Ölmüş memurlara maaş!

Ölmüş memurlara maaş!.14164
  • Giriş : 21.04.2008 / 15:58:00

Yapılan düzenleme ile ölen memurların yakınlarına maaş ödenecek.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası'nda yapılan düzenleme ile ölen 28 bin kamu çalışanının yakınlarına "ölüm aylığı" ödenecek.

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkan Vekili Tahsin Güney, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası'nda yapılan düzenleme ile ölen 28 bin kamu çalışanının yakınlarına "ölüm aylığı" ödeneceğini açıkladı. Güney, "Ölüm aylığı almak için memurlarda 10 yıl (3 bin 600 prim gün) şartını bin 800'e düşürdük. Mevcut durumda 10 yıl hizmeti bulunmaması nedeniyle aylık bağlanamayan kamu çalışanları prim gün sayısının düşürülmesiyle birlikte aylık almaya başlayacak" dedi.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkan Vekili Tahsin Güney, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası'nda yapılan düzenleme ile ölüm aylığı için gerekli prim gün sayısının bin 800'e düşürülmesi dolayısıyla, ölen 28 bin kamu çalışanı yakınına ölüm aylığı bağlanacağını bildirdi. Günay, "Ölüm aylığı almak için memurlarda 10 yıl (3 bin 600 prim gün) şartını bin 800'e düşürdük. Mevcut durumda 10 yıl hizmeti bulunmaması nedeniyle aylık bağlanamayan kamu çalışanları prim gün sayısının düşürülmesiyle birlikte aylık almaya başlayacak" dedi.

SGK Başkan Vekili Güney, düzenlediği basın toplantısında TBMM'den geçen Sosyal Sigortalar ve Genel Salık Sigortası Yasa ile getirilen düzenlemeler hakkında bilgi verdi. Yasanın Cumhurbaşkanı'ndan onay bekleme aşamasına geldiğini dile getiren Güney, iyileştirme getiren maddeleri mevcut sistemdeki memurlara uyguladıklarını ifade etti. Güney, esnaf için de önemli düzenlemeler yapıldığını savundu. Yapılan düzenlemeyle Bağ-Kur'luların da geçici iş göremezlik ödeneği almaya başlayacağını dile getiren Güney, Bağ-Kur'luların sürekli iş göremezlik gelirinden de yararlanacağını kaydetti.

-"MEMURLARIN ŞARTLARI İYİLEŞTİRİLDİ"-

Malullük aylığına hak kazanmak için çalışanın çalışma veya meslekte kazanma gücünün yüzde 60'ını yitirmesi gerektiğinin altını çizen Güney, en az 10 yıl sigortalı olan ve bin 800 prim günü dolduran çalışanın malullük aylığı almaya hak kazanacağını söyledi. Sistemde bulunan memurların da bundan yararlanacağına dikkat çeken Güney, memurlarda bunun daha önceden 3 bin 600 prim gün olduğunu dile getirdi. Güney, sürekli başkasının bakımına muhtaç olanlarda ise sigortalılık süresi aranmaksızın bin 800 prim günü dolduranların malullük aylığı alabileceğini dile getirdi. SSK'lılarda daha önceden bunun bin 800 prim günü veya 5 yıl sigortalılık süresi ve her yıl için ortalama 180 gün olduğunu hatırlattı.

-PRİM GÜNÜN DOLDUĞU TARİHTEKİ EMEKLİLİK YAŞI GEÇERLİ-

Sistemde olan kişilerin prim gün sayısının dolduğu tarihteki emeklilik yaşının geçerli olacağını vurgulayan Güney, şu örnekleri verdi: "2008 yılında 10 yaşında sisteme girmiş olan bir kişi 2028 yılında 7 bin 200 prim günü dolduracak. Yani 30 yaşında olacak. 2028'deki emeklilik 60. Emekli olmak için 30 sene bekleyecek, 2058 yılında emekli olabilecek. 2008 yılında 40 yaşında sisteme giren çalışan da 4 bin 600 günü olduğu taktirde emekli olabilecek. 7 bin 200 şartı aranmayacak. Fakat, 60 yaş yerine 63 yaşında emekli olacak. 3 yıl ilave edilecek. 65 yaşında olması durumunda ise 3 yıl beklemeyecek."

