Onlar ikinci hayatı buldu, 205 kişi sırada

  • Giriş : 27.03.2007 / 00:00:00

Koşuyolu Hastanesi’nde 49 hastaya kalp nakli yapıldı. “Bağış olmazsa hastaların yarısını kaybederiz” deniliyor

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın istatistiklerine göre 205 kişi kalp nakli için bekliyor. 1989 yılından beri 49 kalp naklinin gerçekleştirildiği Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki Organ Nakil Birimi’nde halen 70 kişi kalp bekliyor. Hastanenin Transplantasyon Koordinatörü Doç. Dr. Mustafa Güler, “Eğer bağışçı bulamazsak 1 yıl içinde bu hastalarımızı kaybedebiliriz” diyor ve ekliyor: “Nakiller için donörün sağlıklı ve belirli bir yaşta olması gerek. Örneğin 70 yaşındaki birinin kalbini kullanmanın sakıncası olabilir. Ama o nakli yapmazsak hastayı kaybedeceğiz en azından yaşam süresi uzuyor. Sağlıklı bir kalp nakli yapabilmek için kalbin donörün vücudundan çıktıktan sonra en geç 4 saat içinde nakledilmesi gerekiyor. Dakikalara karşı yarışıyoruz. Herkesi duyarlı olmaya çağırıyoruz.”

Abbas Çakmak henüz 29 yaşında, 14 ay önce ameliyat oldu. İkinci kez hayata kavuşan 49 şanslı hastadan biri... Adıyamanlı Üzeyir Aras ise 1.5 yıl önce nakil olmuş. Aras’a Antalya’da trafik kazasında hayatını yitiren genç bir kızın kalbi nakledilmiş. Şimdi hepsi ikinci hayatlarını yaşıyor. Ancak hastanede, 70 hasta daha umutla bekliyor...

‘Yaralı yüreği’ için 7 aydır bekliyor
ADI Dılbirin. Hastanede kalp nakli bekleyen en küçük hasta o, daha 14 yaşında. Adının anlamı ise yaralı yürek. Mardinli bir ailenin oğlu. Küçükken geçirdiği romatizma en çok kalbini yormuş. 7 aydır hastanede tedavisi sürüyor, 4 aydır ise kalp bekliyor. Yedinci sınıfa giderken onu evinden, arkadaşlarından, okulundan ayıran hastalığına rağmen gülümsemekten hiç vazgeçmeyen Dılbirin “İyileşince doktor olacağım. Burada sıkılıyorum ama bol bol kitap okuyorum. Bir an önce iyileşmek istiyorum” diyor.

Yorgo’nun kalbi ona hayat verdi
42 YAŞINDAKİ Yeter Kaçar’ın göğsünde artık 18 yaşındaki Yorgo Kutruli’nin kalbi atıyor. Belgin Kaçar kocasını hayata döndüren Yorgo’ya minettarlığını dökmüş: “Dua bile edemiyorduk. Çünkü eşimin yaşaması için birilerinin ölmesi gerekiyordu. Ama eşimin gözlerindeki ışığın biraz daha söndüğünü görüyor ve kahroluyordum. Sonunda kalp bulundu. Mutluydum ta ki Yorgo’nun resmini görene kadar. Keşke gencecik olduğunu görmeseydim. Sevgili Yorgo ne desem boş. Senin ödülünü Rabbim’e bırakıyorum.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious