Özkök yeni kabinede 3 isme sevindi

Özkök yeni kabinede 3 isme sevindi.8903
  • Giriş : 03.05.2009 / 11:22:00

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, kabinedeki revizyon sonrası "3 isme sevindiğini" yazdı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Harun ve Karun virüsüne savaş

BÜTÜN içtenliğimle söylüyorum. Bülent Arınç'ın kabineye girmesine ve Başbakan Yardımcısı olmasına sevindim.

Neden mi? Anlatayım.

Bülent Arınç, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'ndan ayrıldıktan sonra bana bir mektup yazdı.

Ağır bir eleştiri mektubuydu.

İçinde hakaret veya saygısızlık anlamına gelecek herhangi bir ifade yoktu.

Ama başkanlığı sırasında Hürriyet'te ve benim köşemde çıkan yazılarla ilgili eleştirilerini aktarıyordu.

TBMM Başkanlığı sırasında taşıdığı sorumluluk nedeniyle, bu eleştirileri yazamadığını belirterek, "Şimdi ayrıldım ve her şeyi yüzünüze söylüyorum" diyordu.

Ben de kendisine uzun bir mektup yazarak görüşlerimi aktardım, kendimi savundum.

Bu mektuplar aramızda kaldı, ne o ne de ben bunu açıkladık.

* * *

Arınç'la ilgili samimi görüşüm şudur.

Bunu daha önce de yazdım.

Bana göre Arınç çok iyi bir siyasetçidir.

AKP siyasetinin son 6 yıldaki en büyük olaylarında, onun çizgisi çok etkili olmuştur.

Mesela, Cumhurbaşkanlığı'na Abdullah Gül'ün seçilmesinde en etkili insan bana göre o olmuştur.

"Bu defa Müslüman Cumhurbaşkanı seçeceğiz" lafı seçime ağırlığını koydu.

Ama en önemlisi, "sahici" bir insandır.

Yani ne ise odur.

Bir başka çok önemli özelliği de, yolsuzluklara ve haksızlıklara karşı duyarlı oluşudur.

Seçim sonrası açıklamaları da bunu gösterdi.

AKP'nin yaptığı yanlışları açık yüreklilikle ortaya koydu.

Başbakan Erdoğan'ın bu eleştiriler ortadayken onu Başbakan Yardımcılığı'na getirmesi, bence kendi açısından çok isabetli olmuştur.

* * *

AKP'nin işidir, bana laf söylemek düşmez.

Ama dışarıdan gördüğüm kadarıyla, Arınç'ın birinci görevi, Numan Kurtulmuş'la yükselişe geçen Saadet Partisi'nin en ağır silahlarını elinden almak olacaktır.

Numan Kurtulmuş, 29 Mart seçimleri öncesinde AKP'nin böyle gittiği takdirde altından kolayca kalkamayacağı bir slogan ortaya attı.

"Harun gibi gelip, Karun gibi gitmeyeceğim" sloganı tehlikeli bir virüs gibi AKP'nin kanına bulaşmıştır.

İkinci etkili sloganı ise Saadet Partisi'nin İstanbul Belediye Başkan adayı Mehmet Bekároğlu attı:

"Cipli türbanlı ile durakta otobüs bekleyen türbanlı" imajını silmek, Arınç'ın öncelikli işi olacaktır.

Bunu yapmak için, Deniz Feneri'nin üzerine samimi olarak gitmek, yakın çevreye sağlanan imtiyazları önlemek gibi politikaların mimarı herhalde "Bülent Abi" olacaktır.

* * *

Sevindiğim ikinci konu ise Ertuğrul Günay'ın görevinde kalmasıdır.

Günay, önceki hafta cesur bir çıkış yaptı ve Ergenekon davasında yapılan yanlışlıkları, çok çarpıcı bir "12 Mart" benzetmesiyle eleştirdi.

Ertuğrul Günay'ı yıllardır tanırım.

Arkadaşımdır.

O da Arınç gibi sahici bir insandır.

Fikirlerini söyleme konusunda çok cömerttir.

Başbakan onu kabinede tutmakla hem partisi hem de Türkiye açısından çok iyi bir karar almıştır.

Sevindiğim üçüncü kişi Nimet Çubukçu.

Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir kadın, Milli Eğitim Bakanlığı koltuğuna oturuyor.

Yıllardır, bu koltuğa bir kadın dokunuşunun gerektiğini düşünüyordum.

Erdoğan bu cesareti gösteren ilk siyasetçi oldu.

* * *

Son nokta.

Bazı yorumlara göre, bu kabineyle, "AKP'nin Milli Görüş'e dönüşü, dolayısıyla laik kesimle savaşın sertleşmesi" dönemi açılıyor.

Ben aynı görüşte değilim.

Başbakan Erdoğan'ın "savaş nizamının" kimseye yararı olmadığını bildiğine eminim.

Zaten Arınç'ın son çıkışları da bunu gösteriyordu.

Yeni hükümet bütün Türkiye için yepyeni bir dönemi açabilir.

Buna samimi olarak inanıyorum.

Ertuğrul ÖZKÖK / Hürriyet

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*