-"9 BİN PRİM GÜN SAYISINI KAYIT DIŞININ ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN İSTEMİŞTİK"-

Bir gazetecinin 7 bin 200 günü dolduran çalışanın kayıt dışı çalışma olasılığının olduğunu hatırlatması üzerine Güney, 9 bin prim gününü bu nedenle istediklerini söyledi. Güney, çalışanın 7 bin 200 günden sonra sistemden çıkması halinde alacağı aylığın düşeceği uyarısında bulunurken, sigortasız işçi çalıştırmanın işveren için büyük risk olduğunu ifade etti. 2036 yılından sonra emeklilik yaşının kademeli olarak 65'e yükseltileceğini kaydeden Güney, "Aylık bağlama oranları ise yeni sisteme gireceklerde yüzde 2 olarak belirlendi. Kanun yürürlülük tarihinden sonra gün sayısı 3 bin 600'e tamamlayanlar her bir yıl için bu oran yüzde 3 olacak. Sistemdeki memurlarda ise 25 yıl için yüzde 75, her bir yıl fazlası için yüzde 1 artırım devam ederken, sisteme yeni girecek olan memur için aylık bağlama oranı yüzde 2 olacak" diye konuştu.

-YEŞİL KART ALMAK KOLAYLAŞIYOR-

Ölüm aylığını almaya hak kazanmak için memurlarda 10 yıl (3 bin 600 prim gün) şartının bin 800'e düşürüldüğünü belirten Güney, mevcut durumda 10 yıl hizmeti bulunmaması nedeniyle aylık bağlanamayan 28 bin kişinin de bu haktan yararlanacağını vurguladı. Yeşil kartlıların da normal sigortalılar gibi sağlık hizmetlerinden faydalanacağını kaydeden Güney, "Yeşil kart almak daha kolaylaştı. Net asgari ücretin üçte birinden daha az geliri olanlar yeşil karttan faydalanabiliyordu. Düzenleme ile artık bunu brüt asgari ücret üzerinden belirleyeceğiz. 2 yıl içinde de yeşil kartı kaldıracağız" dedi. 9 milyon 400 bin yeşil kartlı olduğuna dikkat çeken Güney, gelir testinin sağlıklı yapılması halinde yeşil kartlı sayısında artış değil düşüş beklediğini dile getirdi.
-SGK, BAKANLAR KURULU KARARINI DEĞİŞTİREBİLECEK-
Özel Sağlık kuruluşlarının aldığı ilave ücretlerin Bakanlar Kurulu tarafından belirleneceğini anımsatan Güney, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun Bakanlar Kurulu kararının altında bir oran belirleme yetkisine sahip olduğunu ifade etti.
-81 BİN KİŞİYE 70 MİLYON YTL YANLIŞ ÖDEME YAPILDI-

81 bin yaşlı ve özürlü yurttaşa kanunun bilinmemesi veya uygulamadan kaynaklanan nedenlerle yersiz ödeme yapıldığını vurgulayan Güney, bunlar üzerindeki icra takiplerinin kaldırıldığını vurguladı. Güney, şimdiye kadar yanlışlıkla 70 milyon gereksiz ödeme yapıldığına dikkat çekti.

-"TEKNİK OLARAK ANAYASA MAHKEMESİ'NDE SORUN OLMAZ"-

Bir gazetecinin suiistimal edilecek maddeler var mı sorusu üzerine Güney, her maddenin avantajlarının yanında dezavantajlarının da olduğunu dile getirerek, yasaları suiistimal edilebilir diye hazırlamadıklarını belirtti. Anayasa Mahkeme'si bu yasayı da iptal eder mi sorusuna Güney, şu yanıtı verdi: "Kanun çalışmalarını akademisyenlerle yaptık. Mevcut memur ayrımına gitmek zorunda kaldık. Kamuyu sistem dışında bıraksaydık standardizasyon olmazdı. Yasa Cumhurbaşkanında. Cumhurbaşkanı ve Anayasa Mahkemesi'nin kendi görüşleri farklı olabilir. Teknik olarak Anayasa Mahkemesi'nde sorun olacağını düşünmüyorum. Ama taktir yüce yargının."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious