz konusu maddeye göre Birliğin temelini oluşturan, özgürlük, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin Türkiye'de devamlı bir biçimde ihlal edilmesi halinde, komisyon, kendi inisiyatifi veya üye devletlerin talebi üzerine, müzakerelerin askıya alınmasını tavsiye edebiliyor.

Türkiye'nin tam üyelik sürecinde müzakerelerin seyrini düzenleyen "Müzakere Çerçeve Belgesi"nde, müzakerelerin hangi durumlarda "askıya alınacağı" açık bir biçimde belirtiliyor. Söz konusu madde, "Birliğin temelini oluşturan, özgürlük, demokrasi, insan haklarına ve temel özgürlüklere saygı ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin Türkiye'de ciddi ve devamlı bir biçimde ihlal edilmesi halinde, Komisyon, kendi inisiyatifi veya üye devletlerin üçte birinin talebi üzerine, müzakerelerin askıya alınmasını tavsiye edecek ve ileriki bir dönemde tekrar başlatılması için şartlar önerecektir." diyor.

AB yetkilisi Olli Rehn, toplantı sonrasında düzenlediği basın toplantısında da, Anayasa Mahkemesi üyelerine bir çağrıda bulundu. Olli Rehn, "mahkeme üyelerinin, Türkiye'nin AB'ye katılım konusundaki hedefini göz önüne alacaklarını ümit ettiğini" söyledi. "Gymnich" tipi toplantıyı yöneten AB Dönem Başkanı Slovenya'nın Dışişleri Bakanı Dimitrij Ruppel, Rehn'in ardından Dışişleri Bakanı Ali Babacan'a söz verdi. AB üyesi ülkelerin bakanları da, Babacan'a, parti kapatma konusunda AK Parti hükümetinin neler yapmayı düşündüğünü sordu. Zaman'ın edindiği bilgilere göre Babacan, geniş kapsamlı bir anayasa değişikliğinin Türkiye'nin gündeminde bulunduğunu hatırlattı ve "Siyasi partilerin kapatılması ve diğer konularla ilgili olarak Kopenhag Kriterleri ile uyumlu bir anayasa hedefliyoruz." ifadesini kullandı.

Bakan Babacan, AK Parti iktidarında yapılan düzenlemeleri ve reformları aktardı, bunların laikliği yıpratan değil güçlendiren adımlar olduğunun altını çizdi. Babacan, "Anlayışımıza göre laiklik, din ve devlet işlerinin kesin çizgilerle ayrılmasıdır. Laiklik, hiçbir dinî kuralın devlet yönetimine etkide bulunmamasıdır. AK Parti olarak çalışmalarımız bu çerçevede yapılmıştır. Son beş yılda yapılanlara bakılırsa, kadın-erkek eşitliği ile ilgili yapılan reformlar, yeni Medeni Kanun... Bütün bu adımlar, Türkiye'deki laiklik çerçevesini güçlendiren adımlardır; yıpratan adımlar değildir." diye konuştu.

Üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılmasını öngören anayasa değişikliğine ilişkin olarak da AB'li mevkidaşlarına bilgi veren Ali Babacan, söz konusu düzenlemenin "özgürlükler adına" yapıldığını vurguladı. Babacan, "Buna tamamen dinî özgürlükler çerçevesinde bakılması gerekmektedir. Bu mesele eğitim hakkıyla ilgilidir. Özgürlükler ve temel haklar çerçevesinden bakıldığında Türkiye için atılması gereken bir adım olduğunu düşündük ve bu adımı attık." dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious