Onların şurubu bol bol içecekleri demli çay

  • Giriş : 04.05.2006 / 00:00:00

Onların bol bol çay içmeleri ve mümkün olduğu kadar kırmızı etten kaçınmaları gerekiyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


International Hospital ve İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji- Onkoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Leyla Ağaoğlu, talasemililerin beslenmesiyle ilgili merak edilen soruları yanıtladı:

* Talasemi hastaları beslenirken nelere dikkat etmeli? Herkes gibi yaşlarına uygun ve dengeli beslenmeye yani yeterli oranlarda protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral almaya dikkat etmeliler. Talasemili bir çocuğun beslenmesi, kesinlikle aynı yaştaki normal bir çocuktan farklı olmamalıdır.

* Herkes gibi beslenirlerse vücutlarında demir depolanmaz mı? Hayır. Bu çok yanlış bir düşünce ya da bilgi! Talasemi hastasının vücudunda, kalp ve karaciğer gibi çok önemli organlarda fazla demir depolandığı ve en önde gelen ölüm nedeninin kalpte fazla demir birikimi sonucu kalp yetmezliği olduğu doğru. Fakat bu demirin ana kaynağı beslenmedeki demir değil. Bu hastalar yaşayabilmek için ömür boyu en fazla 3-n hafta ara ile kan almak zorunda. Kan, tam kan olarak değil eritrosit ya da alyuvar olarak verilir ve her bir ünite eritrosit içinde 250 mg demir mevcuttur. Bu miktar bir insanın ihtiyacının çok üzerindedir ve insan vücudunda fazladan gelen demiri dışarı atacak doğal bir sistem mevcut değildir. Böylece çeşitli organlara yerleşen demir giderek birikir ve birkaç yıl içinde bu organları tamamen bozacak boyutlara gelir. Bu da hastanın ölümüyle sonuçlanır. Onun için biz bu hastalara ömür boyu kan verirken diğer taraftan da vücuttan bu fazla demiri atacak ilaçları uygularız. Kanla gelen demir yükünün yanında, besinlerde bulunan demir adeta devede kulaktır. Hiçbir zaman bu derece, aşırı miktarda olamaz ve durum tehlikeli boyutlara ulaşmaz.

* Pek çok hasta, demir almamak için kırmızı et yemediğini söylüyor... Maalesef bu bir hata! Kırmızı et ve diğer bazı besinler içinde demir olduğu doğru. Talasemili hastalarda besinler içindeki demirin bağırsaklardan normal kişilere göre daha fazla emildiği de doğru. Fakat yine de bu miktar hiçbir zaman tehlike yaratacak boyutlara erişmez. Kaldı ki; bu hastaların 'yaşlarına uygun ve dengeli beslenmeleri lazım' diyoruz. Hiçbir yaş için aşırı kırmızı et yenmesi söz konusu değildir. Tekrar ediyorum; normal beslenme ile alınan demirin bu çocuklara bir zararı olmaz. Aksine yetersiz beslenme sonucu; ortaya başka tür sorunlar da çıkabilir.

* Acaba hemen hemen bütün hastaların yaptığı bu yanlış nereden kaynaklanıyor? Ne yazık ki, çoğu kez konuyu yeterince bilmeyen doktorlardan... Talasemide bağırsaktan demir emilimi, normalden fazla olduğu için bunun bir tehlike doğuracağını zannediyorlar ve hastalara demir içeren gıdaları almamalarını söylüyorlar. Bir tek talasemi 'intermedia' dediğimiz durumda bu görüşün gerçeğe yakın bir yeri olabilir. Şöyle ki; talasemi intermedia, biraz daha hafif seyreder. Bu hastaların bir kısmı hiç kan almadan veya çok seyrek kan alarak yaşayabilirler. Fakat sürekli kansızlık vardır ve normal hastada görülen birçok sorun onlarda da ortaya çıkar. İşte bunların bağırsaklardan demir emilimi, hakikaten bir hayli yüksektir ve günde üç öğün kırmızı et yemeleri doğru değildir. Ancak günde üç öğün kırmızı eti hiç kimse yememelidir ve talasemi intermedia'lı hastalar da yaşlarına uygun normal beslenmelidirler. Sadece bağırsaktan demir emilimini azaltıcı basit bir tedbir alınabilir; hastalar çay içebilir. Çay bağırsaktan besinler içindeki demirin emilimini azaltır ve normal çocuk beslenmesinde çayın yeri yoktur, aksi halde çocuklarda demir eksikliğine yol açar. Erişkin insanda da aşırı çay içenlerde demir eksikliği görülür. İşte talasemi intermedia'lı hastalar, her yaşta, korkmadan çay içerek bağırsaktan emilen demiri dengeleyebilir.

* Talasemili hastalarda gelişme geriliği dikkat çekiyor. Bunun sebebi nedir? Talasemili hastada boy kısalığının bir değil, birkaç nedeni var. En başta genetik. Anne-baba ve yakın akrabaların boyu her insan için geçerli bir faktör, aileniz uzun boylu değilse sizin de uzun olmanız zor! İkinci sebep ise; kötü beslenme... Daha önce de belirttiğim gibi, yanlış bilgilerden ötürü, bu hastalara birçok önemli besin kısıtlanıyor, kalsiyum da bunlara dahil ve çocuk yaşta, kötü beslenme sonucu boyları kısa kalıyor. Ailenin sosyo-ekonomik durumunun da gelişme üzerine büyük etkisi vardır ve yine bu faktör de herkes için geçerlidir.

* Bu boy kısalığının uygulanan tedavi ile ilgisi yok mu? Olmaz olur mu, elbette var. Zaten bu da en az beslenme kadar önemli ve yine tedavide de birçok hata yapılıyor. Ya imkansızlıklarda ya da takip eden doktorun yeterince bilgili olmamasında...

* Boy kısalığı, gelişme geriliğini önlemek için tedavi nasıl olmalı? Hastalara kan (eritrosit) verilme işlemi belirli aralarla ömür boyu sürdürülmeli. Bu aralar hastaların kanlarında 'hemoglobin' dediğimiz madde hiçbir zaman 9, hatta daha iyisi 10mgram/dl altına düşmeyecek şekilde ayarlanmalı. Çünkü bu rakamların altında vücut kansız kalır ve kronik kansızlık yine boy kısalığı, gelişme geriliğine yol açar. Kronik kansızlık sadece talasemiden değil başka sebeplerden de olabilir. En sık görülen demir eksikliğidir ve bu tedavi edilmez. Çocuk uzun süre kronik kansız olursa; onlarda da gelişme geriliği olur, çünkü çocuğun boyunun uzayabilmesi için kansız olmamalıdır.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious