‘Ordunun yedeği yok’

  • Giriş : 07.03.2006 / 00:00:00

Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, yargı ile ilgili kararların siyasilere sorulmasının doğru olmadığını söyleyerek, bu ülkenin ordusunun ve yargısının bir yedeği bulunmadığını hatırlattı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında TBMM’ye gönderilecek yasa tasarıları ile Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi ile ilgili kanun tasarısını ele aldıklarını söyledi. Toplantıda, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan’ın AB ile ilgili çalışmalar hakkında bilgi verdiğini bildiren Çiçek, Bakanlar Kurulu’nda tekstil sektörünün meselelerinin de görüşüldüğünü söyledi. Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, partisinin bugünkü grup toplantısında, tekstil, deri ve bağlı sektörlerle ilgili alınan kararları açıklayacağını bildirdi. Bakanlar Kurulu’nda iç ve dış siyasi gelişmelerin de değerlendirildiğini kaydeden Çiçek, nükleer enerji üretimi başta olmak üzere İran’da ve Irak’taki gelişmelerin de ele alındığını ifade etti.
Çiçek, daha sonra Şemdinli olaylarıyla ilgili iddianamede Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın adının geçmesiyle ilgili soruları cevapladı. Ceza Muhakemeleri Kanunu’na göre kamu davası açma yetkisinin Cumhuriyet Savcısı’nda olduğunu hatırlatan Cemil Çiçek, bu konuda siyasilere görüş sormanın yanlış olduğunu söyledi. Çiçek, “Hazırlık soruşturması gizlidir. Daha iddianame tanzim edilmeden basın birçok şeyi yazıyor. Örneğin Küre Operasyonu’nda daha iddianame hazırlanmadan birçok şey yazıldı. Geçmişte maç yayınlanır gibi operasyonlar yayınlanmıştır. Sonuçta insanlar beraat ediyor ama, kamuda o görüntüler kalıyor” diye konuştu.
Adalet Bakanlığı’nın yargı sürecindeki aksaklıkları gidermek için 4 bin 500 genelge yayınladığını söyleyen Cemil Çiçek, 1.1.2006’da yayınlanan 32 maddelik genelgenin soruşturmanın yürütülmesiyle ilgili olduğunu açıkladı. Yerli yersiz davaların açılmasını ve kişilerin haklarıyla oynanmaması için savcıları uyardıklarını söyleyen Çiçek, “Soruşturma sırasında sadece bir takım kurallara riayet edilmesini istedik. Bunu istemekle kalmadık daha önceki CMUK’ta olmayan 170. maddeyi getirdik. Bu madde iddianamenin iade edilmesini getiriyor. Bunun nedeni de şudur. Geriye dönüp baktığımızda açılan davaların yarısı beraatle sonuçlanmıştır. Bu iddianamenin yeterli hazırlık yapılmadan tanzim edilmesiyle ilgilidir. Sonuçta beraat edecek birini yargı önüne çıkardığınızda kamu vicdanı rahatsız olur” şeklinde konuştu. Orgeneral Büyükanıt hakkında bir yargı kararı olmadığını da hatırlatan Çiçek şunları söyledi: “Siyasetçileri eleştirebilirsiniz, ama bir ülkenin ordusunun da yargının da yedeği yoktur. Bana ve hükümete göre TSK bu ülkenin en seçkin kurumudur. Orada görev yapan komutanlarımız da öyledir. Orada meydana gelecek görev değişiklikleri çok önceden karara bağlanmıştır. Tüm bunlara rağmen Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanı olamayacağı gibi, aslı esası olmayan değerlendirmeler yapılmamalı. TSK, güvenlik güçleri ve yargı. Bu üç kurum toplumum huzuru için gereklidir.”

‘Fıkra’lı gönderme
Kendisinin ve hükümetin TSK’ya bakışı ve üst düzey komutanlarla ilgili yerli yersiz açıklamalar yapılmasına karşı olduğunu hatırlatan Çiçek, bu konudaki ısrarlı sorular üzerine, “Bir taraftan yargı bağımsız olsun diyorsunuz, bir yandan da karşılaştığınız her hukuki meseleyle ilgili Adalet Bakanı’ndan görüş soruyorsunuz” dedi. Gazetecilerin ısrarlı soruları üzerine basın toplantısını bir fıkrayla bitiren Çiçek, şu fıkrayı anlattı: “Adamın biri sabaha kadar Kamber ile Aslı arasındaki aşkı anlatmış. Dinleyenlerden biri şu soruyu sormuş: Kamber mi erkek, Aslı mı?” Basın toplantısının başından beri hukuki durumu anlattığını söyleyen Çiçek, gazetecilere, “Siz bana hâl⠑Kamber mi erkek, Aslı mı erkek’ diye soruyorsunuz” dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious