O'nun için gerekirse ölürüm!

  • Giriş : 01.08.2006 / 00:00:00

Armatör işadamı İhsan Kalkavan,"Gülen okullarına desteğim yüzünden idam edileceksem bugün hazırım" dedi

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Deniz, Beşiktaş Kulübü ve bir de kendi deyimiyle adrenalin tutkunu bir işadamı. Karadenizli denizcilikle özdeşleşmiş bir aileden geliyor. Armatör işadamı İhsan Kalkavan, Türkiye’nin en büyük tanker filosunun sahibi. Beşiktaş sevgisinden dolayı, şirketlerini Beşiktaş Grubu adı altında toplayan Kalkavan, petrol taşıyor, gemi inşa edip satıyor. Bank Asya ve Işık Sigorta’nın da kurucu ortağı olan Kalkavan, Memorial Hastanesi’ndeki hissesini yakın zamanda sattı. Turizme de yönelen Kalkavan, geçtiğimiz ay tarihi Pera Palas Oteli’ni ve Süzer Paradise’ı satın aldı. İki yıl önce küçük bir tekne ile dünya turuna çıkan, ancak Çin’de geçirdiği Trafik Kazası nedeniyle bu tura şimdilik ara veren Kalkavan, yıllar önce babasını, daha sonra iki kardeşini de trafik kazasında kaybetmişti. "Sadece mal için mücadele edenlere üzülerek bakıyorum, insanın ahireti güzel olsun" diyen Kalkavan, yakın durduğu Fethullah Gülen’in yeterince anlaşılamamasından da şikayetçi. Memorial Hastanesi’nin en üst katında, denizciliğe özgü objelerle döşenmiş, çok geniş bir kaptan köşkünü andıran ofisinde görüştüğümüz Kalkavan, şirketlerinin yönetimini oğlu Yavuz Kalkavan’a devretse de danışman patron olarak işin başında. Kalkavan’la, denizi, iş anlayışını, Fethullah Gülen’i ve tabii ki Beşiktaş’ı konuştuk.

HİSLERİMİZ ÖRTÜŞTÜ

Armatör işadamı kimliğiniz yanında, Fethullah Gülen’e yakınlığınızla da biliniyorsunuz. Gülen’in okulları olarak bilinen eğitim kurumlarına verdiğiniz destek yüzünden eleştiriliyorsunuz. Bu eleştirilere nasıl bakıyorsunuz?

Ben de atalarım da eğitime gönül vermiş insanlarız. Türkiye’de devlete ilk hediye edilen okul 1934’de Rize’deki ibrahim Kalkavan İlkokulu’dur. O okulu alıp Denizcilik Meslek Okulu yaptık. Türkiye’nin en büyük Anadolu liselerinden birini Mersin’de yaptık. Bunlar yapılırken, eğitime gönül vermiş bir adamı Cenab-ı Allah karşıma çıkardı. Bilgi ve düşüncelerimiz, hislerimiz birbiriyle o kadar örtüştü ki, inanılmayacak kadar. Kendimi bu meselenin bir neferi kabul ettim. Ömrümün son nefesine kadar, kim ne derse desin, eğer benim idamımın ipi bu nedenle olacaksa, bugünden hayata veda etmeye hazırım. Bütün o eğitim kurumlarıyla ilgili, o çocuklarla öyle haşır neşirim ki, bütün keyfim bu. Artık ticaretten bile zevk almıyorum. Diplomasına vesile olduğum bir çocuk, denizde yüzen bir gemiden de kıymetli.

BİR NUMARALI HESAP GÜLEN’İN

Gülen’in, şirketlerinizde ortak olduğu söyleniyor.

Sayın Başbakanımız da dahil olmak üzere bana makam veya en üst düzey yöneticiliği teklif etmeyen hiçbir hükümet dönemi olmadı. Hepsi benim siyasete girmem için çok gayret gösterdiler. Bir sürü Yönetim Kurulu Başkanlıklarımı kendim terk ettim. Bana kimse demiyorki, ’Sen Türk ekonomisinde bu kadar önemli bir isimsin. Koltuk ve para derdin yok. Dünyadan hiçbir beklentin yok. Bu adamda ne buldun’. Bunu diyen bir kişi çıkmadı. O zaten kendi hayatını yaşayan bir insan. Ona niye birşeyler atfediliyor. Aktivitenin başında biz varız. Biri, ’Asya Finans onundur’ diyor. Bunu diyen insanı tutuklamak lazım. Asya Finans bugün SPK’ya dahil, halka açık bir kurum.Böyle bir manipülasyona sebep veren insanın hemen tutuklanması lazım. Ya da ’Gel anlat bakalım ne demek istiyorsun’ denilmeli. O zaman benim hissem, Abdülkadir Konukoğlu’nun, Ahmet Çalık’ın, Türk ekonomisinin büyük isimlerinin hissesi var. Bazıları var ki hissesi var, Hocaefendi’nin adını sadece gazetelerde duymuş. Biz orayı 150 arkadaş ortak kurduk. Açılışına Hocaefendi’yi sadece Tansu Hanım gibi davet ettik. Hocaefendi bizi kırmadı geldi. Ben ’Hocam bir numaralı hesabı size ayırdık, bereketli olsun’ dedim. ’Benim parayla pulla işim yok’ dedi. O hesap dolu mu, boş mu durur bilmem. Benim hesabım da 2’dir. Bu kadar bir ilişki var. Ondan sonra Işık Sigorta’yı açtık. İzdihamlar oldu diye onun açılışına gelmedi. Neredeyse benim gemilerime onun forsunu çizecekler. Nerede, ne iş yapsam, onun işi diye çıkıyor. Bu hastanede hisselerimi sattım. Sattığım zaman ’İhsan Kalkavan sattı’ diyorlar. Aldığım zaman ’O aldı’ diyorlar.

Beşiktaş yönetiminde teklifimiz kabul görmedi

Beşiktaş Futbol Kulübü’nde yeni bir yönetimden söz ediliyor. Sizin de listede yer aldığınız, Tuncay Özilhan başkanlığındaki bu yeni oluşum kabul görecek mi?

Tuncay çok kalite bir isim. Beşiktaş’a zarar gelmemesi için mevcut yönetimle de nasıl bir diyalog oluşabilir diyoruz. Kıran kırana bir mücadele içinde olmak Tuncay’ın da mizacında yok. Ben Yıldırım’ın (Yıldırım Demirören) ağabeyiyim. Herşey güzellikle olabiliyorsa olacaktır. Yoksa hiçbir arkadaşım böyle bir mücadele içinde olmak istemez. Biz maddi ve manevi olarak destekleriz, transferlerinize destek sağlayalım, bu yılı kaybetmeyelim diye teklif götürdük.Henüz teveccüh görmedi. Bir Erdoğan abi (Erdoğan Demirören) döndü. "Ya İhsan bunlara gerek yok" dedi. Dönüş babadan oldu. Pek teveccüh görmediğini anladım.

Galata projesi katledildi

Türk denizcilik sektörü, sizce neden çok gelişemiyor ?

Çünkü biz akıncı bir ülkeyiz. Bizde Adalar bile teveccüh görmezken Yunanlılar Türkiye kıyılarındaki kayaların üstünde yaşamayı göze almışlar. Tabi ki bu ülke filosunun taşıma kapasitesi 120-130 milyon dwt iken, tabii 1 milyon 200 bin tonla onların yüzde 1’i kadar bir filoya sahip olacağız. Cenab-ı Allah da zaten müstehak olan şeyi veriyor. Biz akıncı bir ülkeyiz. Arabaları çok seviyoruz.

EN YÜKSEK TONAJ BİZDE

Denizcilik, ana işiniz. Beşiktaş Gruop bugün hangi noktada?

Yeni katılacaklarla birlikte toplam tonajımız 800-900 dwt oluyor. Türkiye’deki en yüksek tonaja sahibiz . Gemilerimizin yaş ortalaması 2-3 yıl. Aynı zamanda gemi alıp satıyoruz. Yurtdışında gemi inşa ettiriyoruz.

Tersane kuruyordunuz.

Yalova Altınova’da tersanemizin dolguları yapılıyor. Ama Galata Projesi gibi, orada da müdahaleler oluyor. Bir Galata Projesi vardı. Katlettiler. Bana deselerdi ki, "Başbakansın. Sami Ofer gemilerinin rotasyonunu değiştirip buraya gelecek. 1 milyar dolar da ’keş’ (nakit) para istiyor" Bunu kabul ederdim. Çünkü Türkiye, zengin turist getiren o tip yolcu gemilerinin rotasyonunda değil.

TÜSİAD ’cart curt’ makamı değil

TÜSİAD’ı sık sık eleştiriyorsunuz. Neden?

Onlara, babalarınız, buraları kuranlar gerçekten sermayenin oluşumunda emeği geçen insanların devlete olan saygısı ve relasyonları farklıydı. Hazır makama, hazır servete konup ahkam kesmeyin. Ağzınızdan çıkacak her lafın, esnafı ne kadar etkileyebileceğini düşünün. Kurt bulanık havayı sever, söylediğin lafla birden borsa pat çıkıyor, cart düşüyor. Sermaye sahibi olarak düştüğü zaman toplarsın. Bu ’cart curt’ makamı değil. Başbakana mesaj vermenin yolları var. Sokağa çıkıp ağacın tepesinden bağırmanın gereği yok. Ben TÜSİAD’a üye olmam. Ama işadamları çok iyi arkadaşımdır.

Bank Asya krizde kendini ispat etti

En büyük ortak durumunda olduğunuz Asya Finans, bugünkü adıyla Bank Asya geçtiğimiz Mayıs ayında halka arz edildi ve hisselerine 50 kat talep geldi. Herkes şaşırdı. Böyle bir ilgi bekliyor muydunuz?

Asya Finans’ın bir dünya markası olacağını hep kurulurken tahayyül ettim. Biliyorum ki, bir gün dünyanın bütün büyük şehirlerinde Asya Finans olacak. Halka arzda büyük bir talep geldi. Çünkü, kurulduğu günden beri kendisini ispat etti. Bankacılık krizi yaşandığı dönemde paranın yüzde 60’ına yakını talep edildi. Birçok banka veznelerini kapattı. Biz o gün gerek yönetici, gerek hissedar olan arkadaşlarımız tüm mal varlıklarımızı ortaya koyarak veznelerimizi kapatmadık ve bütün paranın, mevduatın yüzde 60’ına yakınını isteyene ödedik. Şu anda Türkiye’nin en büyük bankasının mevduatının sadece yüzde 15’i istensin, o banka kapanır. Cenab-ı Allah utandırmadı, bütün bu paralar sonra kat be kat geri geldi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious