ÖSS ve OKS masaya yatırılacak

  • Giriş : 09.11.2006 / 00:00:00

ÖSS ve OKS'nin de ele alınacağı 17. Milli Eğitim Şurası haftaya başlıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Şura çalışmalarını organize eden Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı İrfan Erdoğan, şuranın “özgür bir ortamda gerçekleşeceğini” belirterek, “Şuradan, toplumu gerecek, toplumun bütün kesimlerinin katılmayacağı bir tavsiye kararı çıkmasını beklemiyorum” dedi.

Erdoğan, yaptığı açıklamada, 13-17 Kasım 2006 tarihleri arasında düzenlenecek şuraya ilişkin bilgi vererek, değerlendirmelerde bulundu.

17. Milli Eğitim Şurası'nın, 7 yıl aradan sonra düzenlendiğini kaydeden Erdoğan, “önemli bir altyapı çalışması gerçekleştirdiklerini” söyledi.

Şuraların düzenlendiği dönemdeki eğitimle ilgili sorunların tartışıldığı bir platform olduğunu belirten Erdoğan, “Her bir şuranın döneme özgü bir ana teması olur” dedi. Şuralarda yapılan tartışmalardan sonra tavsiye niteliğinde bir doküman ortaya çıktığını anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

“Tavsiye kararları da Bakanlığın ilgili bütün birimlerine şuradan hemen sonra Başkanlığımız tarafından gönderilir ve tavsiye kararlarının hayata geçmesi için yakın bir takibe alınır. Şura kararları, kesinlikle hayata geçecek diye bir koşul yok. Ancak, Talim ve Terbiye Kurulunun sıkı takibiyle şuralarda alınan kararlara genellikle uyulur. Şura kararları bu açıdan, şart olmamasına rağmen genelde uyulan tavsiye niteliğinde kararlardır. Şuralarda, şuranın düzenlendiği dönemden sonraki yıllar için bir eğitim vizyonu ortaya çıkmış olur. Çünkü çok sayıda eğitimcinin, eğitimle ilgili sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin, vali, belediye başkanı gibi yöneticilerin geniş bir katılımıyla gerçekleşen bu denli başka bir platform yok.”

ÖSS VE OKS MASAYA YATIRILACAK

Şurada, ÖSS ve OKS başta olmak üzere sınav sisteminin de ele alınacağını belirten Erdoğan, “Bu şura ile meslek lisesi öğrencilerine ÖSS'de uygulanan katsayının kaldırılması için zemin hazırlanmaya çalışıldığı” yönündeki eleştirileri şöyle yanıtladı:

“6 aydır şura ile ilgili tüm hazırlık çalışmalarını yakından izliyorum. Şuranın ana temasını belirledikten sonra o konunun nasıl ele alınacağıyla ilgili bir ön çalışma yapmak söz konusu olamaz. Dayatmaya varacak herhangi bir ön çalışma yapılması söz konusu olamaz ve olmamıştır. Şurada tartışmaların nasıl gelişeceği, konuların nasıl ele alınacağı ile ilgili şimdiden herhangi bir şey öngörmek mümkün değil. Ancak şu ana kadarki çalışmalardan hareketle söyleyebileceğim şey, şuranın son derece özgür, üretken bir ortamda gerçekleşeceği. Toplumu gerecek, toplumun bütün kesimlerinin katılmayacağı bir tavsiye kararının çıkmasını ben beklemiyorum. Katılacak eğitimcilerin ve üyelerin, Türk toplumu için en sağlıklı modeli üretme konusunda bir bilinç altyapısına ve birikime sahip olduğunu düşünüyorum.”

Şuraya kimlerin katılacağına ilişkin mevzuat bulunduğunu ve tüm çevrelerin geniş katılımının öngörüldüğünü ifade eden Erdoğan, 800-900 kişinin katılmasını beklediklerini söyledi. Erdoğan, “Katılım bu denli geniş olunca, bir dayatmanın, herhangi bir konuda var olan bir eğitim politikasının gelişmesi yönünde bir ısrarın olacağını düşünmüyorum. Şurada yapılacak tartışmalar ve sonuçta ortaya çıkacak kararlar, bize her halükarda önümüzdeki yıllar için daha sağlıklı adımlar atmamız konusunda ışık tutacaktır” diye konuştu.

“ÇIKIŞ NOKTASI ARANIYOR”

17. Milli Eğitim Şurası'nın ana konularının Türkiye'nin içinde bulunduğu dönemle “çok ilgili” olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugüne kadar yapılmış şuraların her bir çok değerliydi ama özellikle bu şuranın, içinde bulunduğumuz zamana özgü sorunlara değinme fırsatı yaratacağı için çok işlevsel olduğunu düşünüyorum. Çünkü özellikle son yıllarda Türk eğitim sisteminin aşırı derecede sınav odaklı olduğundan bahsediliyor. OKS ve ÖSS etrafından dönüp dolaşan eleştiriler var. Eğitim sisteminin sınava dayalı hale gelmesinden dolayı tahrip olduğu dile getiriliyor. Eğitim sistemi, özellikle son yıllarda sınav bağlamında ele alınıyor ve bir çıkış noktası aranıyor. İşte bu çıkış noktası şurada ortaya konabilir. Bu açıdan şura, konusu itibarıyla çok işlevsel ve farklı.”

Şurada, “AB'ye Giriş Sürecinde Türk Eğitim Sistemi” konusunun da ele alınacağını belirten Erdoğan, AB'ye giriş ile ilgili ekonomi, siyaset ve diğer birçok alanda bir dizi değişiklikler yapıldığına işaret etti. Erdoğan, şöyle konuştu:

“Ama asıl değişiklik yapılması gereken alan eğitimdir. Eğitim, felsefi açıdan, yöntem açısından, AB'ye giriş bağlamında ele alınmak durumunda. Şimdiye kadar bu yönde adımlar atıldı, AB ülkeleriyle uyum çalışmalarına hız verildi. Ancak bunların topluca ele alınması ve AB perspektifinde önümüzü görmemize yol açacak bir vizyonun ortaya konması açısından, şura faydalı olabilir. Yani, şurada ele alacağımız her iki konu da yeni ufuk geliştirmemiz gereken konular. Bu nedenle şura, yapılmış olmak için değil, geleceğe ışık tutmak için gerçekleştirilmiş olacak.”

“EN DOĞRU İSİMLERİ ÇAĞIRDIK”

Şuraya hazırlanmak için illerde ve bölgelerde yoğun bir altyapı çalışması gerçekleştirdiklerini ifade eden Erdoğan, bu çalışmalar sonucunda yaklaşık 2 bin sayfalık doküman ortaya çıktığını, bunların da şuraya davet edilen üyelere gönderildiğini belirtti. İlgili uzman öğretim üyelerine şurayla ilgili bir rapor da hazırlattıklarını kaydeden Erdoğan, “Bu raporla amacımız şuraya katılacak üyelere bir arka plan bilgisi vermek. Herhangi bir yönlendirme ve dayatma söz konusu değil” diye konuştu.

Şuranın açılışının 13 Kasımda Milli Eğitim Bakanlığı Şura Salonu'nda gerçekleştirileceğini söyleyen Erdoğan, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, bakanlara, Genelkurmay Başkanlığı temsilcilerine, Harp Akademileri Komutanlığına, eski milli eğitim bakanları ve müsteşarlarına, eğitimle ilgili bakanlıklara, muhtarlara, il genel meclisi üyelerine, encümenlere, belediye başkanlarına, valilere, il ve ilçe milli eğitim müdürlerine ve diğer ilgili tüm çevrelere davetiye gönderildiğini bildirdi.

“YÖNLENDİRME OLMADI”

Talim Terbiye Kurulu Başkanı olmadan önce de eğitim ile iç içe olduğunu, literatürü izlediğini, bu alanda yayınları bulunduğunu söyleyen Erdoğan, bu alandan geldiği için eğitimle ilgili birikimli kişileri de tanıdığını kaydetti. Erdoğan, “Dolayısıyla, bu birikimi şuranın kompozisyonunu oluştururken tabii ki kullandık. Şuraya, eğitim sistemimize katkı sağlayacak en doğru isimleri çağırma konusunda özel bir özen gösterdik” dedi.

Erdoğan, şuraya katılacak isimleri saptarken, herhangi bir çevreden “baskı ve yönlendirme” olmadığını, zaten katılımcıların çoğunluğunun mevzuat ile belirlendiğini vurguladı.

“SEÇİMİ YÖK'E BIRAKTIK”

Erdoğan, üniversiteleri temsil edecek kişileri seçmeleri için YÖK'e yazı yazdıklarını belirtti. Erdoğan, “Bugüne kadarki şuralarda, üniversite rektörlerini, dekanları Milli Eğitim Bakanlığı davet ederdi. Bu kez üniversite temsilcilerine, özellikle rektör, dekan düzeyindeki üniversite yetkililerini YÖK belirledi. Bu, ilk kez oluyor”diye konuştu.

YÖK'ün şuraya katılacakların listesini gönderdiğini ifade eden Erdoğan, buna göre 15 devlet, 5 vakıf üniversitesi rektörünün, 10 eğitim fakültesi dekanının, 20 eğitim fakültesi öğretim üyesinin, 10 eğitim fakültesi dışındaki fakültelerden öğretim üyesinin ve 2 öğrenci temsilcisinin şuraya katılacağını söyledi. Erdoğan, bunların dışında kendilerinin de üniversitelerden öğretim üyesi davet ettiklerini, YÖK'ün seçtikleriyle birlikte şuraya üniversite çevresinden 137 kişinin katılacağını ifade etti.


Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious