Ortadoğu’da sadece insanlar ölmüyor

  • Giriş : 18.07.2006 / 00:00:00

Abdullah Gül, Orta Doğu’da ateş sürdükçe sadece insanların ölmediğini, bütün insanların kalbinin kaybedilmekte olduğunu söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Görüşmede, Türkiye’nin Orta Doğu’da bir an önce ateşkesin sağlanması yönündeki görüşünü bir kez daha vurguladığını kaydeden Gül, Türkiye’nin konularına en çok müzahir olan ülkelerden birinin İngiltere olduğunu bir kez daha görmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Gül, İngiltere’nin bölgesel konularda Türkiye’nin görüşlerine büyük önem verdiğine işaret etti.

Ortadoğu’da bugünkü durumun Türkiye için sürpriz olmadığını, bu konuya üç ay önceden bütün dünyanın dikkatini çekmeye çalıştıklarını kaydeden Gül, olay başlar başlamaz Türkiye’nin ateşi söndürme gayreti içinde olduğunu ve bunun yeterince takdir edilmediğini Beckett’a söylediğini bildirdi. Gül, ’’Bugünkü durumda ateşin sadece Filistin ile İsrail arasında değil, daha büyük bölgeyi sarabilecek bir ateş olduğunu söyledim ve bir an önce ateşkesin sağlanması gerektiğini vurguladım’’ dedi.

Gül, Ortadoğu’da Türkiye’nin bir rol oynaması için geç olup olmadığı sorusu üzerine de, ’’Hiçbir şey için geç değil. Her şey yapılabilir. Bunlar biraz da talepler üzerine gelişecek konulardır’’ dedi.

Uluslararası güç konusunda ortaya atılan görüşlerin hatırlatılması üzerine de Gül, ’’Önce ateşkesin sağlanması lazım. Acilen ateşkesin sağlanması lazım. Türkiye olarak ilk günden beri yaptığımız kuvvetli çağrı budur. Ateş ne kadar devam ederse, anlaşma barış ve gelecekte birlikte yaşama ihtimali o kadar zora girer. Bunun altını çiziyorum. Artık zorla bu dünyada hiçbir şey yapılamaz. Önemli olan insanların kalbini kazanmaktır. Ateş sürdükçe sadece insanlar ölmüyor: Çok daha tehlikeli olan şey, bütün insanların kalbi tamamen kaybedilmektedir. Herkesin bunun farkına varması lazım. Bu kalplerin kaybedilmesi sadece bölgeyle ilgili de değildir. Bütün geniş bir coğrafyada bu gelişmektedir. Bu konuya dikkat çekiyorum. Bu meselenin sadece İsrail ile Filistin arasındaki bir kavga olarak görülmesi en büyük yanlıştır’’ diye konuştu.

-KIBRIS-

Kıbrıs ile ilgili görüşlerini ’’hiçbir şekilde şüpheye mahal bırakmayacak biçimde’’ bir kez daha vurguladığını belirten Gül, Kıbrıs ile AB konusunun kesinlikle ayrı tutulması, ancak müzakere sürecinin aksamadan devam etmesi için gereken her şeyin yapılması görüşünü dile getirdiğini bildirdi.

Gül, Kıbrıs konusunda Margaret Beckett’in hangi görüşleri dile getirdiğinin sorulması üzerine, Türkiye’nin AB sürecindeki güçlüklerin üstesinden gelebileceğini, Kıbrıs meselesinin ise ayrı bir konu olduğunu belirtti. Türkiye’nin Kıbrıs konusunda hep yapıcı olduğunu kaydeden Gül, ’’Ama dünyada hiç kimsenin ne Kıbrıs Türklerine, ne de Türkiye’ye karşı söyleyecek tek bir kelimesi yoktur. Bunu çok açık şekilde İngilizlerle de bir kez daha paylaştık. Zaten onlar da bunu biliyor’’ dedi.

Türkiye’nin diğer yandan AB sürecindeki sorumlulukları çerçevesinde reform sürecini yürüttüğünü, AB müktesebatını uyguladığını ve halklar arasındaki diyalogun geliştirilmesi yönünde çaba sarf ettiğini belirten Gül, ’’Türkiye olarak sorumluluğumuzu çok iyi biliyoruz. Yaptıklarımızı Türk halkı için yapıyoruz ve bundan da gurur duyuyoruz, Türk halkı da süreçten gurur duyuyor ve sürece destek veriyor. Eğer Türkiye’de halkta AB sürecine olan desteğin azaldığına işaret ediliyorsa, bunun sebebi içerideki reformlar değil, bunun sebebi Kıbrıs konusunda AB içinde dile getirilen bazı kabul edilemez taleplerdir’’ dedi.

Gül, bir soru üzerine, Türk hükümeti olarak KKTC’de Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat tarafından ortaya konulan çabalara tam destek verdiklerini ifade etti.

Avam Kamarasında KKTC ve Türk dostluk grubu mensubu milletvekilleriyle bugün bir araya geldiğini, onların dile getirdikleri görüşlerin kendisini çok mutlu ettiğini anlatan Gül, ’’Benim söyleyeceklerimi onların ağzından duymak, İngiltere gibi önemli bir ülkenin milletvekillerinin bu görüşleri dile getirmesi beni gerçekten çok sevindirdi’’ dedi.

-TERÖR ÖRGÜTÜ-

Terör örgütü PKK’nın son günlerdeki faaliyetlerinden de bahsettiğini kaydeden Gül, ’’Bu konuda uluslararası desteğe ihtiyaç olduğunu, bunun özellikle Kuzey Irak söz konusu olduğunda daha çok geçerli olduğunu söyledim. Irak’ın ne yazık ki kendi sınırlarını kontrol etme gücü olmadığını, bu nedenle hem Irak’ın, hem koalisyon ülkeleri hükümetlerinin olaya gerekli önemi vermeleri ve Türkiye ile işbirliği içinde olmaları gerektiğini anlattım’’ dedi.

Dışişleri Bakanı Gül, TSK’nın sınır ötesi bir operasyona girişmesinin ABD ve İngiltere tarafından nasıl değerlendirildiği sorusu üzerine de, şunları söyledi:

’’Önce şunu söylemek isterim: Türkiye kendi güvenliği söz konusu olduğunda uluslararası hukukun verdiği bütün haklarını kullanır. Şüphesiz ki Türkiye’nin bir hakkı daha vardır. Bu da komşularından ve müttefiklerinden terörle mücadelede çok daha anlamlı bir işbirliği beklemektir. Türkiye körü körüne herhangi bir gövde gösterisi yapma arzusu içinde olan bir ülke değildir. Gelenekleri olan, politikaları olan, gücü olan, bölgenin en önemli ülkesidir. Ve bölge istikrarına en büyük katkıyı sağlayan ülkedir.

Irak’ın güvenliğine, toprak bütünlüğüne ve orada demokrasinin yerleşmesine, en büyük desteği, katkıyı sağlayan ülkedir. Orta Doğu bölgesinde Irak’a en büyük desteği açık, dürüst ve samimi şekilde veren ülke de Türkiye’dir. Bu bağlamda kuzey Irak’takilerin hepsini de akraba olarak görmektedir. Kardeş olarak bakmaktadır. Türkiye’nin bütün Irak’a ve özellikle de kuzey Irak’a daha çok yardım yapmasının önündeki en büyük engel de PKK terör örgütüdür.

Onun için kuzey Iraklılara sesleniyorum, kendilerine yapabileceğimiz, bugün ve gelecekteki yardımlarımızın önündeki engel PKK’dır. Kuzey Irak’taki halkın şunu unutmaması gerekir ki, en zor zamanlarında onlara Türkiye sahip çıktı.’’

Kuzey Irak’taki boşluktan söz edildiğinde özellikle Kürtlerin bundan düşmanlık duygusu algılamaması gerektiğini belirten Gül, ’’Irak’taki terör örgütünün yok edilmesi için herkesin işbirliği içinde olması gerekir’’ dedi.

Gül, bir soru üzerine, bugünkü görüşmede herhangi bir operasyondan söz edilmediğini belirtirken, ’’Onların konuşulacağı yer ayrıdır. Karara bağlanacağı yer ayrıdır. Operasyon ’Yapılacak’ denilerek yapılmaz’’ dedi.

Bakan Gül, Türkiye’nin gerektiğinde her türlü tedbiri alacak güçte olduğunu ve bunu da yapacağını söyledi.

Gül, daha sonra, eski İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw’un davetlisi olarak Victoria and Albert müzesi bünyesinde kurulan İslam Sanatları Galerisinin açılış törenine katıldı.

Abdullah Gül, yarın Oxford’a giderek Oxford Üniversitesinin İslam Araştırmaları Merkezi mütevelli heyeti toplantısına katılacak.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious