Oşinografi Dairesi ne iş yapar?

  • Giriş : 02.08.2006 / 00:00:00

Kimi meslekler vardır ki tabelasından "ne" yaptığını, "kime" hizmet ettiğini anlamanız güç olur.İşte bir kaçı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kimi zaman araçla geçerken kimi zaman etrafa bakınırken hangimizin gözüne ‘Acaba ne anlama gelir?’ dediğimiz bir kuruluşun tabelası ilişmemiştir ki? Bu tabelalar bir an kafamızda soru işareti oluşturmuş ve sonra kendini unutturmuşsa problem yoktur. Fakat eğer, her gün geçtiğimiz yolun üzerinde arz-ı endam ediyorsa ve sürekli zihnimizi kurcalıyorsa artık merak başlamıştır ve o tabelada ismi yazan kuruluşun ne iş yaptığını öğrenmediğimiz sürece de peşimizi bırakmayacaktır.

Kimi kamuya, kimi özel kuruluşlara bağlı olan bu birimler çeşitli alanlarda faaliyet gösteriyor. İsimleri halka uzak olsa da, manalarını anlamakta güçlük çeksek de aslında bu kurumların hizmetleri halk için.

Yolunuz bir şekilde Kısıklı’ya düştü ve geçerken gözünüz “Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Daire Başkanlığı” tabelasına ilişti. Eğer “Acaba burada ne iş yapılıyor?” sorusunu kendinize sorduysanız zor bir bilmecenin içine girmişsiniz demektir. Zira özel bir bilgiye sahip değilseniz zihninizde bu kuruluşun ne iş yaptığına dair bir fikir oluşabilmesi için epeyce kendinizi zorlamanız gerekecek. Seyir kelimesi işinizi kolaylaştırıcı gibi gözükse de tam olarak aydınlanmanızı ne yazık ki sağlamıyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı olan ‘Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Daire Başkanlığı’ aslında çevre denizlere ait suyun her türlü faaliyeti ile ilgileniyor.

Seyir kelimesi Osmanlı’dan ‘seyrüsefer’i akıllara getirse de ‘oşinografi’ ve ‘hidrografi’nin Türkçede karşılığı bulunmuyor. Bu yüzden de ‘oşinografi’yi kısaca denizin katmanlarını araştıran su bilimi, ‘hidrografi’yi de deniz haritacılığı olarak tanımlayabiliriz. Uluslararası arenada bu isimler ile kullanılıyor. Türk bahriyesinde hidrografiye gereken önemin verilmesi 15. yüzyıla dayanıyor. Fakat resmî anlamda ilk hidrografi organizasyonu 1909 yılında ‘Deniz Mesahaları ve Seyir Bürosu’ adı altında kurulmuş ve Bahriye Nezareti’ne bağlanmış. Büronun görevleri, seyir fenerlerinin organizasyon ve idamesi ile bahriyenin seyir aletleri ihtiyacını karşılamaktı. 1956’da daire bugün bulunduğu, Çubuklu’daki yerine taşınır. Dairenin adı da ‘Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı’ olarak değiştirilir.

Ankara’da bakanlıkların olduğu bölgede dolaşırken Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün önünden geçerken birçok kişi herhalde ‘Acaba neyi koruyorlar?’ diye merak etmiştir. İlk başta akla gelen insan güvenliği oluyor; fakat durum öyle değil. Zira bu kuruluşun Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na bağlı olarak hizmet verdiği kolay kolay kimsenin aklına gelmiyor. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü güçlü kuvvetli güvenlikçilerle çalışmıyor; ama farklı alanlarda hizmet veren 11 şubeyi bünyesinde barındırıyor.

Bitki Koruma Hizmetleri, Çevre ve Afet Hizmetleri, Gıda Kontrol Hizmetleri, Halk Sağlığı Hizmetleri, Hayvan Sağlığı Hizmetleri, Hayvan Hareketleri ve Karantina Hizmetleri, İlaç-Alet Hizmetleri, Koordinasyon Hizmetleri, Su Ürünleri Hizmetleri, Yem ve Gıda Hizmetleri, Zirai Karantina ve Tohum Hizmetleri veriyor. Yani kuruluşun ismine bakıp ilk çağrışımlara kanmamak ve merakı doğru bir şekilde sonlandırmak için içeriğin peşine düşmek gerekiyor.

Devlet kuruluşları arasında yer alan Milli Prodüktivite Merkezi’nin (MPM) ne gibi çalışmalar yaptığını da isminden anlamak mümkün değil. Eğer çok merak edip Ankara merkezi arayıp, ‘Hizmetleriniz nedir?’ diye sorarsanız alacağınız cevap da sizi aydınlatmayacaktır. Zira telefondaki ses size, “Türkiye’nin verimlilik merkezidir.” deyip gerisini getirmeyecektir. Sanayi Bakanlığı’na bağlı olan Milli Prodüktivite Merkezi’nin çalışma alanlarının araştırma, danışmanlık ve eğitim olduğunu öğrenmeniz için internetin başına oturup araştırma yapmanız sizin için daha sağlıklı olacaktır. MPM şirket bazında ve ekonomik bütününde verimliliği, iş yaşamında kaliteyi ve istihdamı artırmak konusunda katkısı olan ve işçi, işveren, hükümet kesimlerinden ikili ya da üçlü yapılar tarafından yönetilen milli merkezlerin bir üst birliği olarak görev yapıyor.

Oluşum Drama Enstitüsü tiyatro ile ilgilenenlere o kadar uzak bir isim değil. Fakat tiyatro ile hiçbir şekilde ilgilenmeyenler ‘Acaba burada ne yapılıyor?’ diye meraklanabilir. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde hizmet veren Oluşum Drama Enstitüsü, ‘Hayat bir dramadır!’ anlayışından yola çıkarak çocuklara ve gençlere drama dersleri veriyor. Aynı zamanda kültür gezileri de düzenliyor. Yukarıdaki kurumlar gibi daha onlarca kuruluş ismi var ki içeriğini isminden anlamak mümkün değil. Eğer oturup araştırmaya vaktiniz yoksa isimlere takılıp içeriğini keşfetmek için zihninizi zorlamayın; zira isimler ile içerikleri çözmek çok da kolay değil, hatta bazı zamanlar imkansız.


İsminden ne olduğu anlaşılmayan kurumlar

Kuantum Yaşam Enstitüsü: Özel bir kuruluş. Kuantum yaşam felsefesini anlattığı gibi NLP çalışmaları da yapıyor.

Fişek Enstitüsü: Hükümet dışı bir kuruluş. Fişek Sağlık Hizmetleri ve Araştırma Enstitüsü ile Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı’ndan oluşuyor. Amaçları toplum hekimliği felsefesini zenginleştirmek ve uygulamalarla beslemek.

Şap Enstitüsü: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na bağlı. Şap hastalığı hakkında araştırma yapmanın yanında teşhis, aşı üretim ve eğitim çalışmaları yapıyor.

Hıfzıssıhha Enstitüsü: Halk sağlığına yönelik çalışmalar yapıyor. Gıda sektöründen turizm sektörüne kadar geniş bir yelpazede sağlık çalışmalarında bulunuyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious