Ormancılıkta devrim

  • Giriş : 01.08.2006 / 00:00:00

Bu yılın başından itibaren Türk ormancılığında devrim niteliğinde gelişmeler yaşandı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Gazetemizi ziyaret ederek Yazıişleri Müdürümüz Nuh Albayrak ile görüşen İstanbul Orman Bölge Müdürü Faruk Çebi, sektördeki bu sessiz devrim hakkında bilgi verdi. 1 Ocak 2006 tarihinin Türk ormancılığında bir milat olduğunu kaydeden Çebi, artık Türkiye’nin ormanlarının odun yapılmak amacıyla asla kesilmeyeceğini söyledi.

Çözüm deklarasyonu


Çebi, “Ormanlarımız odun elde etmek için tıraşlanmak üzere belirli mıntıkalara ayrılıyor. Ve bu bölümlerdeki ağaçlar sırayla dibinden kesiliyordu. Böylece bir orman her 20 senede bir tamamen kesilerek odun yapılıyordu. Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe’nin dirayeti ve hükümetimizin büyük desteğiyle 1 Ocak 2006 tarihinde çıkarılan kanun sayesinde, ormanların tıraşlanarak odun yapılmasına son verildi” dedi. Çebi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyada doğal kaynakların sürdürülebilir yönetiminin yetersizliği ve ormansızlaşmanın hızla devam etmesi sebebiyle, Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı’nın (UNCED) çözüm deklarasyonuna Türkiye dahil birçok ülke imza attı. Avrupa Birliği (AB) müktesebatına uyum kapsamında ülkemizde yapılan çalışmalar ekolojik, ekonomik ve sosyal fonksiyonları dengeleyen sürdürülebilir orman yönetimini hedeflemekte. Dünyada enerji kaynakları çeşitlilik kazandı. Isınmak için alternatif enerji kaynakları var. Ormanları keserek odun yapılması çok ilkel bir işletme sistemidir.

Osmanlı devrinden kalma

Özellikle meşe cinsi yapraklı ağaç türlerinden oluşan ormanların 20 yıllık periyotlarla tıraşlanarak “yakacak odun” üretimi amacıyla işletilmesi olan baltalık ormancılık, Osmanlı Devleti döneminde İstanbul’un yakacak ve yapacak ihtiyacını karşılamak için kendiliğinden oluşmuştu. 1963 yılından itibaren bütün ülkede planlı orman işletmeciliğine geçilmiş, amenajman planlarında baltalıklar için köy kesim düzenleri oluşturulmuştu. Baltalık ormanlarında kök yorgunluğu sebebiyle verimin zamanla düşmesi, tıraşlamanın biyolojik yıkıma sebep olması, biyotik ve abiyotik zararlılara karşı zayıf olması, tek amaca yönelik yararlanılabilmesi, toprağın aşırı kullanımından dolayı fakirleşmeye yol açması sebebiyle bu ilkel orman işletim sistemi terk ediliyor.”

İstanbul’a yeni piknik alanları
Yoğun şehir hayatından bunalan İstanbulluları unutmadıklarını belirten Orman Bölge Müdürü Faruk Çebi, metropoldeki mesire ve piknik alanı sayısını 181’e çıkardıklarını söyledi. Ormanlık alanların yüzde 10’unu vatandaşların kullanımına açmayı planladıklarını ifade eden Çebi, “İstanbul’da 12 milyon nüfus var. Ama göreve geldiğimizde, piknik yapmak için 40 adet yer vardı. O da birilerine ihale edilmiş ve girişler paralı. Biz dedik ki, şehrin yüzde 45’i ormansa bundan dengeli bir şekilde faydalanılması ve bu işin maddi yönünün düşünülmemesi lazım. Ormanı olan her belediyeye, her köye ve Büyükşehir belediyemize sembolik fiyatlarla piknik ve orman alanları veriyoruz. 240 bin hektar ormanı olan İstanbul için, 5 bin hektarlık piknik alanı çok az, yüzde 2’si bile değil” şeklinde konuştu.

Zararlı böceklere karşı ‘predatör’
İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü’nün bir diğer projesi de, ağaçların ‘azılı’ düşmanı zararlı böceklere karşı. Bölge Müdürü Faruk Çebi, keseböceği ile yapılan mücadeleyi şöyle anlattı: “Her yıl ağaçları kemirerek torbasını oluşturan ve büyümesine engel olan bu böcek türü, ağacın kurumasına da sebep olurdu. Keseböceğine karşı, laboratuvar ortamında predatör (yırtıcı böcek) üretilerek araziye salındı. Ürettiğimiz bu böcek, keseböceğini yiyerek besleniyor. Böylece orman zararlısı keseböceğinin soyunu kurutuyoruz. Predatör, yiyecek bir şey bulamayınca da birbirlerini yiyerek kendi ıslahını sağlıyor.”

> Öğrenciler ormanda ders görecek
İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü’nün bir diğer önemli projesi, öğrencilere ormanda ders vermek. Faruk Çebi, projeyi şöyle özetledi: “Milli Eğitim Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi ve biz, ilköğretim öğrencilerinin doğa ve çevre derslerini ormanda görmelerini istiyoruz. Biz yeri tahsis edeceğiz, belediyeler servis otobüslerini ayarlayacak. Okullardan gelip mart, nisan ve mayıs aylarında ders işleyecek öğrenciler. Kadıköy’de, Bayrampaşa’da beton bloklar arasında ders gören bir öğrenciyi, kent ormanlarına getirdiğin vakit, orman hakkında yaşayarak bilgi sahibi olur. Öğrenci gördüğü manzara karşısında ‘benim hedef çevrem, bu olacak’ deyip kendisini öyle yetiştirecek. Çok yakında bunu gerçekleştireceğiz.”

> Köylüyü mağdur etmedik
İstanbul Orman Bölge Müdürü Faruk Çebi, yeni uygulamayla orman köylüsünün de mağdur edilmediğini söyledi. Orman alanlarının işletilmesine devam edilmekte olduğunu anlatan Çebi, “Köylülerin zaten yakacak hakları aynı bedelle ormandan verilmeye devam edilmektedir. Yapılan değişim, tıraşlama işletilen ormanların koru ormanı gibi bakım tekniği ile işletilmesi olup; bunun teknik adı ‘Koruya Tahvil İşletmesi’dir. Baltalıklarda tekniği gereği sadece kış döneminde çalışmak mümkün iken, koruya tahvil ormanlarında bütün yıl faaliyette bulunulabilmektedir. Koruya tahvilde, yıllık bakım alanları daha geniş tutulacağından ve her 5 yılda bir bakıma girileceğinden, orman köylüsünün odun üretiminde azalma olmayacaktır” dedi. Orman köylerinin sosyo-ekonomik yapılarının desteklenmesi amacıyla 2005 yılında C, D tipi mesire yerlerinin tesis edildiğini belirten Faruk Çebi, “İsteyen köy tüzel kişiliklerine, pazarlıkla verilebilmesi için mevzuat düzenlenmiş, uygulamalar hızla gerçekleştirilmiştir. Koruya tahvil sürecinde, iş yoğunluğundan dolayı problem yaşanmaması için, iş görme yöntemleri geliştirilmeye çalışılmaktadır. Bu süreçlerde, orman köylülerinin devletin diğer organlarınca da desteklenmesi, yeni çalışma alanlarının oluşturulması, kredi desteği sağlanması, geçişin daha az sancılı geçirilmesine imkan sağlayacaktır” diye konuştu.

> Eski maden ocaklarına 1 milyon ağaç
Orman Bölge Müdürü Faruk Çebi, Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe’nin 2006 yılını ağaçlandırmada seferberlik yılı olarak ilan etmesi münasebetiyle, eski maden ocaklarına 1 milyon çam ağacı dikeceklerini açıkladı. AB’ye uyum kapsamında devlet ormancılığından millet ormancılığına geçildiğini kaydeden Çebi, böylece mülkiyet ayrımı yapılmadan bütün ormanların kurulmasından başlanarak, mevcut ormanların geliştirilmesi, işletilmesi, son tüketiciye kadar sunulması faaliyetlerinin, bilimin ışığında ve teknik esaslara uygun olarak yapılacağını vurguladı. Çebi, yeni projelerini şöyle sıraladı:
ää İstanbul halkına daha fazla yeşil alan bırakma çabası içerisinde; Orman Bölge Müdürlüğü il sınırları içerisinde kalan bölgelerde ağaçsız tek bir alan dahi bırakılmayacak. Bu yıl sonuna kadar, 2 bin 500 hektarlık boş alan, suni gençleştirme projesi ile ağaçlandırılacak. Bu alanlar, halkın hizmetine ve kullanımına sunulmak üzere modern tarzda düzenlenecek.

Yılda 80 milyon YTL gelir
ää Bir yandan kentteki rutin ormancılık faaliyetleri sürdürülürken, bir yandan da ormanların fonksiyonel özellikleri, ön plana çıkarılacak. Ormanların, su üretme ve havayı temizleme gibi fonksiyonlarının devreye girmesi yönünde çalışmalar hızlandırılacak.
ää Atıl durumda erozyona açık bulunan madencilik çalışma alanları, orman olarak çevreye ve ekonomiye kazandırılacak. Bu yöndeki çalışmalar için Gaziosmanpaşa-Kemerburgaz ve Fenertepe Orman İşletme Şeflikleri, devreye girdi. Arazi hazırlığı çalışmaları, 7 dozer, 1 traktör ve 2 treylerle beraber şantiyeler şeklinde her gün 10 saat aralıksız sürdürülüyor. Bu alanlarda önce dozerlerle toprak işleniyor. Daha sonra işlenen toprakların her santimetre karesi dikilen fidanlarla canlanıyor. Ayrıca, 2 milyon YTL de tasarruf sağlanıyor.

İstihdam da sağlıyor
ää İstanbul’un kuzey ormanlarındaki Gaziosmanpaşa ilçesine bağlı Bolluca, Boğazköy, Tayakadın ile Eyüp ilçesine bağlı Kemerburgaz Bölgesi’ndeki terk edilmiş ocaklar, inşaat sektöründen gelen molozlarla dolduruluyor. Ormancılık tarihinde ilk kez bir yılda bu kadar büyük bir alan ağaçlandırılıyor. Topografik yapısı bozulan arazi, 1 milyon çam fıstığı dikilerek yeniden hayat buluyor. Yapılan hesaplamalara göre, boya ve kimyevi sanayide hammadde olarak kullanılan çam fıstığı tohumu, 15 yıl sonra devlete yıllık 50 milyon dolar gelir kazandıracak. Ağaçlandırmanın ekonomik katkısı yılda yaklaşık 80 milyon YTL’yi bulacak. Hafriyatlardan elde edilecek gelirin 10 milyon dolarlık kısmı, yeşillendirme projesine harcanacak.
ää Yeni orman alanları kurmak amacıyla yapılan çalışmalar, istihdama da önemli bir katkı sağlıyor. Aralık 2006-Mart 2007 döneminde 4 ay boyunca 200 fidan dikim işçisi, yeni açılan alanlarda ekmek parası kazanacak. Ayrıca bu alanlarda aynı sayıda yeni işçilerle, Nisan-Haziran döneminde 3 ay boyunca 5 yıl süreli bakım çalışmaları yapılacak.

> Öncesi sonrası
Baltalık ormanlarında kök yorgunluğu yüzünden; verim zamanla düşüyor, tıraşlama biyolojik yıkıma sebep oluyor ve erozyonu arttırıcı etkilere yol açıyordu. Toprağın aşırı kullanımından dolayı fakirleşme meydana geliyor, çok yönlü kullanmaya elverişli yapacak odun üretilemiyordu. Koru ormancılığı ise; çok amaçlı faydalanmaya uygundur. Ekosistem çeşitliliğini sağlar, erozyonu önler ve hem biyotik hem abiyotik zararlara karşı mukavimdir. Koru ormanları, doğal orman formunda, ekosistem çeşitliliği sağlayan, birim alandan alınan ürün miktarı ve maddi getirisi daha fazla olan bir yöntem. Enerji çeşitliliğinin artması (doğalgaz, güneş enerjisi, elektrik gibi) yakacak odun hammaddesine ihtiyacın ikinci plana düşmesiyle, koru ormancılığı zaruri bir ihtiyaç haline dönüştÜ.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious