Orta Doğu'nun yeni Paris'i

  • Giriş : 07.08.2006 / 00:00:00

Beyrut’ta tatillerini yarıda kesmek zorunda kalan Arap turistler için yeni turizm beldesi olarak öne çıkan yerlerin başında Hatay yer alıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Orta Doğu’da yaşanan sıcak gelişmelerin ardından başta yabancı ülke vatandaşlarının terk ettiği, İsrail saldırıları öncesi “Orta Doğu’nun Paris’i” olarak nitelendirilen Beyrut’ta tatillerini yarıda kesmek zorunda kalan Arap turistler için yeni turizm beldesi olarak öne çıkan yerlerin başında Hatay yer alıyor.

Beyrut’un yerine

Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Vekili Hikmet Çinçin, İsrail saldırılarının ardından başta zengin Arap turistler olmak üzere, çok sayıda yabancı ülke vatandaşı için cazibe merkezi olan Lübnan’ın başkenti Beyrut’un turizm değerini kaybettiğini belirtti. Beyrut’ta yaşanan olaylarla birlikte turizm için yeni merkez arayan zengin Arap vatandaşları için Hatay’ın önemli bir alternatif olabileceğine değinen Çinçin, geçen yıl yaşanan Refik Hariri suikastının ardından, Türkiye’ye ekonomik ve turistik yönelişin zaten başladığını hatırlattı.

Mevduat girişleri arttı

Çinçin, Orta Doğu’nun en güvenli şehirlerinin başında gelen, Arap ülkelerine ve kültürüne yakın olan Hatay’ın bu anlamda iyi değerlendirilebileceğini dile getirerek, şunları kaydetti: “Hariri suikastıyla bankacılık sistemimiz artı değer kazanmaya başlamıştı. Lübnan’a saldırılarla bu daha da arttı. Orta Doğu’daki gelişmelerle mevduat girişleri Türkiye’ye yöneldi. Suriye’de bankacılık sistemi istenilen şekilde gelişmediği için zengin Arap iş adamları mevduatlarını Lübnan bankalarında kullanıyorlardı. Ancak, son olaylarla Türk bankaları tercih ediliyor. Ekonominin yanı sıra turizm açısından da Lübnan önemli değerler kaybetti. Bir dönemlerde Arap ülkeleri arasında Paris olarak nitelendirilen ve yüksek turizm gelirine sahip Beyrut’un yerle bir olmasıyla yeni turizm noktaları geliştirilmeli. Hatay bu açıdan çok önemli bir yere sahip. Lübnan’ın, bu aşamadan sonra en az 10 yıl toparlanma süreci yaşaması gerekir. Orta Doğu’nun yeni Paris’i, güvenliği, coğrafyası ve altyapısıyla Hatay olabilir.”

Yatırımlara hız verilmeli
Çinçin, bu aşamada, şehirde bazı yatırımlara hız verilmesi gerektiğini özellikle ulaşım alanındaki eksiklerin bir an önce kapatılmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Antakya’nın gelecek yıllarda, muhtemel güvenlik sıkıntısı sebebiyle Beyrut’a gidemeyecek turistler için önemli bir cazibe merkezi haline gelebileceğine dikkati çeken Çinçin, Cilvegözü ve Yayladığı sınır kapılarının iyileştirilmesi gerektiğini, aksi takdirde turizmden istenilen payın alınamayacağını dile getirdi.
Turizmde Beyrut’un en önemli avantajının liman kenti olması olduğunu hatırlatan Çinçin, “Bizde de İskenderun Limanı var. Ancak, bunu tam kapasiteyle sağlıklı bir şekilde kullanamıyoruz. Özelleştirilmesi gündemdeydi ancak, son anda değişiklik yapıldı. Burada da bir an önce değişiklikler yapılmalı. Ayrıca, Hatay havaalanının da hizmete girmesi çok önemli” dedi.

Milyarlarca dolar

Çinçin, sınır kapıları ve limanlarda yapılacak iyileştirmelerin yanı sıra havaalanının devreye girmesinin sağlanmasıyla kentin ekonomik yönden de canlanabileceğini vurguladı. Suriyeli birçok vatandaşın da savaş korkusuyla Türkiye’ye gelmeye başladığını, bazılarının buradaki akrabalarında kaldığını anlatan Çinçin, şunları söyledi: “Antakya’da yapımı biten ve inşası süren oteller var. Bu anlamda Hatay kendini geliştirmeye başladı. Mevcut potansiyeli iyi değerlendirip, stratejik yatırımlar yapabilirsek, turizmde önemli bir sıçrama gerçekleştiririz. Buraya çekilecek yabancı turistlerle kısa sürede milyarlarca dolar gelir elde edilebilir.”
Çinçin, yabancılara mülk satışı konusunda da aşırı hassasiyet gösterildiğini, gerekli iznin sağlanması durumunda turizm ve ekonomik açıdan önemli gelirler sağlanabileceğini de sözlerine ekledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious