Özal ölüm yıldönümünde düzenlenen panelle anıldı

Özal ölüm yıldönümünde düzenlenen panelle anıldı.7059
  • Giriş : 15.04.2006 / 00:00:00

Türkiye'nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, ölümünün 13. yılında Ankara'da düzenlenen bir panelle anıldı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Son yıllardaki en geniş katılımlı siyasi tartışma ortamı olarak değerlendirilen ve yaklaşık 2 bin dinleyicinin katıldığı programa Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal, dönemin bakanlarından Cengiz Altınkaya ve Vehbi Dinçerler'ın yanı sıra çok sayıda milletvekili ve bürokrat katıldı. Panelin oturum başkanlığını ise Prof.Dr. Atilla Yayla yaptı.

"Bu ülkeye hizmet etmiş her isim bizim başımızın tacıdır." diyen ME-VA Başkanı İsmet Duman açılış konuşmasında, Turgut Özal'ın ülke için yaptığı hizmetlerini anmak için bu programı organize ettiklerini söyledi. Başkan Duman'ın konuşmasının ardından sinevizyon aracılığıyla gösterilen "Özallı Günler" isimli belgesel, salonu dolduran dinleyicilere duygulu anlar yaşattı. Belgeselden sonra panele katılan konuşmacılar sırasıyla söz aldı. İlk konuşmayı yapan oturum başkanı Atilla Yayla oldu. "Millet olarak insanları hayattayken anlayamamak gibi kötü bir özelliğimiz var." diyen Yayla, Turgut Özal'ın da bundan nasibini alarak yaşarken değerinin bilinmediğini söyledi. Daha sonra Prof.Dr. Mehmet Altan, Özal'ın kamu yönetiminde hayata geçirdiği ekonomik ve sosyal reformları anlattı. Turgut Özal sayesinde Türkiye'nin devlet eksenli bir toplumdan millet eksenli bir anlayışa geçtiğini anlatan Altan, 26 yıldır yaşanan bu süreçten 'devletçi kesimlerin' rahatsız olduğunu dile getirdi.

BENİM MEMURUM NASIL HAREKET EDECEĞİNİ BİLİR

Panele damgasını vuran konuşmayı ise dönemin milletvekillerinden Bülent Çaparoğlu yaptı. Yıllardır Turgut Özal'a atfedilen ve memurları rencide eden "Benim memurum işini bilir." sözünün yanlış aktarıldığını ifade eden Çaparoğlu, bu konuşmanın aslını şu şekilde olduğunu ifade etti: "1989 yılında yapılan belediye seçimlerinde Anavatan Partisi olarak büyük hezimet yaşamıştık. Bazı partililer bunun sebeplerinden biri olarak da memurların olumsuz davranışlarını gösteriyordu. Turgut Özal bu eleştirileri yapanlara yanıt olarak 'Ben de memur çocuğuyum. Memurluğun ne demek olduğunu bilirim. Memurlarla problemi olan bana gelsin. Benim memurum nasıl hareket edeceğini bilir' şeklinde konuşarak memurlara sahip çıktı. Ancak bu konuşmanın sadece son cümlesi alınarak çarpıtıldı."

Bu sözlere oturum başkanı Atilla Yayla da katıldığını söyleyerek, bazı köşe yazarlarının ısrarla konuyu çarpıtarak gündeme getirmesini eleştirdi. Bülent Çaparoğlu'nun konuşmasından sonra söz alan Prof.Dr. Mümtaz'er Türköne, Turgut Özal'ın merkezi idare konusunda yaptığı yenilikleri anlattı. Özal'ın 'insanlar devletin kölesidir' anlayışını yıkarak, 'devlet insanlara hizmet etmek için vardır' anlayışını getirdiğini dile getiren Türköne, bu alanda Turgut Özal'ın yaptığı reformların daha sonra Türkiye'deki gelişmeleri beslediğine vurgu yaptı.

Son konuşmacı olarak söz alan gazeteci-yazar Cüneyt Ülsever ise kendisine yöneltilen 'Özal'ın oğlu' yakıştırmalarına değinerek, "Özal'ın evladı olarak anılmak benim için en büyük şereflerden biri." dedi. Turgut Özal'ın Türkiye'de yetişen iki büyük devlet adamından biri olduğunu ifade eden Ülsever, dönemin Sovyetler Birliği ve ABD başkanlarının fikir almak için Özal'a danıştığını kaydetti. Ülsever, Özal'ın Türkiye'de yaptığı en önemli şeyin zihniyet değişimini sağlaması olduğunu vurguladı.

Panelin son bölümüne katılan Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal babasıyla ilgili hatıralarını anlattı. Ahmet Özal babasının hayatta iken yapmak isteyipte yapamadığı şeyin "başkanlık sistemi" olduğunu söyledi. Özal, Türkiye'de yasama, yürütme ve yargının parlamenter sistemde birbirinden bağımsız olarak hareket edemediğini ifade etti. Ahmet Özal, babasının yemek konusunda önemli bir zaafının olduğuna işaret ederek, önüne ne konulursa yediğini ifade etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious