Ölümcül "Batı Nil virüsü" Türkiye'de: 3 ölü
Sağlık Bakanlığı Hıfzıssıhha Başkanı Mustafa Ertek: Batı Nil Virüsü'ne Türkiye'de de rastlandı. Bugüne kadar 5 ilden 7 vakaya Batı Nil Ateşi tanısı konuldu ve bu hastalardan 3'ü kaybedildi.
Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde ölümlere yol açan ve Türkiye'de de kendini gösteren "Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu" özellikle yaşlılar, çocuklar, hamileler ve HIV/AIDS hastaları gibi bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde hayati risk taşıyor.
Hastalık özellikle kaynağı kargalar olan rezervuarlardan "Culex" türü sivrisinekler aracılığı ile insanlara, atlara ve diğer memelilere bulaşıyor.
Bulaşma, çoğunlukla sivrisinek popülasyonunun aktif olduğu sıcak
havalarda meydana geliyor. Bunların dışında kan yoluyla, organ ve doku
nakilleriyle, anneden bebeğe anne karnında ve emzirme sırasında söz konusu olabiliyor.
Hastalık, virüsün bulaştığı kişilerde çoğu kez hiçbir belirti ve bulgu
vermiyor. Genellikle kişiler farkına bile varmıyor. Yaklaşık yüzde 20 oranında ise Batı Nil ateşi adı verilen, hafif bir enfeksiyon gelişiyor ve tam iyileşme gerçekleşiyor.
Yaşlılar, çocuklar, hamileler ve HIV/AIDS hastaları gibi bağışıklık
sistemi baskılanmış kişilerde Batı Nil virüsü çok ciddi olabiliyor ve beyin
iltihaplanmasına ya da beyni ve omuriliğini çevreleyen zarlarda iltihaplanmaya yol açabiliyor. Virüse yakalananların yaklaşık yüzde 1'inden daha azında, şiddetli hastalık görülüyor ve az sayıda vakada Batı Nil virüsü ölümcül olabiliyor.
ATEŞLE KENDİNİ GÖSTEREN HASTALIĞIN AŞISI YOK
Verilen bilgiye göre hastalık, kendini ilk olarak ateş ile gösteriyor. Bu
belirtileri, baş ağrısı, kas ağrıları, iştah kaybı, bulantı, kusma ve ishal,
ciltte kızarıklık, lenf bezlerinin şişmesi, coğrafi dağılım izliyor.
Hastalıktan korunmak için herhangi bir aşı mevcut değil.
ÖNLEMLER
Batı Nil Virüsünden korunmak için özelikle hasta veya ölmekte olan
kuşlara dikkat edilmesi gerekiyor.
Sivrisineklerin hakim olduğu saatlerde, özellikle gün ağarırken, akşam
karanlığında ve akşamın erken saatlerinde gereksiz dış mekan faaliyetlerinden kaçınılması öneriliyor.
Sivrisineklerin istila ettiği alanlarda uzun kollu gömlek ve pantolon
giyilmesi tavsiye ediliyor.
Cilt üzerine ve giysilere yoğunluğu yüzde 10 ila yüzde 30 arasında
değişen sivrisinek kovucu ilaç sürülmesi öneriliyor. Yoğunluğu yüzde 10 olan bir koruyucunun yaklaşık iki saat etkili olduğuna ise dikkat çekiliyor.
BATI NİL VİRÜSÜ
Batı Nil virüsü, ilk olarak 1930'ların sonunda Afrika'da ortaya çıktı. O
zamandan bu yana Asya, Avrupa, Orta Doğu ile Kuzey ve Güney Amerika'da yayılan hastalık, Birleşik Devletler'de ilk olarak 1999'daki Doğu Kıyısı salgıyla görüldü.
Sivrisineklerin virüs taşıdığı bölgelere gitmek veya o bölgelerde yaşamak
Batı Nil virüsüne yakalanma riskini artırıyor.
YOLCULAR İÇİN RİSK
Ilıman bölgelerde Batı Nil virüsü, ilkbahar sonlarında başlayan,
genellikle Ağustos ve Eylül aylarında doruğa ulaşan bir mevsimsel kalıp
izliyor.
Güney iklimlerinde yaşayan insanlar, bütün bir yıl boyunca enfeksiyona
yakalanma riski ile karşı karşıya bulunuyor.
DÜNYADA HASTALIK NEDENİYLE ÖLÜ SAYISI ARTIYOR
Bu arada, Yunanistan'da geçen ay ortaya çıkan Batı Nil virüsü nedeniyle
yaşamını yitirenlerin sayısının 18'e ulaştığı bildirildi.
Yerel basında yer alan haberlerde, Batı Nil Virüsünün bulaştığı tespit
edilenlerin sayısının 177 olduğu, hastanelerde 9 hastanın yoğun bakım
ünitelerinde tutulduğu açıklandı. Özellikle Yunanistan'ın kuzeyinde görülen vakalarda hayatını kaybedenlerin büyük bölümünü 70 yaş üstü hastalar oluşturuyor.
Hastalığın Romanya'da da görüldüğü ve ölümlere yol açtığı kaydedildi.
HASTALIK TÜRKİYE'DE
Sağlık Bakanlığı bugün Batı Nil Virüsü enfeksiyonu vakalarına Türkiye'de
de rastlanıldığını açıkladı.
Öte yandan, Manisa Devlet Hastanesinde ateş, baş ağrısı, bilinç
değişikliği ve vücutta döküntüler sonucu gelişen bir hastalığa bağlı olarak 6 kişinin ölümünün ardından, şüphelenilen Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığı, hastalıkla ilgili olarak yapılan analiz sonuçlarına göre, ilk bulgularda herhangi bir enfeksiyonun şu ana kadar saptanmadığını bildirmişti. Yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verilmişti:
"Bilim kurulumuz 26 Ağustos 2010 tarihinde yaptığı son toplantıda,
Manisa'dan gelen uzmanla birlikte tüm vakalar ayrıntılı biçimde tekrar
değerlendirmiştir.
Bu değerlendirme sonucunda hastaların genellikle ileri yaşlarda ve altta
yatan kronik hastalıklarının olduğu, bir kısmının uzun süre güneş altında
çalıştığı veya yürüdüğü belirlenmiştir. Dolayısıyla hayatını kaybeden 6 hastanın ölüm sebebi, benzer bulgularla seyreden hastalıkların kümelenmesi şeklinde yorumlanmıştır.
Hastalığın 20 Ağustos 2010 tarihinden itibaren görülmediği, bu durumun
hava sıcaklığında ciddi düşmelerin olduğu tarihlerle örtüştüğü görülmüştür.
Hastalığın görüldüğü dönemde komşu ülkelerde benzer belirtilerle seyreden hastalıklar olması nedeniyle konu bu yönüyle de araştırılmaktadır. Bu değerlendirme paralelinde hastalığın 2 hafta süreyle takip edilmesine ve ileri tetkiklere devam edilmesine karar verilmiştir."
DİĞER HABERLER
Suat Yıldırım gerçeği yüzümüze vurdu
Prof. Dr. Suat Yıldırım, televizyona ayırdığımız zamanı, Peygamberimize ayırmadığımı söyledi.
Kötü alışkanlıklardan kurtulabilir miyiz?
İnsanların alışkanlıkları haline gelen tırnak yemek, gevezelik etmek gibi kötü alışkanlıklardan kurt






































