Onlar ermiş muradına…

  • Giriş : 08.05.2007 / 00:00:00

Siyasetteki son birleşmelerin konuşulduğu bir dost sohbetine kulak verdiğimde teşbih gücümüzü daha iyi anladım.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Biri, durduk yerde, "Ne hayır gelir böyle bir evlilikten" dediğinde, diğeri, "Buluşmaya koşanlar şimdiye kadar tanığı olduğum en yüklü çeyizle geliyorlar" cevabını bastırdı.

"En yüklü çeyiz…" Hımm…

DSP'nin kasasında yüz milyonlarca YTL olduğu söyleniyor; devletin seçim kampanyalarında harcasınlar diye verdiği yüklü Hazine yardımını gözü gibi koruyor DSP'liler… Deniz Baykal, "İstemem, vakıf kursunlar" diyor ama, yasal açıdan bu mümkün değil; DSP ile birleştiğinde o yüklü miktar da CHP kasasına girecek…

"Peki ya DYP-ANAP birleşmesi? Orada çeyiz ne?" sorum "Amma da câhilsin" bakışıyla karşılandı. DYP kirada oturuyor, ama planı-projesi üzerinde Turgut Özal'ın bizzat çalıştığı muazzam bir genel merkez binası var ANAP'ın... Rahmetli, o binanın bir gün DYP (yapılabilirse, adı Demokrat Parti olacak) genel merkezine dönüşeceğini aklının ucundan geçirmiş midir acaba?

"Sadece o değil" dedi bilen dost, "Genel merkez binasının yanında alış-veriş merkezi olabilecek büyüklükte bir de arsa var, 100 Milyon Dolara babana sat…" Genel merkez binası, artı arsa, bayağı yüklü bir çeyizi var ANAP'ın gerçekten… Ben de olsam seçimde getirecekleri oy miktarının azlığına bakmazdım…

Birleşmenin suhuletle gerçekleşmesi pek çok siyasî gözlemciyi şaşırtıyor. Oysa aylar süren bir çalışmanın sonucu DYP-ANAP birleşmesi… Mesut Yılmaz az mı İstanbul-Ankara seferi yaptı, az mı ter döktü. Birleşmenin olacağı anlaşıldığında ilk 'takdis' gazetelere sevincini açıklayan Mesut Bey'den geldi. Mehmet Ağar, "Asla" diyor, ama ben o çabaların Mesut Yılmaz'ı aday göstermeyle sonuçlanacağına eminim…

Bir başka 'takdis' de aynı yönde çaba gösteren büyük medya patronundan geldi; sevincini gazetelerinin manşetlerine döktü o... Patronun siyaseti dizayn etme merakı eskilere dayanıyor; 2002 seçimi öncesinde siyaset arenasını karıştıran da oydu. Tansu-Özer Çiller çiftini Rodos'a götürdü önce; yüzerken MHP'yi koalisyon dışı bırakma projesini konuştular… Arkası da Frankfurt'a bırakıldı.

Ben böyle yazınca patronun çevresinden yalanlama geliyor. Yalanlama telefonu geldiğinde yanımda bulunan bir dostum, "İyi de" dedi, "Birleşmede yerini almasını telkin eden telefonu ettiğinde sağın genç liderlerinden birinin yanında ben vardım…" Dostuma göre, medya patronunun şu sıralarda içi içine sığmıyor… "En büyük derdi Petrol Ofisi'nin (PO) vergi borcuydu, onu da Uzlaştırma Komisyonu marifetiyle halletti, halledecek" dedi…

Zihnimde bu bilgi, dün, gazeteleri okurken, Cumhuriyet'in iç sayfalarında küçücük bir haberle karşılaşmayayım mı? "PO'da vergi çıkmazı" diyordu haber… Murat Kışlalı imzalı habere göre, PO'nun cezasıyla birlikte 1.2 milyar YTL'yi bulan (yaklaşık 800 Milyon Dolar tutuyor) vergi borcunun silinmesine ramak kalmış… Bugün verilecek kararla Petrol Ofisi büyük bir borç yükünden kurtulmuş olacakmış… Geçen hafta yapılan 'uzlaştırma' toplantılarında bir sonuca ulaşılamamış gerçi, ama araya bir nişan girince, durum değişmiş…

Evet, yanlış okumadınız, 'nişan' dedim… Nişan ülkemizin öndegelen işadamlarından Cavit Çağlar'ın kızının nişanı… Patronlar ve temsilcilerinin kendisi de medya patronu olan Cavit Çağlar'ın mutlu gününe katılmaları olağan da Maliye Bakanlığı üst düzey bürokratları orada ne arıyorlarmış, anlayamadım. Muhabir, "Cavit Çağlar'a sorduk, doğruladı" ayrıntısı verse de, Gelirler Genel Müdürü Osman Arıoğlu ile yardımcısı Bülent Taş'ın Bursa'da bir nişanda PO yöneticileriyle buluştuklarına ve 'vergi bağışlama' görüşmesi yaptıklarına inanmam. Osman Arıoğlu bu tür akçalı işlerden kaçınan bir bürokrat bilindiği için milletvekilliği yakıştırılan bir isim; yardımcısı Bülent Taş ise devletin parasını heba ettirmeyecek biri biliniyor…

Bu olayda benim anlayamadığım bir başka nokta da şu: Cumhuriyet haberine göre, geçen hafta yapılan toplantıya PO adına katılanlar arasında geçmişte Gelirler Genel Müdürlüğü koltuğunda oturan biri de varmış… Bildiğim kadarıyla, devlette o konumda görev yapmış olanlar 'uzlaştırma' toplantılarına vergi borcu bulunan mükellef adına katılamıyorlar… Bursa'daki nişanda iki tarafı görüştüren yine eski genel müdür olmuş…

Eminim, zihnimi işgal eden bütün bu soruların ikna edici mâkul açıklamaları vardır…

DYP ile ANAP birleşti, DYP'ye koca bir genel merkez binasıyla arsa 'çeyiz' geldi. CHP ile DSP birleşecek, CHP'ye para gelecek, 'çeyiz' olarak… Bursa'daki nişan buluşması da bekleneni getirirse... "Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine" diyeceğiz herhalde…

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious