Önder Sav'dan Başbakan'a zehir gibi sözler!

  • Giriş : 10.06.2006 / 00:00:00

CHP Genel Sekreteri Önder Sav, Türkiye'de 18 milyon kişinin yoksulluk sınırının altında, 1 milyon kişinin de açlık sınırının altında yaşadığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Buradan sayın Başbakanımıza kendisinin Danıştay'ın türban kararında seslendiği hitapla (Efendi! Sen, Türkiyeyi satamazsın. Sen ancak kendini pazarlarsın.) diye sesleniyorum. Sana Türkiye'yi pazarlattırmayız. Her pazara çıkışında CHP'nin kararlı sesini duyacaksın ve elimizi ensende hissedeceksin. Türkiye'yi sattırmayacağız." dedi.

Sav, alt birim Yenişehir Belediyesi Konferans Salonu'ndaki partisinin seçim Komitesi Mersin İl Toplantısı'nda konuştu. Sav, konuşmasında hükümeti eleştirdi. Ekonomideki dalgalanma ve enflasyonun sürdüğünü belirten Sav, 2001 yılında yaşanan krizin benzerinin Türkiye'nin kapısına dayandığını ileri sürdü.

ABD'nin, IMF'nin ve AB'nin dışarıdan iç ve dış işlerimize olabildiğince müdahale ettiğini iddia eden Sav, Türkiye'nin bu tür olaylara önceden de alışık olduğunu ve Türkiye'nin ulusal kurtuluş savaşın başlatıldığı günlerde yaşanan bir tabloyu yeniden yaşadığını ifade etti.

Sav, şöyle konuştu: "Bu durum bugünkü iktidarın umursamaz, her şeyi oldu bittiye getiren ve meclisteki parmak çoğunluğuna getirir tutumunun kaçınılmaz sonucudur. Siyasal iktidar, esnafın, memurun, tüccarın topyekun emeğini ve geçimini satarak kazanmak isteyen insanların dünyasını kararttı. Çiftçi yoksullaşıyor. Ziraat Bankası'na ve Tarım Kredi Kooperatifleri'ne borçlarını ödemek için yüksek faizde borçlar alıyor. Kimi zaman da kredi mafyasının eline düşüyor. Üç buçuk yıl içinde tarım girdileri alabildiğine arttı. Ancak çiftçinin sattığı her şey ucuzladı. Çiftçi emeğinin çırağı olmaya doğru yöneldi, yönelttirildi. Çiftçi perişan ama başka yapacak bir şeyi de yok. Toprağından kopamaz. Çiftçinin tarlasında yangın var. Hükümet bu yangını söndüreceğine, yangına benzinle yaklaşıyor. Yangın çiftçinin tarlasında daha da büyümeye doğru yol alıyor."

Türkiye'de üretilen 2 milyon 500 bin tonluk narenciyenin önemli bir kısmının dallarda kaldığına dikkat çeken Sav, "Çiftçi, ürünün yeterli miktarda para etmediği için dalında bıraktı. İhracat primi 2002 yılındaki 100 dolardan 50 dolara indiği için narenciye üreticisi ihracat yapılamadığı için güç duruma düştü. Emeğini karşılayamadığı için kimi dalında bıraktı kimi ise topladığı meyveyi sokağa attı. CHP olarak biz duruma kayıtsız kalamazdık ve kalmadık. Bu kapsamda milletvekillerimizden oluşan bir komisyon kurduk. Bu komisyon, gittikleri her yerde üreticilerle görüştüler ve önümüze getirdikleri manzara oldukça korkunç ve tüyler ürpertici idi. Üreticinin emeğine yazık oldu. Meyveler dallarında kaldığı için çiçeklenemiyor. Bu durumun gelecek yılki mahsulü de etkileyecek. Üreticilerimiz, geçtiğimiz dönemlerde 1 kilo narenciye ile 2 ekmek alırken, şimdi 2 kilo narenciye ile 1 ekmek alır hale geldi. 3 kilo greyfurtla 1 litre mazot alırken, şimdi 20 kilo greyfurtla 1 litre mazot alınabilir duruma gelmiş." şeklinde konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious