Organ naklinde yeni umut

  • Giriş : 29.03.2007 / 00:00:00

Doku uyumu olmadan organ naklinin yapıldığı Türkiye'de, artık kan uyumu aranmaksızın organ nakli de gerçekleştiriliyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


21 yaşındaki Can Akın Akgün, kan uyumu olmayan babası Mehmet Akgün'ün böbreği ile hayata yeniden bağlandı. Sıfır kan grubundan Can Akgün, A1 kan grubundaki babasından aldığı böbrekle sağlıklı şekilde yaşamaya başladı. Ameliyatı gerçekleştiren ekibin başındaki Prof.Dr. Alper Demirbaş, kan uyumu olmadan yapılan nakillerde uyumu sağlayan ilacın ve teçhizatın 10 bin YTL civarında bir bedeli olduğunu belirterek, “Devlet, bu bedeli karşılarsa organ naklinde yeni bir dönem başlamış olur. Kan uyumsuz organ nakli, organ nakillerini yüzde 30 artıracak” dedi.

Daha önce doku uyumu olmadan organ nakli yapan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, şimdi de kan uyumu olmadan organ nakline imza attı. 13 yıldır böbrek hastası olan, 8 yıldır diyalize bağlı yaşayan 21 yaşındaki Can Akın Akgün'e, kan grubu uyumu olmayan babası Telekom'dan emekli 51 yaşındaki Mehmet Akgün'ün böbreği nakledildi. Ameliyatın ardından bir sağlık problemi yaşamayan Can Akın Akgün, “Buraya gelene kadar başka yerlerde çareler aradık. Kan uyumsuz organ nakli ilk bende yapıldı. Risk aldım. Ama mutluyum” dedi.

HASTALAR 3 KAT FAZLA YAŞAYACAK

Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof.Dr. Alper Demirbaş ile Can Akın Akgün'ü ameliyat eden ekipte bulunan Doç.Dr. Okan Erdoğan ile Doç.Dr. Murat Tuncer, bugün düzenledikleri basın toplantısında, kan grubu uyumsuz organ nakli hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Demirbaş, “Türkiye'de doku uyumu olsun ya da olmasın, kan uyumu olsun ya da olmasın bütün diyaliz hastasına organ nakli yapılabilecek. Bu sayede insanlar 3 kat fazla yaşama şansı elde edebilecek” dedi.

Kan uyumsuz organ nakli ile kan grubu uysun uymasın herkese birbirinden organ nakli yapılacağını anlatan Prof.Dr. Alper Demirbaş, “Eskiden ‘ailede doku, kan uyumu olan verici yok’ diye bir çok hasta geri çevriliyordu. Şimdi insanlar ‘kanınız, dokunuz uyumsuz’ diye kapıdan geri çevrilmeyecek” yorumunu yaptı. Prof. Dr. Demirbaş, 25 bin diyaliz hastasından 6 bin 600'ünün doku uyumsuz böbrek nakli olabileceğini söylerken, “Kan grubu uyumsuz oranı çok daha yüksek” dedi.

MEVZUATA TAKILDI

Kan uyumsuz organ naklini 2006 yılı Eylül ayında yapmayı planladıklarını ancak, mevzuat sorunu çıktığını bildiren Prof. Dr. Alper Demirbaş, “Bu ameliyetta kullanılacak ilaç için Sağlık Bakanlığı'ndan izin istedik. Deneysel amaçlı kullanıldığı gerekçesiyle ilaca izin verilmedi. Nakillerde kullanıldığına dair belgelerle tekrar izin için başvurduk. Sağlık Bakanlığı'ndan daha sonra izin çıktı” diye konuştu. Ameliyat için 2 bin 500 euro'luk kan temizleyici filtrelerin gerekli olduğunu ve bir hasta için 3 filtrenin kullanıldığını söyleyen Prof.Dr. Demirbaş, “Bir ilaç firması bize sponsor olunca ameliyat için gerekli malzemeyi temin ettik ve ameliyatı gerçekleştirdik” dedi.

BÖBREK NAKLİ İKİYE KATLANIR

Kan uyumsuz organ naklinin, nail sayısını artıracağını belirten Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof.Dr. Alper Demirbaş, şunları söyledi:

“Türkiye'de organ nakli sayısının artırılması gerçekten isteniyorsa, bu tür yöntemler kullanılmalı. Halkı organ nakli bağışı için bilinçlendirme çalışmaları 20 yıldır kullanılıyor ama bir arpa boyu yol alınamadı. Ancak, bu yöntemin uygulanmasına devlet destek sağlarsa, o zaman nakil sayısında artış olur. Bir önceki yıl 300 olan böbrek nakli sayısı, geçen yıl 800'e çıktı. Size garanti veriyorum, bu ameliyat için gerekli malzemeyi devlet karşılarsa böbrek nakli sayısı 1500'e çıkacak.”

300 BÖBREK NAKLİ DAHA YAPILACAK

Türkiye'nin organ naklinde kendi modelini yarattığını, ABD gibi ülkelerden model almaya gerek olmadığını belirten Prof. Dr. Alper Demirbaş, 2007'nin ilk 3 ayında 70 böbrek nakli gerçekleştirdiklerini, 300 böbrek nakli daha yapacaklarını söyledi.

Doç. Dr. Murat Tuncer ise, organ nakli bekleyen hastaların bir ümitle çareyi Mısır, Hindistan, Irak gibi ülkelerde aradığına da dikkat çekerek, “Bazı hastalarımız kötü niyetli insanların peşine düşebiliyor. Hastaların Mısır, Irak, Hindistan gibi ülkelere gittiğini görüyoruz. Bu son derece sakıncalı. Bu hastalar, verem, AIDS, enfeksiyon hastalıkları ile karşılaşabiliyor. Mısır'a giden hastaların birkaçı hayatını kaybetti. Hastalar, Türk doktorlarına güvensinler, Çareyi, parasal amaçlı organ nakillerinde aramasınlar” diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious